kapat

28.06.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
intermerkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
SELAHATTİN DUMAN(sduman@sabah.com.tr )


Çok muhabbet diş ağrısı getirir..

Ünlü bir şair "İnsanın ruhu dişinde saklıdır.. O yüzden diş ağrısı yürek ağrısından daha acıdır.." demiş..

Hangi şair olduğunu söyleyemem..

Çünkü henüz bu lafı kullanan bir şair çıkmadı.. Ama yakında üne kavuşacak genç şairlerden birinin böyle bir laf edeceğini tahmin ediyorum..

Diş ağrısı ile ilgili şöyle okkalı bir laf bulamadığımdan, mecburen yukarıdaki cümleyi köşeme aldım.. Fena da durmadı..

ooo

Dişim ile başım belada..

Çene kemiğimin sol kulak hizasına gelen, sondan ikinci azı dişimle.. Zaten alt sırada topu topu dört azı dişim vardı.. Biri çekilmişti.. Geriye kalan üç dişten biri şimdi sorun çıkarıyor..

Daha geride olması icap eden azılar, yani "akıl dişlerim" ise hâlâ çıkmadığından onlarla bir sorunum yok.. Oysa yirmili yaşlarda çıkmaları icap ederdi..

Buradan "Aklımın baliğ olmadığı" sonucu çıkmasın..

Benimki sıradan bir akıl olmadığından "akıl dişlerimin" gecikmesi de normal.. Demek ki yaradılış sırasında çene kemiklerim gafil avlanıp, kendisini 156 IQ'ya göre adapte edememiş..

50 yaşıma varmadan çıkacağını tahmin ediyorum.. Hem o vakite kadar ben de "Trabzon hurması" gibi iyice olgunlaşırım..

Dişçi arıyorum..

Ağrıyan dişimi çektirmekten başka çarem yok.. Her gün anormal miktarda çay tükettiğimden morfin de tesir etmiyor..

Değil bir tane, üç morfin iğnesi para etmiyor.. Ağzım yüzüm şişiyor ama yine de bütün acıyı hissediyorum..

Elalem bünyesini bu hale getirmek için eroine, hapa, esrara avuç dolusu para dökerken, biz Tekel'in ekstra harman çayları sayesinde kendimizi toksimanilerden beter ettik..

O sebepten öyle bir dişçi arıyorum ki mereti bir hamlede söküp çıkarsın.. Acıysa acı.. Beş on saniyede olup bitsin..

ooo

Ankara'da gazetecilik mektebinde öğrenciydim..

Şimdi ağrıyan dişimin tam karşısındaki azı bir tutturdu ki sormayın.. Kıvranıyorum.. Okul arkadaşlarım duruma el koydu.. Beni işyeri okula yakın olan Barbaros adındaki bir dişçiye gönderdiler..

Eh! Adından da belli ki koca kaptan-ı derya paşamızın adını taşıyan bir babayiğit.. Gücü kuvveti yerinde olacağından dişimi bir solukta çeker çıkarır..

Aynen böyle düşündüm ve kendimi Barbaros Bey'in ofisine attım.. Elim çenemde, zili acı acı çaldım.. Kapıyı 1.50 boyunda yaklaşık 45 kilo ağırlığında gençten biri açtı.. Gözünde siyah çerçeveli kocaman bir gözlük vardı..

Komşunun kızıyla "doktorculuk" oynamak için babasının hastane kıyafetini giymiş bir çocuğa benziyordu..

- Barbaros Bey'i arıyordum, dedim..

- Benim buyurun..

Hayrettin Paşa namına "estağfurullah" çekeceğim lakin ayıp olacak.. Nerede o aslan gibi Barbaros.. Nerede bu çağdaş yorumu.. Rahmetli bunu alır, yatağan niyetine kuşağına sokar.. Geriye, namlusu hunili olanlarından üç piştov tıkacak yer kalır..

Medet ya habib!

Huyum kurusun.. Allah vergisi bir kibarlığım vardır.. "Hadi bana müsaade.." diyemediğimden içeri girdim.. Derdimi söyledim.. Adamcağız beni dişçi koltuğuna oturtup dişimi inceledi.. "Bunun kurtulacak tarafı kalmamış, çekmek lazım.." dedi..

Çekilecek yani..

Bir morfin vurdu.. Biraz bekledik.. Eline aleti alıp dişime dokunması ile ayağa fırlamam bir oldu.. Korkunç bir acı.. "Demek bir morfin yetmedi.." deyip bir tane daha vurdu..

Beş on dakika daha bekleyip aynı testten geçtik.. Acı devam ediyor.. Çağdaş Barbaros kaşlarını çatıp sordu:

- İçki kullanıyor musunuz?

- Hayır!

- Peki ya hap filan..

Uyuşturucu var mı demek istiyor.. Annem de benim gibi çaykoliktir ve morfin, eter gibi cümle bayıltıcı, yatıştırı tesir etmez.. Durumumu ona benzettiğimden cevabı buldum. "Çay.." dedim.. "Sadece çay.."

Hiç inanmadı.. Ama müşterisi bendim.. Kalkıp bir morfin daha vurdu.. Üç morfinden sonra dudaklarım köfte gibi şişti.. Elimi attığımda burnumu bile hissetmiyordum..

Yüzümde morfinden etkilenmeyen tek şey gözlüklerim olmuştu..

ooo

Dr. Barbaros üzerime eğilip çalışmaya başladı.. Daha doğrusu koltuğa tırmanmış, ağzımla boğuşuyor.. Dişi yakalamış bütün gücüyle asılıyordu.. Ama diş tınmıyor bile..

O sıkletle kıpırdatmasını da beklemiyordum zaten.. Beklediğim bir mucizeydi..

Zaptiyenin eşkıya ile müsademeye girmesi gibi Barbaros da benim azı dişimle müsademeye girişti.. Her taraftan kuşatılmış olan dişim ise teslim olmayı reddediyordu..

Adamcağız kan ter içinde kaldı.. Bir aralık "İsterseniz vazgeçelim.." gibisinden laflar edip, ateşkes teklif ettim.. Kabul etmedi.. O da haklı.. Haysiyet mücadelesi yapıyor..

Bir iki dakika dinlenip yeniden dişime hamle etti. Resmen göğsümün üzerine çökmüş, dişi sağa sola kanırtıyor.. Ben de film icabı "Tecavüzcü Coşkun'un eline düşmüş.." iyi aile kızı gibi çırpınıyorum..

Sonunda olan oldu.. "Çaaat" diye bir ses duyuldu.. Gözümü açtığımda Dr. Barbaros'u göğsümün üzerinden dikilmiş gördüm.. Elindeki aleti havaya kaldırmış ucundaki dişi gösteriyordu.. Beyaz adamın kafa derisini yüzüp havaya kaldıran bir Kızılderili savaşçısı gibi gülümsüyordu..

Ama elindeki kerpetenin ucunda duran dişimin kökleri yoktu.. Belli ki çat sesi ondan gelmiş.. Yine de zafer kazanmış gibi bakıyordu bana.. İkimiz de dişin kökünün içeride kaldığını biliyorduk..

- Çıkardık işte, dedi..

- Çıkardınız, dedim.. Elinize sağlık..

İkimiz de rolümüzü iyi oynadık.. Benden "talebe olduğum için" para almayacağını söyledi.. Kendimi dışarı attım ve o kökü iki sene daha çenemde sakladım.. O kökten kurtulmam ayrı bir hikayedir..

Sıkı bir dişçi aramam bu sebepten.. Bu sefer dişimi köküyle beraber çeksin istiyorum..

Kendime acil şifalar dilerim..

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır