14 Nisan 2007 Cumartesi
 
SABAH Gazetesi
 
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Çankaya Savaşları
İnönü'ye suikast planı yapılmıştı
Köşk'te ilk sivil: Bayar
Başına silah dayanan Köşk adayı
Çankaya Köşkü'ne çıkan yol Genelkurmay'dan mı geçer?
Ecevit: Gürler'i seçtirmek için askerler beni bile tehdit etti!
Darbe yaptı ama Köşk'e halkın oylarıyla çıktı
Başbakan Turgut Özal Çankaya'ya nasıl kaçtı?
Köşk yolunda Demirel'i kimler sırtladı?
Çankaya'da Sezer dönemi

Köşk yolunda Demirel'i kimler sırtladı?

Turgut Özal kendi partisinin oylarıyla cumhurbaşkanı olmuştu. DYP'nin 1993 yılındaki oyları ise Demirel'i Köşk'e çıkarmaya yetmiyordu. 'Baba' en büyük desteği İnönü ve Türkeş'ten aldı.

Adettir, 23 Nisanlarda çocuklar siyasetçileri ziyaret eder. 23 Nisan 1993'te de çocuklar dönemin başbakanı Süleyman Demirel'i ziyaret etmişti. Sordular: "Cumhurbaşkanı olmak istiyor musunuz?" Başbakan çocukların gözlerinin içine baka baka şöyle dedi: "Hiç düşünmedim ama üstüme kalacak gibi görünüyor." 'Yalan' demeye dilimiz varmıyor. O halde şöyle diyelim: Gerçek bu kadar mı tahrif edilir? 17 Nisan 1993 günü Demirel, Ege'deydi. Aydın Havaalanı'nın açılışını yaparken gelmişti haber: Turgut Özal kalp krizi geçirdi, durumu iyi değil." Adnan Menderes Üniversitesi'nin açılışında da kesin bilgi ulaştı: Turgut Özal vefat etmişti. Demirel o andan itibaren cumhurbaşkanı seçilmekten başka hiçbir şey düşünmedi!

ÖZAL'IN ÖLECEĞİNİ BİLİYORDU
Aslında bu düşüncesi de yeni değildi. Dünkü bölümde de belirttiğimiz gibi, 1987 seçimlerinde ANAP 292 milletvekili ile tekrar iktidara gelince, Özal, Çankaya'ya çıkar" demişti Demirel. Daha sonraları da eklemişti: "Onun yerinde olsam, ben de kendimi seçtirirdim." Demirel'in Çankaya için iki fikri vardı: Özal'ı oradan indirmek. (Ancak bu kriz yaratırdı)... Köşk'e Özal'dan sonra 1996 yılında çıkmak. Ancak Demirel'e el altından gelen haberler bu hesapları değiştirmişti: Özal ciddi biçimde hastaydı! Kamuoyu bunu yıllar sonra (Mayıs 2002) öğrendi. Emin Çölaşan, gazetedeki köşesinde şöyle yazıyordu: "Ocak 1993'te, halamın oğlu ve Meclis Başkanı Hüsamettin Cindoruk, 'Özal gidici, yakında ölecek' dedi. İnanmadım. Bilginin Demirel'den geldiğini, gizli devlet bilgisi olduğunu, Özal'ın yaz aylarını çıkaramayacağını söyledi." Konu Demirel'e açıldığında, "ABD'deki hastaneden bana gelen bilgi, Özal'ın prostat kanseri olduğuydu..." demişti. Ancak prostat kanseri adamı öyle hızla 'götürür' müydü? Hayır! Peki o halde nasıl oluyordu da, Özal'ın yaz aylarını çıkaramayacağını Demirel biliyordu? Velhasıl Demirel çoktan beri kendini cumhurbaşkanlığına hazırlıyordu. Peki önündeki engeller nelerdi? Genelkurmay Başkanı Org. Doğan Güreş, Meclis seçsin, biz selamı çakalım" diyordu.

Karşısına askerler dikilmediğine göre Demirel en iyi bildiği işi yapacak, sivil siyasetçilerle cebelleşecekti. Demirel'in durumu Özal'ınkinden epey farklıydı. Özal'ın seçilmesi için kendi partisinin oyları yetmişti. Demirel ise seçilebilmek için bir "Köşk koalisyonuna" ihtiyaç duyuyordu. SHP Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü açıkça Demirel'i destekliyordu ama Anayasa gereği Köşk seçiminde partiler "grup kararı" alamıyordu. Herkes vicdanıyla baş başaydı. Aslında ortada Demirel'den başka kayda değer bir aday adayı görünmüyordu. Ancak Meclis içinde ve dışında birçok kişi ona karşıydı. Mesut Yılmaz, "Gelin başka bir aday üstünde anlaşalım" diyordu... Mümtaz Soysal (SHP) soruyordu: "Aslan sosyal demokratlar bir Köşk adayı dahi çıkaramıyor mu?" Şahin Ulusoy (SHP) aynen Bedri Koraman'ın çizdiği durumdan yakınıyordu: "Demirel'i Köşk'e taşıyan parti, olarak tarihe geçeceğiz." Erbakan, "Yeni cumhurbaşkanı masonik zihniyette olmasın" diyerek eski defterlere gönderme yapıyordu.

YİNE ŞAPKASINI ALIP ÇIKTI
Destek de çoktu Demirel'e... Meclis içindekilerden başka, mesela Sakıp Sabancı başta olmak üzere iş alemi ağırlıkla onu istiyordu. Derken Demirel adaylığını açıkladı. ANAP onun karşısına Kamran İnan'ı çıkaracaktı. 8 Mayıs 1993 günü ilk tur yapıldı. 450 sandalyeden oluşan Meclis'ten 422 milletvekili oylamaya katıldı. Bu ilk oylamada üçte iki çoğunluk gerekiyordu. Ancak böyle bir mutabakat imkânsızdı. Üçüncü turdaki 226 oy sınırı beklenecekti. Demirel'e 234 oy çıktı. Kamran İnan 95'te kaldı. Demirel durumdan memnundu. Gerekli oyu alabilecekti. Mesut Yılmaz, "Koalisyon 226'yı dahi bulamadı. MHP'nin desteği olmasa Demirel 234'ü bulamazdı" diyordu. Demirel bu sözlere şöyle cevap verdi: "Atı alan Üsküdar'ı geçti." Gerçekten de öyle oldu. 16 Mayıs 1993 günü yapılan üçüncü turda Demirel 244 oy alarak 9'uncu Cumhurbaşkanı seçildi. Sevenlerinin 'Baba' dediği Demirel, bir kez daha "şapkasını alarak" partisinden çıkıp gitmişti.

***

Çankaya'ya taşınmayı hiç istemiyorum Süleyman Bey

Isparta İslamköy'de doğan (1927) Nazmiye Şener, kardeş torunu ve 'köylüsü' Süleyman Demirel (1924) ile 1948 yılında evlendi. Zeki, esprili, inançlı, gelenekçi ama modern yaşama uyum sağlamış bir Anadolu kadınıydı. 1954'te mühendis Süleyman Bey'le ABD'ye gitti. Fransa, İsviçre, İtalya'da dolaştı. Otomobil kullanmayı çok seviyor, ehliyeti olmayan eşini gezdiriyordu. Yine çok sevdiği sinema ve tiyatroya eşi başbakan olduktan sonra gidemez oldu. Görev icabı gittiği seyahatlerden ise hiç hoşlanmadı. Hep kendi yatağını özledi. Değişmeyen davranışları vardı: Sabah namazını kıldıktan sonra çayı demlemek... Kahvaltıya asla gecelikle oturmamak... Kavaklıdere Güniz Sokak'taki evin giriş katına, Demirel'in çalışma mekanı olduğu için girmemek... Eliyle yaptığı gül reçellerini Meclis'te dağıtmak... Evlilik yıldönümlerini eşiyle kutlamak... Gazetecilere coşkuyla bir şeyler anlatan eşine, "Çok atıyorsun yine" dediği biliniyor. Bir seferinde de çevresindeki gazetecilere övünen Demirel'e, "Aman ne kadar da akıllısın, vah, vah" demişti. 1969'te Hayat dergisine verdiği bir röportajda masumca söylediği bir cümle Demirellere karşı kullanılınca bir daha asla basınla söyleşi yapmadı. Tevatüre göre Süleyman Bey bir gece siyasetten arkadaşlarıyla yemeğe çıkmış... Dönüşü sabahın dördünü bulmuştu... Nazmiye Hanım "Neredeysen orada kalsaydın" diyerek kocasını eve almadı... Evcimen bir kişi olduğu için eşi cumhurbaşkanı seçildiğinde Köşk'e gitmek istememiş, "Çankaya'ya taşınmamız şart mı; işleri buradan idare edemez misin" demişti. Binada hiçbir önemli değişiklik yapmaması, Köşk'ü sahiplenmemesinin kanıtı sayıldı. Eski cumhurbaşkanı eşi Emel Korutürk onu şöyle anlatır: "Nazmiye Hanım'ı çok zeki ve esprili bulurum. Bulgaristan Devlet Başkanı Jivkov gelmişti. Kızı refakat ediyordu. Uzun boylu, soğuk, mesafeli bir kız. Yabancı dil de bilmiyor. Yemek bitti. Bir ara baktım, Nazmiye Hanım, Jivkov'un kızı ile bir köşede gülüşüp duruyor. Nasıl olur? Yanlarına gidip 'Hanımefendi nece anlaştınız' diye sordum. 'Gözceee' dedi..." 80 yaşgününü ocak ayında kutladı.

***

28 Şubat: 'Baba'nın yönettiği darbe!


Demirel'in siyaset yapma tarzı ilkeler üzerine değil, soğuk mühendislik hesaplarının gerçekçiliği üstüne kuruludur: 1) "Siyasette dün dündür, bugün bugündür." 2) "İnsanlar ikiye ayrılır: Kullandıklarım ve rakiplerim." 3) "Siyaset ittifak kurma sanatıdır." Böyle düşünen Demirel orduyu asla toptan karşısına almadı. Ona göre ordu, 'ittifak yapılacak' ya da 'saf dışı bırakılacak' komutanlardan oluşuyordu. Dün kapıştığı bir komutanla, bugün kol kola girebilirdi. Bu tarzını 28 Şubat sürecinde de (1997) devam ettirdi. Örtülü darbe sürecinin "makro düzeyde" yöneticiliğini yaptı. Çünkü önemli olan darbenin kime karşı yapıldığıydı; madem kendisine karşı değildi, mesele de yoktu.








Türkiye İnterneti 15 yaşında
İnternet Günleri başlıyor!

İnternet haberciliğinde ilkeli, güçlü ve özgür yeni bir platform...
Devler Ligi'nde heyecan artıyor
Avrupa futbolunun kulüpler bazında en büyük kupası olan Şampiyonlar Ligi'nde 4 yarı finalist belli oldu. Yarı...
Temiz İnternet Kampanyası
SABAH gazetesi, Başbakan Erdoğan'ın katılımıyla "Temiz İnternet" kampanyası başlattı.. İnternette...
Fatih'in yaktığı Matrix Tarikatı
Da Vinci modası bizdeki esrarlı örgütleri unutturdu. İşte Fatih'in diri diri yaktırdığı tarihin ilk...
Tartışma yaratan andıç
Genelkurmay'ın basın kuruluşlarını takip edip hazırladığı andıçın detayları büyük gürültü koparttı. İşte...
Kadir Has'ın anıları
Kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden hayırsever işadamı Kadir Has'ın yaşamı birbirinden ilginiç anılarla...
Sahte şehide anıt mezar
Çanakkale Zaferi'nin yıldönümünde tarihi skandal: İGDAŞ sponsor oldu. Sahte şehide anıt mezar...
Mortgage yasalaştı
Kamuoyunda mortgage (tutsat) olarak bilinen tasarının Meclis'ten geçerek yasalaşmasının ardından konut...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Bilgi ve Yaşam | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2007 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Üretim ve Tasarım   Merkez Bilgi Grubu