kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 30 Aralık 2007, Pazar
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
Kanal 1
ABC

Yalnızca kozmetik kremle gençleşilir mi?

Dr. Ece Hattat
26.12.2007
Pek çok kadın, cildinin her yıl biraz daha kuru, donuk, sıkılığını kaybetmiş, ince çizgi ve kırışıklarla dolmuş olduğunu fark ediyor ve ne yapacağı konusunda telaşlanıyor. Günümüzde pek çok ürün, cilt yaşlanmasının önüne geçebilecek birer mucize gibi tanıtılıyor. Peki bu ürünlerin hangisi cilde ne kadar fayda sağlıyor? Cilt yaşlanmasını yavaşlatacağını hatta durduracağını iddia eden pek çok kozmetik ürün var. Bu ürünlerin süslü şişelerinden, parlak ambalajlarından, canlı reklamlarından etkileniyor olabilirsiniz. Ancak maalesef bu iddiaların pek azı doğrudur. Gerçekte bu ürünler cilt yaşlanmasını tedavi etmek yerine sınırlı, kısa vadeli yararlarla etki gösterirler.

ETKİLERİ YETERSİZDİR
Bu kremleri kullandığınızda cildinizin pürüzsüzleştiğini ya da neminin arttığını hissetseniz de, bu sonuçlar kalıcı değildir. Buna en iyi örneklerden bir tanesi C vitamini içeren kremlerdir. C vitamini cildin destek dokusu kollajenin üretimini arttırır ve ciltteki yangısal süreçleri baskılar. Ancak C vitaminin doğal formu suda çözündüğünden hücrelerin yağlı çeper kısmında etki gösteremez ve hücreye yeteri kadar nüfuz edemez. Kullandığınız kozmetik ürünün içinde C vitaminin bulunması, bu ürünün size fayda sağlayacağını göstermez. Oysa C vitaminin yağda eriyen formu olan Askorbil Palmitat, hem yağda çözündüğü hem de cildi daha az tahriş ettiği için cilde büyük yarar sağlar. Görülen o ki kozmetik ürünlerin içinde bulunan her madde istenilen ya da vaat edilen etkiyi sağlayamamaktadır. Cilt yaşlanmasını yavaşlatmak için bu maddelerin doğru şekilde kullanılmaları şarttır.

YENİ ÜRÜNLERİ DENEYİN
Kozmetik ürünlerin istediğiniz etkiyi göstermediğinden yakınıyorsanız, son dönemlerde adını duyurmaya başlayan 'kozmo-farmasötik' ürünlerden yararlanın. Bu ürünler cilt yaşlanmasında büyük rol oynayan güneş, sigara ve kimyasallar gibi çevresel zararlıların yarattığı serbest radikallerle savaşmakta ilaç gibi etkili. Bu ürünlerin içerdiği Alfa-Lipoik- Asit, Koenzim Q10, Likopen, Gamma Linoleik Asit, L-karnitin, Askorbil Palmitat, üzüm çekirdeği özütleri, nar ekstresi, yeşil çay özütleri, DMAE, Hyalüronik Asit ve peptid gibi maddeler cildin yaşlanmasını yavaşlatmakta ve geciktirmekte oldukça etkili. Öyle ki; bu maddeleri içeren ürünler cilt üzerinde kozmetik ürünlerden çok daha kalıcı çözümler üretiyor.

İÇTEN DESTEK ŞART!
Peki cildiniz için sadece bu ürünleri kullanmanız yeterli mi? Cildinizi içten beslemediğiniz sürece bu yöntemler asla yeterli olmayacaktır. Protein, kompleks karbonhidratlar ve önemli yağ asitlerinden zengin bir beslenme planı, cildinizin içten beslenmesi için son derece önemlidir. Bunun için beslenmenize siyah ekmek, kepekli makarna, kepekli pirinç gibi tam tahılları; mercimek, kuru fasülye ve bezelye gibi bakliyat grubu besinlerini ve yoğurt gibi süt ürünlerini eklemelisiniz. Bol su içmeniz ve antioksidan içeriği yüksek sebze ve meyvelerden tüketmeniz de şart. Omega-3 yağ asitlerini içeren balık ve ketentohumu; Alfa Lipoik Asit içeren ıspanak, pazı ve karnabahar; Likopen içeren domates; Koenzim Q10 içeren baklagiller ve balıklar ile yeşil çay cilde özellikle yararlıdır. Ayrıca C, E ve B grubu vitaminlerini, çinko, magnezyum ve selenyum gibi mineralleri ve Alfa- Lipoik-Asit, Koenzim Q10, L-karnitin, Likopen gibi antioksidanları içeren besin desteklerinden de faydalanabilirsiniz.

UZMAN YARDIMI ALIN
Bence cilt yaşlanmasıyla savaşırken işe öncelikle hem UVA hem de UVB ışınlarından koruyan yüksek güneş koruma faktörlü bir krem kullanarak başlayın. Kozmetik ya da kozmo-farmasötik ürünleri seçerken ve cildinize uygun besin desteklerini araştırırken bir dermatolog veya deneyimli bir medikal estetik uzmanından yardım alın. Botoks, dolgu enjeksiyonları ve lazer uygulamalarını sadece ve sadece gerektiği zaman, uygun şekilde yaptırın ve mutlaka uzman bir hekime uygulatın. Lekelenme, damar genişlemeleri ve akne gibi cilt problemleriniz için vakit geçirmeden tedaviye başlayın. Unutmayın ki; cildin yaşlanmasını durdurmak mümkün olmasa da, yavaşlatmak mümkündür.