kapat

06.09.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
banners
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
SELAHATTİN DUMAN(sduman@sabah.com.tr )


Herkesin huyu bir başka..

Ecevit vatandaşın suskun ve baygın bakışlısını sever.. Bahçeli ise sert bakışlısından haz eder..

Uyumlu hükümetimizin üçüncü ayağı olan Mesut Bey ise gürültü meraklısıdır.. O da Mahsun şarkı söyledikçe vatandaş el çırpsın, ister..

Vatandaşa öğretemedik gitti.. Kırk kere yazıp çizdik belki.. "Devlet büyükleri ile karşılaştığınızda çenenizi tutun, hesap sormaya kalkışmayın.." diye..

Hesap sormak zaten bize düşmez.. Biz alkışa kuvvet verelim yeter..

Neden derseniz, vatandaşın birinci sorumluluğu büyüklerimizle karşılaştığında kuvvetli alkış çıkarmaktır.. Gerçi bu Anayasa'da yazılı değil.. Belki "Eeee! O zaman bize ne?" diyenler çıkacaktır..

Şimdi tutup bunu da Anayasa'ya katsak, başımız ayda üç dört vakit "İnsan hakları" diye tutturan gavurla başımız derde girecek..

***

Onlar iki yakamızın bir araya gelmesini istemediklerinden niza çıkarmaya zaten hazırlar.. O sebepten büyüklerimizi alkışlamamımı, birbik ve beraberlik görüntüsü vermemizi istemezler..

Alkışı bahane bilip ilk fırsatta "Bak Anayasaları'nda bile var.. Ahaliye angarya yüklemişler.." deyip büyüklerimizin başını ağrıtacaklar..

Bunu oturduğum yerden tesbit ettim ve bugünkü yazımın esbab-ı mucibesi yaptım..

Fadime'nin huyu bozulmuş..
"Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla.." şeklindeki bu girişin diğer bir fonksiyonu da İsviçre'de yaşayan vatandaşımız Fadime Usta'nın aklını başına devşirmesi gayesini güder..

Fadime Usta İsviçre'de yaşayan Düzceli bir hanım kızımız.. Depremi duyar duymaz taa oralardan kopup gelmiş.. Doğruca Düzce'ye bağlı köylerine koşturup ailesine yetişmiş..

Allahtan can kaybı yok, yalnız oturdukları ev yerle yeksan olmuş.. Fadime Usta "Cana geleceğine mala gelsin.." demiş, ailesinin bazı ihtiyaçlarını almak için Düzce'ye alışverişe inmiş..

Bir de bakmış ki "Gezici Dürüstlük Abidesi" Başbakanımız Ecevit orada.. Meydanlık bir yere dikilmiş, başına toplanan ahaliye İkinci Dünya Savaşı'nın yıkıcı sonuçlarını anlatıyor..

Anlatıyor ki lafı "Bu yaşadığınız deprem hiçbir şey.. Siz asıl bombalanan Alman şehirlerini görecektiniz.." noktasına getirip vatandaşı teselli etsin..

Daha olmazsa bu depremin 1939 Erzincan depreminden daha büyük olduğunu anlatacak, bir teselli de bu meselden çıkartacak..

Depremzede vatandaşlar da "başımıza gelenler yoksa Alman tayyarelerinin attığı bomba yüzünden mi?" diye merak ettiklerinden Ecevit'i can kulağı ile dinliyor..

***

Uzun yıllar yurtdışında yaşadığından Fadime Hanım'ın huyu suyu biraz bozulmuş haliyle.. Büyükler konuşurken lafa karışılmayacağını hepten unutmuş..

Hele Ecevitimiz'in fikir beyan edilmesinden hoşlanmayan tek demokratik lider olduğunu hiç bilmiyor.. Bunlara aklı ermediği için de;

- "İkinci Dünya Savaşı'nı bırakın, biz ne olacağız?.." diye bağırıp çıkıntılık yapıyor..

Ecevitimiz alışık olmadığı bu çıkışma üzerine biraz şaşırıyor tabii.. Yarım boy gerisinde duran Hüsamettin Özkan'a bakıyor.. Bakışıyla "Bu kadın konuşmak için senden izin aldı mı?" diye soruyor..

Allah parlamenter düzenden eksikliğini vermesin, memleketimizin birinci partisi DSP'de adet böyledir.. Milletin vekilleri kafalarına göre konuşamazlar..

Diyelim ki miletvekilinin birisi seçim bölgesinde UFO görüldüğünü müjdeleyecek.. Konuşmak için önce bir dilekçe ile Hüsamettin Özkan'a başvurur ve yapacağı konuşmanın bir metnini ona takdim eder..

Hüsamettin Bey metne bakar, partinin birlik ve beraberliğinin bozulmayacağına inanırsa;

- "Peki kürsüye çık, konuş.." deyip, izin verir.. Belki bir de "Yalnız konuşurken çok bağırma.. Borsa etkilenmesin.." diye uyarır..

Hüsam'ın haberi yok..

Ecevit ile Hüsamettin Bey'in karşılıklı uyguladıkları parti içi demokratik bakışma teknikleri hep işe yarar..

Nitekim o gün "Almanya'yı bırak da bizden söz et.." diye bağıran Fadime Usta'nın kendilerinden biri olmadığını bu teknik sayesinde anlıyorlar..

Ecevit sorulan soruyu içine sindiremediğinden cevap vermeyip, cümlesini baştan alıyor.. O sırada korumalar hamle edip Fadime Hanım'ı kalabalıktan uzaklaştırdıktan sonra Düzce Interpol'üne teslim ediyorlar..

Serbest kaldıktan sonra meslektaşımız Pınar Türenç ile dertleşen Fadime Usta'dan dinlediğimize göre sorgusunda "Hangi örgüte mensupsun?" diye tutturmuşlar..

"İkinci Boğaz Köprüsü'nün Anadolu ayağına tahrip kalıbı yerleştirmek istediğini, bunun için de para biriktirdiğini.." itiraf eden bir metin imzalatmaya çalışmışlar..

Fadime Usta'nın İsviçre'de yaşadığı ortaya çıkınca "Türkiye'deki İsviçre ajanlarırın adreslerini açıklamasını" istemişler..

Gurbetçi kadın bunların hiçbirini kabul etmeyince, bu kez hakkında "Deprem bölgesinde dolaşıp, felaketzedelerin huzurunu bozmaktan.." zabıt tutup, dava açmışlar..

Davacı taraf da Ecevitimiz'in korumaları olmuş..

***

Fadime Usta bunları anlatırken işkence yapılmadığını kabul ediyor.. Bazı zaptiyeler, kendisini karakola götürürken kolundan tutmuşlar ya! O sırada etini burmuşlar.. O kadar!

Olayın teselli edici başka tarafı da var.. Mesela Fadime Hanım'ın aklını başına devşirmesi..

"Ben Türkiye'yi demokratik bir ülke sanmıştım.. Şimdi gerçekleri anladım.." diyor..

Son seçimde oy atamamış.. O da Ecevitimiz'in dürüstlüğüne baygınlardanmış.. Eğer oy atsaymış huzur ve istikrar partisi DSP'ye verecekmiş oyunu.. Kısmet değilmiş demek ki..

Türkiye'ye kesin dönüş yapmayı düşünüyormuş, bu olaydan sonra vazgeçmiş..

Acaba bu karardan DSP etkilenir mi diye araştırdım..

Fadime Hanım'ın vereceği bir oyun Bolu'daki seçim aritmetiğini değiştirmediğini gördüm.. Yani bu işten DSP'mizin bir kaybı yok! Kaybeden Fadime Usta'nın kendisi..

Olay beni biraz duygulandırdı, hislerimi bir şiire dökmek istedim.. İlk mısraları şöyle çıktı;

"Vatanın üzerinde dört köşe çadırsın.. / Nerede deprem olsa orada hazırsın.."..

Bitince Sezen Aksu'ya vereceğim.. Şarkı yapsın, o da sebeplensin..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır