kapat

03.07.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
intermerkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Haksızlıkta eşitlik!
Birçok alanda eşitsiz uygulamalar sürerken, nedense ANAP'lı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, kadın ve erkeğin emeklilik yaşını artırım esnasında, aynı zamanda eşitlik sağlamayı da uygun gördü!

Elif ERGU

erkes emeklilik yaşını konuşuyor. Erken emekliliğin kaldırılması ve emeklilik yaşının yükseltilmesi herkesin gündeminde. Kimilerince "mezarda emeklilik" olarak tanımlanan Sosyal Güvenlik Reformu Taslağı'nda dikkat çeken bir nokta da, kadın ve erkeğin emeklilik yaşının eşitlenmesi. Hiçbir alanda tam eşitlik sağlanması için çalışmayan politikacıların, emeklilik yaşında eşitliği sağlamayı "başarmasına" kimse anlam veremiyor. Sonuçta, kadın adayları görmezden gelen, kadınlara yönetim kademelerinde yer vermeyen ANAP'ın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan da hazırladığı taslakta, çalışan kadınların sorunlarını görmezden geliyor. Çalışan kadınların ne kadar yıprandığını düşünmüyor.

Hem evde, hem işte çalışıyorlar
Türkiye'de çalışan kadınlar, hem evde çalışıyor, hem de işte... Kadınlar sabah erken saatlerde kalkıp kahvaltı hazırlıyor, çocukları okula gönderiyor, kocalarıyla ilgileniyor, sonra da koşar adımlarla işe gidiyor. Kadınlar iş yerlerinde erkeklerle aynı koşullarda çalışıyor. Ancak akşam eve döndüklerinde yemek yapmak yine kadının işi oluyor. Evin temizliğinden, ütüden, hep kadınlar sorumlu tutuluyor. Çoğu zaman çocukların sorunlarına da kadınlar çözüm buluyor. Erkekle aynı çalışma koşullarına ek olarak evin sorumluluğunu da taşıyan kadından şimdi erkeklerle aynı yaşta emekli olması isteniyor. Kimse bu kadınların sorunlarına çözüm üretecek politikaları gündeme getirmiyor. Çocukların kreş sorunlarını, iş güvencesini kimse konuşmuyor.

"Kadınlar daha çok yıpranıyor"

Çalışma ve Sosyal Güvenlik eski Bakanı İmren Aykut da emeklilik yaşının kadın ve erkekte aynı olmasına karşı. Emeklilik yaşının yükseltilmesinden yana olan Aykut, kadınların erkeklerden daha fazla yıprandığını savunuyor.

Aykut, "Her şeyde eşitsiklik; bir tek emeklilik yaşında eşitlik... Bu anlaşılır birşey değil," diyor.

Batı ülkelerinde kadın ve erkeğin emeklilik yaşında farklılık olduğunu söyleyen Aykut; "Biz bu konuda Batı ülkeleriyle de karşılaştırılacak durumda değiliz. Çünkü Batı ülkelerinde kadınların yükü iş, sağlık sigortası ve çocukların bakımı gibi konularla hafifletiliyor. Bir de onların aile düzenleriyle bizimki arasında büyük farklar var," şeklinde konuşuyor.

"Taslakta bir adaletsizlik var"
Aykut, Sosyal Güvenlik Reformu Taslağı'nın kadın-erkek emeklilik yaşı bölümünün en kısa zamanda değiştirilmesi gerektiğini vurgulayarak şunları söylüyor:

"Emeklilik yaşı konusunda tam bir adaletsizlik var. Bu hiçbir haklı gerekçeye dayandırılamaz. Kadın çifte mesai yapıyor. Ev işlerinin yarısını hangi koca üstleniyor?

Emeklilik yaşının yükseltilmesi gerekiyor. Yıllarca bakanlık yaptım. Erken emeklilik Türkiye'yi ne hâle getirdi biliyorum. Erken emekliliğe karşıyım.

Kadın olsun erkek olsun bu kadar erken yaşta emeklilik olmaz. Dünyanın en zengin ülkeleri bile bunu taşıyamaz. Ancak bu erkek ve kadın aynı yaşta emekli olsunun gerekçesi de olamaz. Kadının yıpranması erkekle aynı olsa herkes bu konuda hemfikir olur. Ancak böyle olmadığını herkes biliyor"

Aykut kadınların ek yükümlülüklerini anlatırken de; "Kadın sabahları erkekten önce kalkıyor; kahvaltı hazırlıyor; çocukları okula hazırlıyor; sonra işe gidiyor... Bu arada kocasının kıyafetlerini bile hazırlıyor. İşte aynı koşullarda çalışıp, eve gelip yemek hazırlıyor, evin düzenini sağlıyor. Bu taslağı hazırlayanlar hiç mi evlerindeki eşlerinin nasıl bir mesai yaptığını görmüyor? Böyle bir adaletsizliği kesinlikle kabul edemeyiz. En kısa zamanda bu değiştirilmeli," diyor.

Emeklilik son bahara...
Hem iş yerinde, hem de evde çalışan, dolayısıyla daha fazla yıpranan kadınlar, sonunda hukuk nezdinde erkeklerle eşitliği, "emeklilik yaşı" konusunda yapılan haksız karar "sayesinde" kazandı.

* Birinci sayfadan devam
alışma ve Sosyal Güvenlik eski Bakanı, DSP İzmir milletvekili Hakan Tartan, Sosyal Güvenlik Reformu Taslağı'nın kadın-erkek eşitliği bağlamında da değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Bakanlığı döneminde taslağın hazırlıklarını sürdüren Tartan, arada en az dört-beş yaş fark olması gerekir," diyor.

"Türk kadını aile içindeki özverili yapısı gerekse toplumun yüklediği sorumluluklar nedeniyle erkeğe oranla daha fazla yıpranmaktadır," şeklinde konuşan Tartan sözlerini şöyle sürdürüyor:

"Yaşamı süresince sergilediği özverili tavır nedeniyle kadına emeklililik aşamasında bir ayrıcalık tanınmalıdır. Bu aslında kadına tanınan çok küçük bir jesttir. Ama gerçekte aile bütünlüğü ve bütçesi için mücadele ederken, sağlığından, sosyal yaşamından ve hatta özel yaşamından özveride bulanan kadınımızın emeklilik süresinde alacağı ayrıcalık jestin de ötesinde, bir haktır."

"ANAP'tan bu beklenirdi"
BASİSEN Orta Anadolu Bölgesi ve Ankara Şube Başkanı, CHP Parti Meclisi üyesi Yaşar Seyman da emeklilik yaşının eşitlenmesine karşı çıkıyor. "ANAP'ın kadına bakışı belli. Kadına bakışı kadını yok saymak olan bir partinin bakanından da ancak bu beklenirdi" diyen Seyman, "55 yaşında bir kadını bankada çalışırken düşünemiyorum" şeklinde konuşuyor. Seyman sözlerini şöyle sürdürüyor:

"Çalışma koşulları ortada. İşsizlik sigortası ve iş güvencesinin olmadığı bir ülkede emeklilik yaşının 62'ye çekilmesini anlamıyorum. Önce politikacılar kayıt dışı sektörü kayıt içine alsınlar. Politikacılar uluslaraarsı sözleşmelere imza attılar. Önce bunların gereklerini, sonra da sandıkları özerk yapsınlar. 62 yaş Türkiye'nin koşullarına uygun değil. Emeklilik yaşı değiştirilirken o ülkedeki yaşam koşullarına bakılır. Tatil, dinlenme, sağlık olanakları masaya yatırılmalı. Kaç kişi check-up yaptırıyor?"

Seyman, çalışan kadınların erkeklere oranla çok daha büyük bir iş yükü altında olduklarını da söyledi. Seyman, "Kadınların 4 vadiyası var. Ev, iş, aş ve eş. Evlerde demokrasi yok. Paylaşım yok. Kocalar kadınların evde çalışmasını bekliyor. Ev işlerinin kendi sorumlulukları olduğunu düşünen kocalar yok bu toplumda. Çalışan kadının taşıdığı yük ile erkeğin taşıdığı yük aynı değil" diyor.

"Türkiye şartlarına aykırı"
Kadın Hakları Koruma Derneği Genel Başkanı Avukat Gönül İşler, bu günlerde Türkiye'de konuşulan en önemli konunun emeklilik yaşının yükseltilmesi olduğuna inanıyor. Türkiye'de erken emeklilik sorunu olmadığına inancı yüksek. "45 yaşın altında emekli sayısı, sadece ve sadece emekli sayısının % 'sidir. Bu da çok büyük bir rakam değildir. SSK verilerine göre Türkiye'de emeklilik yaşı ortalama 50, emeklilerin yaş ortalaması ise 57'dir." diyor.

Ayrıca Avrupa'daki ortalama yaşam süresinin Türkiye'dekinden en az 10 yıl daha uzun olduğuna değinen İşler, bunun nedenini de yaşam kalitesini yükselten olanakların yüksek olmasına bağlıyor.

Avrupa'da işsizlik sigortası olduğunu söyleyen Gönül İşler, Türkiye'de emeklilik maaşlarının çok az olduğu, 62 yaşın emeklilik yaşı olarak kabul edilmesinin Türkiye şartlarına tamamen aykırı olduğu görüşünde.

Kadın ile erkek emekli yaşının aynı tutulmasının eşyanın tabiatına da aykırı olduğunu belirten İşler, "Kadın hem evde, hem de işinde çalışmaktadır. Kaldı ki, aynı yaşta erkek ve kadının aynı güçte olması imkansızdır. Bu itibarla emekli yaşının kadınlarda 50 ve erkeklerde 60 olması en doğal sonuçtur. Keza böylece kadrolarda yeni çalışacaklara imkan sağlanmış olacaktır. Yoksa yeni neslin iş bulma umudu çok aza indirgenecektir," diyor.


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır