İstanbul'daki diskotek ile Diyarbakır mezrası gibi şematik ayrımların dışında bir Türkiye(ler) düşünmenin vaktidir. Bölgesel dengesizliği bir yana koyduğunuzda, Türkiye(ler) gerçeğine ille de olumsuzluk yüklemek de şart değil.
Türkiye(ler)'in en yoğun hissedildiği yerlerden biri Gaziantep. Gaziantep ise Güneydoğu. O halde sadece Türkiye(ler)den değil Güneydoğu(lar)dan söz edilmeli. Geçen hafta bir grup Avrupalı gazeteci ile Gaziantep'teydik. Türkiye'yi kulaktan dolma izleyen bir yabancı gazeteci için kimbilir belki de büyük bir hayalkırıklığı olmalı Gaziantep.
Binlerce kilometre uzaktan yola çıkıp çatışma bölgesine geleceğini sanırken her tarafından dinamizm fışkıran, düzgün şehirleşen, içinden kilometrelerce uzunlukta yeşil bir park geçen bir şehirde bulmak kendini... Kepenklerin akşam üzeri indiği derme çatma bir yerleşim beklerken saat gecenin birinde o parkta aheste gezmek. Bankta oturup gitar çalan gençlerin yanından geçmek, gece serinliğinde el ele tutuşup şeker düşürme yürüyüşüne çıkmış yaşlı karı-kocalara rastlamak...
Güneydoğu'yu güneydoğu(lar) yapan Gaziantep'in sırrı nerede? Şehrin ikinci kuşak büyük sanayicisi Abdülkadir Konukoğlu'na göre bu sır Antepli zengininin parasını kendi şehrine yatırması. Buralı sanayici için İstanbul'a yerleşip ayıp savmak niyetine kendi şehrine eşantiyon yatırım yapmak yok.
Gaziantep'in son sürprizi otomotiv sanayii. Tekstilde Sanko ile devleşen Konukoğlu'nun en son yatırımı otomotiv, Daewoo ile Gaziantep'te ortak yatırıma giriyor.
Gaziantep'in başarısının gerisinde yönetim düzeyindeki dayanışma da var. Vali Muammer Güler, Belediye Başkanı Celal Doğan'ın yanı sıra Sanayi Odası ve Ticaret Odası da şehre kazandıklarıyla ne kadar övünseler az.
Ankara'dan para tırtıklamayan, bireysel girişimciliğin örnek şehri Gaziantep şimdilik sadece GAP bölgesinde çekim merkezi. Yeni havalanı da tamamlandığında, alışveriş merkezleri, beş yıldızlı otelleri, üniversitesi, sinemaları, hafta sonunuda 70 bin kişinin pikniğe çıktığı devasa şehir içi parkı ve müzeleri ile çok yakında Batı'dan da göç alacak bir metropol görmeye hazırlanalım.
Eski bir Gaziantep fotoğrafı asılı Konukoğlu'nun ofisinde.. 30'lu yıllarda İstasyon caddesinde yürüyen çocukların hepsi yalınayak, "yemeni" denilen yerel terlikleri bile yok.
Gaziantep yemenisinde her numaranın ayrı adı var. 28-29 numara çocuk yemenisine "metelik", 36-37 numaraya "ortayak", 45 numaraya ise "uluayak" deniyor. Bugün artık Gaziantep'te herkes ayakkabılı, nar çiçeği yemeni terlik turiste satılıyor, Türkiye(ler) içinde bu şehir uluayağını yere sağlam basıyor.