kapat

28.06.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
intermerkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
NURİYE AKMAN(nakman@sabah.com.tr )


Bir gün tek başına...

Zeki Alasya, 40 yıllık partneri Metin Akpınar'la olan ayrılığını şöyle anlatıyor: "Her zaman Siyamlı ikizler olayını çarpıcı ve düşündürücü bir örnek olarak görmüşümdür.

Belki Metin'in 'tek başına olmak istiyorum' duygusu Siyamlı ikizlerden birinin bir gün isyan duygusuna benziyor."

Sema Yunak sizde baba şefkati mi buluyor?

- Baba figürü önemli. Yani hem bir sevgili, hem bir baba hem bir arkadaş görüyor ama çok fazla açıklamıyor bu. Yani bir ilişki birkaç sene içinde noktalanırsa bir şey değil. Ama 13 sene bu.

- Siz onda ne buluyorsunuz?

- Yaşının (32) ötesinde dikkatli ve saygın bir kişiliği vardır özel yaşamında.

- Özel yaşamında zaten yıllardır sizinle değil mi?

- Benimle olması bile birtakım deli fikirleri olmadığını gösterir. Ya da aksine çok deli fikirleri olduğunu gösterir. Aşk öyle garip olaydır ki ne bulduğunuzu anlatamadığınız ya da hiçbir şey bulmadığınız birine de aşık olabilirsiniz. Bizler zor tahammül edilen insanlarız, o da her zaman tahammül etmiştir. Sabır göstermiştir çünkü zannedilenin aksine benimle olması lehine değil aleyhine olmuştur. Benimle beraber olduğu için çekinmişlerdir, falan şeyde Sema'yı oynatmak isterdik ama sen kızarsın abi diye olayı bana getirmişlerdir.

- Siz onun menajeri misiniz?

Çağdışı mantık
- Ne münasebet. Böyle çağdışı bir mantık olamaz demişimdir. Ama siz ne derseniz deyin öyle düşünülüyorsa öyledir. İkincisi beraber olduğum insanın tabağına az yemek konulur. Hayatta en sevmediğim şey insanların beraber olduğu insanları ön plana çıkarma mücadelesidir.

- Yükselmesin de beni bırakmasın gibi bir kıskançlık mı var?

- Katiyen. Sadece beraber olduğum için ben ona bu avantajı sağlıyorum gibi bir duygu beni rahatsız eder. Hakkı varsa kazansın. Dizilerimde oynadığı roller bana göre hakkı olan rollerdi ama aleyhinde olduğu dediğim olay benden çekinmelerinden dolayı, oynayabileceği birçok rolü teklif etmemişlerdir.

- Sema Hanım da sizden çekiniyor olmalı ki sadece sizinle oynuyor.

- Napabilir kızcağız teklif gelmezse? Bir de başka kuralları var bu işin. Fahrettin Aslan, gazino dünyasının kralı derdi ki bir kadın assolist bırakın evlenmeyi bir insanla bile beraber olmamalı. Bir erkek figürü, kocası ya da sevgilisi bu işi bitirir derdi. Muhtemeldir ki birbiriyle beraber olan kişiye böyle bir teklif yapmaz prodüktörler. Belki de oynatacağı kadının sahipsiz olmasını ister.

- Kıskançlığınızın ölçüsü ne?

- Kurallarımı koymuşumdur, despot bir tavırla koymasam bile neyden hoşlanıp hoşlanmadığımı bilir. Yaşadığımız ülkenin şartlarında belli ölçüleri gözetmek durumundadır. Dekolte konusunda mesela. Ülkemin kabul edilebilir ölçüleri vardır, onun dışında "ben sanatçıyım" ukalalığı içinde olamaz. Gittiği yerlerden haberdar olmamda çok açık fayda vardır, çeşitli nedenlerle rahatsız olurum, olayı kötü kullanmak isteyen çok önemli çevreler var, yanlış yapmamak lazım.

- Metin Akpınar'la iş ortaklığınız bitti. Arkadaşlığınız devam ediyor mu?

- Hayır görüşmüyoruz. Ama biz öyle işimizin dışında çok görüşen iki kişi değildik. Çevrelerimiz, yaşam tarzlarımız farklıdır.

- Metin Bey'in "boşanmanıza" dair açıklamalarından benim anladığım, "Ben Zeki'yi 40 yıldır sırtımda taşıdım. Artık sıkıldım" diyor.

'Dilin kemiği yok'
- Maksadını aşan bir laf etmiş. Kırk yıldır biz hep bu seyircinin önündeyiz. Basın mensupları da seyircimiz. Böyle bir şey olmadığını elbet herkes bilir.

- Öyleyse neden küs gibisiniz?

- Şimdi bu olaylardan sonra kamuoyunun önüne el ele çıkıp bakın biz gayet güzel bir araya geldik gibi bir saçmalık mı yapmalıydık? Böyle bir şeye gerek yok.

- Metin Bey'in yaklaşımı yüzünden kalbiniz kırılmış anlaşılan?

- Kırıldığımı daha evvel ifade ettim. Ortağımı çok iyi tanıyorum. Bazen hiç düşünmediği halde "dilin kemiği yok"tan hareketle bir şeyler söylediği oldu daha evvel. Bir insanın ne düşündüğünü ne kadar yakınında olursan ol bilmeyebilirsin. Evliliklerde de öyledir. Boşanma olur biter sonra başlar konuşmaya iki taraf; dehşete kapılırsın.

