kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 15 Mayıs 2007, Salı
Son Dakika
ARAYIN
atv
Kanal 1
ABC
Günaydın 
ŞENGÜL BALIKSIRTI

Yeşim Salkım'ın ruh hali

Mutlaka siz de magazinlerde izlemişsinizdir. Yeşim Salkım, geçtiğimiz hafta Hilal Cebeci'ye söylediği; "Kral TV'deki ödülünü benim sayemde aldın" sözlerinin, devamını getirdi bu hafta. Ve ortalık bir anda savaş alanına dönüştü canlı yayında. Her açıdan feciydi gerçekten... Bütün o bağrışmalar, ağlamalar, öfkeler feciydi! Bugün internetteki yorumlara bakıyorum, izleyici tepkili. İzleyiciye yansıyan duygu şu: "Seviyenin bu kadar çok düştüğü bir dönem yaşamamıştık. Yazıklar olsun." "Televizyonda halka ders vermeye çalışıp ahkam kesenler mahalle kavgasından bile daha aşağı bir şekilde gerçek yüzlerini gösteriyorlar." "Al birini vur ötekine. Yeter artık yaa! Gidin bu ekranlardan." Gördüğünüz gibi herkes tepkili. (Ama reytingler de farklı şeyler söylüyor. Yani eleştirdiğimiz şeyleri büyük bir merakla, bir film izler gibi izliyoruz. Bu da ayrı bir konu tabii.) Neyse; ekranın, kameraların insanı nasıl baştan çıkardığını hepimiz görüyoruz, biliyoruz. Benim sözüm Yeşim Salkım'a. Yıllardır tanıyorum kendisini. Akıllıdır, duyguludur, insandır, anadır, kadındır... Her şeyi yaşamıştır, görmüş geçirmiştir, dünyayı bilir. Peki ne oluyor da Yeşim, televizyonlarda konuşurken bu kadar farklı bir kimliğe dönüşüyor? Onun aklı da yenemiyorsa bu 'baştan çıkarıcı' duyguyu; kim ne yapsın ki kameralar karşısında? Herkes dökülsün o zaman! Herkes bağırsın, çağırsın, acıtsın... Hep birlikte magazinin dev ateşi içinde yanıp gidelim o zaman? Tamam, kendi ifadesiyle çok canı yanmış; o da şimdi o yangınların ateşini söndürmeye çalışıyor ama karşı tarafa saldırırken en çok kendini atmıyor mu ateşlerin içine? Bütün o sözlerin, bütün o kavgaların kendinden başka kimseye 'daha fazla zarar verme' ihtimali var mı? Bir süre önce 'Casablanca' müzikalinden arkadaşlarıyla; tiyatrocularla programımıza gelmişti Yeşim... Onların yanında o kadar farklıydı ki! Demek ki; insanın içinde bulunduğu ortam çok önemli. O zaman; size acılarınızı, size öfkelerinizi, size halledemediklerinizi hatırlatan ne varsa onlardan uzak durmak gerekiyor.