kapat
Anasayfa
|
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
26 Mart 2009, Perşembe
Sabah
 
Haberler Spor Ekler Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Emlak Çocuk Yazarlar Çizerler
Magazin Sağlık Televizyon Yazarlar Kültür Sanat
 
24 Saat
24 Saat

Müzmin reflünün sonu kanser olabilir

ESRA TÜZÜN
ESRA TÜZÜN
23.03.2009
* Uzun süreli reflü hastalığının yol açabileceği ciddi sorunlar var mı?
Doğru tedavi uygulanmazsa, nadir de olsa çok ciddi problemler yaşanabiliyor. Yutma borusundaki sürekli tahriş sonucunda burada hareketlilik azalması söz konusu olabiliyor, Bu da yutma güçlüğü ile sonuçlanabiliyor. Daha ileri olgularda ise yutma borusu kısalabiliyor ve alt ucunda darlık gelişebiliyor. Sonucunda kişi, katı gıdaları yutamaz hale geliyor. En korktuğumuz komplikasyon ise; sürekli tahriş altında kalan yutma borusu alt ucunda kanser gelişimi. Tedavi edilmeyen reflü, çok uzun dönemde kanser riskini hatırı sayılır oranda yükseltiyor. Burada halk arasında ciddi bir korku yaratmak da istemem. Söz konusu risk, güneş ışığına maruz kalmanın cilt kanserine yol açabilmesi ya da sigara kullanımının akciğer kanseri riskini artırması gibi bir durum. Ancak uzun süreli reflüsü bulunan bir hastada, yutma borusu alt ucunda 'Barrett' diye adlandırılan bir yara gelişmiş ise, işte bu durum kanser habercisi olabilir. Reflü cerrahi olarak tedavi edilmeli ki, kanser gelişimi riski azaltılabilsin.

* 'Barrett', reflünün en tehlikeli aşaması mı?
Evet. Barrett, müzmin reflüsü olan hastaların yüzde 5-10'unda gelişir ve o hastayı yutma borusu kanseri gelişimi açısından, normal insanlara göre 100 kez daha fazla riske sokar. Barrett tanısı, sadece endoskopi yardımıyla alınan biyopsilerle konur. Barrett de kendi içinde ciddiyet açısından farklı aşamalar içerir ve erken Barrett'lide yapılacak iş, basit bir anti-reflü ameliyatı iken; gecikmiş Barrett'lide ise çok ciddi, kanser ameliyatı benzeri girişimler gerekebilir. Son senelerin yayınlarına baktığımızda; erken evre Barrett'lilerde başarılı anti-reflü ameliyatların, Barrett'te geriye dönüş, yani düzelme sağlanabildiği görülüyor.