- Metin Bey, "Zeki ile birlikteliğim yalnız yapabileceğim her şeyi engelledi" diyor.

- Bütün ortaklıklar için öyledir. Öyle bir anlamsız laf Metin'den çıkmışsa ciddi bir ruhsal bunalım geçirmektedir. Süperego bazen öyle öne çıkar ki kendinizi dünyanın merkezi olarak görmeye başlarsınız. Paylaşma duygunuzu yok eder bu süperego. O zaman "enelhak" dersiniz.

- Size de bu hastalık musallat oldu mu?

- Hiç. Genetik olarak buna müsait olmadığımı düşünüyorum. Kendimi bütün gücümle insanları sevmeye, bütün bilgilerimi becerilerimi onlarla paylaşmaya, ancak o zaman mutlu olmaya doğru yönlendirdim. Çok sabırlı bir insanım.

- Metin Bey'in nelerine sabrettiniz?

- Kendini dünyanın merkezine koyan bir ortağınız varsa ve işi sürdürmek için sabretmek zorundasınız. Ben sokaktakilere, belki hiç görmeyeceğim insanlara bile sabrediyorum. Cumhuriyet döneminin en büyük oyuncularından birine niye sabretmeyeyim?

- Şöhret sizleri nasıl etkiledi?

- Televizyon bizim şöhret olduğumuz yıllarda böylesine egemenlik bayrağını çekmiş bir sihirli kutu değildi. O bakımdan bizim tırmanmamız, çevremizdekilere göre çabuk ama bugünkülere bakarsanız son derece yavaş oldu. Biz de bir hafta içinde bütün Türkiye'nin tanıdığı şöhret haline gelseydik, ola ki şöhreti ve parayı zor taşırdık ama biz hazmede ede bir yere geldik. Bizimki kırk yıl sürmüşse biraz da özel hayatımızın tamamen ayrı olmasındandır. Şimdi kırk yıla dönüp bakarak söyleyebilirim ki şöhretin ve paranın beni çok değiştirmediğini düşünüyorum.

- Metin Bey'deki değişim farklı mı oldu?

- Metin de şöhreti olabildiğince hazmedenlerden biridir muhakkak ama Metin'in paraya bakış açısı benden çok farklı. Ben hayatımın hiçbir döneminde parayı çok sevmedim ve harcama konusunda tereddüt etmedim. Metin para hesabını çok iyi yapardı. Onun için her zaman parası oldu.

- Metin Bey'i sahnede hicvetseniz bu yönünü mü öne çıkarırdınız?

- Evet, egoizmini ve paraya düşkünlüğünü. Ama paraya bu kadar doğru hesap yaparak aşırı tutumlu yaklaşmasaydı, benim gibi bir adam olsaydı zaten batardı işimiz.

- Sizden sıkıldı mı acaba?

- Belki de. Bunu da söyleyemiyor açıkça. Kırk yıllık bir seyirci potansiyelinin reaksiyonundan da korkuyor. Benim tahminim tek başına yapmak istiyor. Oysa bizim yaptığımız bütün işlerde ben, onun tabağına daha çok yemek koymaya çalıştım. Tek başına işler yapmayı ispatlamasına gerek yok halbuki. Büyüklüğü ortada bir adam.

- Metin Bey'le "boşanma" sonrasında Yeniköy'de bir balık lokantası açtınız. Ya sanatsal anlamda ne yapıyorsunuz?

- Metin'den hayır olmadığını gördüğüm için, proje oluşturma gibi bir döneme girdim. Müjdat Gezen, Perran Kutman, Sema Yunak'la birlikte bir şeyler yapmayı düşünüyoruz. Bu bir dizi olacak televizyonda. Sonra da tür olarak eskisinden farklı bir tiyatro deneyeceğiz. Tabii komedi olacak kalkıp bizden trajedi beklemezsiniz.

- Bir su reklamında oynuyorsunuz.

Biten beraberlik

- Son derece sıkıntılı bir dönem yaşıyorum maddi açıdan. O yüzden de mümkün mertebe kalitesizliğe düşmeden bu sıkıntılarımı aşmak için her yolu deniyorum. Ben Metin'siz hiçbir iş yapmadım.

- Kendinizi eleştiriyor musunuz, "günün birinde Metin'le ayrılabiliriz o zaman ben ne olurum?" diye tedbir almadığınız için?

- Hayır. Yine aynı şeyleri yapardım. Çünkü güzelliklerle dolu kırk seneydi. Ama yeni başlayan arkadaşlarıma önerim var: Mümkünse tek başınıza götürünüz. Siyamlı ikizler olayını çarpıcı ve düşündürücü bir örnek olarak görmüşümdür. Bir yerden bağlı birisi var yanınızda. Kendi hayatınızı yaşayamıyorsunuz. Belki Metin'in "tek başına olmak istiyorum" duygusu siyamlı ikizlerden birinin bir gün isyan duygusuna benziyor.

- Metin Bey "yeter" demeseydi bu kırk yıl daha sürer miydi sizin açınızdan?

- Ölene kadar sürdürürdüm. İmzamı yine altına atarım.

- Metin Bey'e ne kadar borcunuz var?

- Birebir karşılıklı para borcu değildir. Bir televizyon kanalı işimizi kesip paramızı ödemeyince bizim ortak şirketimizin vergi borcu var. Param olmadığı için ben o kısmını ödeyemedim. Metin şirket adına o borçları ödedi. Oradan benim Metin'e borcumdur.

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır