kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 10 Haziran 2007, Pazar
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
Kanal 1
ABC
Aslı Erdem (sol başta oturan) öğretim üyeleriyle...

Önce imza sonra kayıt

Pervin KAPLAN/ HABER MERKEZİ
Sabancı Üniversitesi'ne kayıt yaptırmak isteyenler, cinsel tacize karşı bir belge imzalamak zorunda. Tacizin önünü kesmeyi hedefleyen bu sistemin ne kadar etkili olacağı ise merak konusu..
İLİŞKİLİ HABERLER
Önce imza sonra kayıt
Cinsel taciz, toplumun her kesiminde ve her işyerinde tartışılan bir konu. Bunu kampus içine taşıyan ve Cinsel Tacize Karşı Önlem ve İlkeler Belgesi hazırlayarak, yaptırımları ile uygulamaya koyan tek üniversite ise Sabancı Üniversitesi. Rektör Prof. Dr. Tosun Terzioğlu tarafından elektronik posta aracılığı ile bu belge, tüm öğrencilere, öğretim üyelerine ve idari personele duyuruldu. Duyuruda belgenin hayata geçirilmesinin saygın bir üniversite olmanın koşulu olduğu vurgulandı. Bu arada bu yıl üniversiteyi kazanan öğrenciler eğer bu belgeyi "Okuduk, anladık," diyerek, imzalamazlarsa, kayıt yaptıramayacaklar. Ayrıca belge; öğretim üyeleri, okutmanlar, asistanlar başta olmak üzere çalışanların sınıflarındaki öğrencilerle ve tez, makale danışmanlığı gibi üzerlerinde akademik veya kariyer belirleyici otoriteye sahip oldukları öğrencilerle romantik veya cinsel ilişkiye girmelerini yasaklıyor. Belgenin getirdiği bu yasak, idari çalışanlar arası benzer ilişkilerde de geçerli. Öğretim üyelerinin, romantik veya cinsel bir ilişki içinde oldukları öğrencinin tez danışmanlığını yapmaları veya onun tez jürisinde yer almaları da yasak.

ÖĞRENCİLER BAŞI ÇEKTİ
Belgenin hazırlanması iki yıl önce Sabancı Üniversitesi Kültürel Çalışmalar Programı öğrencisi ve şu anda Boğaziçi Üniversitesi'nde siyaset biliminde yüksek lisans yapan Aslı Erdem ile iki ardaşının 'Bedenlerimiz bizim cinselliğimizdir' konulu projesini hazırlarken gündeme geldi. Cinsel tacizin sokakta, işyerinde, toplu taşıma araçlarında her ortamda gerçekleşebileceğini söyleyen Aslı Erdem, "Bir fildişi kule olmadığına göre üniversitede de gerçekleşiyor. Çünkü tacizci ile tacize uğrayan arasında güç dengesizliği ve statü farkı üniversitede de var. O zaman 'Üniversitede de cinsel taciz yaşanıyor,' diyerek, öğrencilerle görüşmeye başladık. Çevremizde yaşadıklarımızdan örnekler topladık, sonra bu tacizi önlemek için üniversite yönetiminin de kabul edeceği bir belge taslağı hazırladık," diye konuşuyor.

BEŞ ŞİKÂYET İNCELEMEDE
Yurtdışı üniversitelerde incelendikten sonra, fakülte kurullarında ve Dekanlar Kurulu'nda tartışılan taslak metninin son halini aldıktan sonra iki ay önce uygulamaya konulduğunu anlatan Erdem, "Şimdi diğer üniversitelerde de bu belgenin yaşama geçmesini istiyoruz. Çünkü her kampusta bu tür olaylar yaşanıyor," diyor. Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi Kültürel Çalışmalar Programı öğretim üyesi Hülya Adak, tüm öğrencilere, öğretim üyelerine ve idari personele rektörün elektronik postası ile duyurulan Cinsel Tacize Karşı Önlem ve İlkeler Belgesi'nin yaşama geçtiğini söylüyor. Bu amaçla biri öğrenci olmak üzere üç erkek ve dört kadından oluşan yedi kişilik bir komite oluşturulduğunu ve bu komitenin soruşturma yürüttüğünü vurguluyor. Şu ana kadar beş cinsel taciz şikâyetinin değerlendirilmeye alındığını anlatan Adak, sistemin nasıl işlediğini şöyle anlatıyor: "Şikâyetlerden birisi kampusta yapılacak bir parti afişi oldu. Tahrik edici kadın pozları kullanıldığı için öğrenciler cinsel taciz şikâyeti ile başvurdu. Bununla ilgili soruşturma sürüyor. Komite şikâyetlerde cinsel taciz olduğuna karar verirse Üniversitesi Disiplin Komitesi'ne sevk edecek. Burada da Cinsel Tacize Karşı Önlem Komitesi'nden iki kişi yer alacak. Suçlanan taraf öğretim üyesi veya idari personel ise, YÖK Yönetmelikleri ve İş Kanunu hükümleri yürütülür. Nihai karar, öğretim üyeleri için Rektör'ün, idari personel için Genel Sekreter'in onayı ile alınır. Cinsel taciz sebebiyle açılan disiplin soruşturması, iş akdinin feshine yol açabilir."