kapat
   
SABAH Gazetesi
 
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
'Kadir'le ip cambazları gibiyiz...'
'Kadir'le ip cambazları gibiyiz...'
'Kadir bütün en'leri beraber yaşayabileceğim insan'
'Feminist erkekler daha maço'
'Ne zaman birimiz düştü diğeri el verdi'
'40 yıl öncenin delikanlısını yaşıyorum'

Evet Kadir'le yaşlanmak istiyorum

"Onun benimle yapabildiği şey şu, kendini bırakabiliyor," diyor Jülide Kural, sevgilisi Kadir İnanır için. İkisinin ilişkisi çoğunluk için imkânsız gibi görünse de, zıt kutuplar birbirini çeker teorisine iyi bir örnek oluşturuyor. 'Muhalif' oyuncu Jülide Kural, kutbun diğer tarafında neler bulduğunu açıklıyor.


'Kadir'le ip cambazları gibiyiz...'

Kadir İnanır'ın geçirdiği anjiyonun ardından çekinmeden birlikte görüntülenen yılların kadın hakları savunucusu tiyatrocu Jülide Kural, İnanır'la yaşadığı fırtınalı üç yılını ve aşkını, ilk defa bu kadar samimi anlatıyor.

-Biz bliyoruz ki; bugüne kadar muhalif kadın kimliklerini canlandırmış olmanız bir rastlantı değil (Frida Kahlo, Antigone, Tanya, Jeanne d'Arc, Medea...). Fakat hayat ne kadar tuhaftır ki, siz erkek egemen toplumun simgesi haline gelmiş bir adamla sahici ve çok özel bir şey paylaşıyorsunuz. Kadir İnanır ve sizden bahsediyorum..!
- Ben bu ülkede bir kadın oyuncu, bir kimlik olarak, bedenimle, aklımla, düşüncemle, irademle varım, 'var olma' biçimimin karşısında da bir sistem var... Bu sistemi oluşturan ve aslında temelinde yatan bir de erkek ideolojisi var. Yüzlerce yıldır devam eden bir unsur hem de. Ben, buna karşı mücadele eden bir kadınım ve tam bunun karşıtı bir resimle; hani çok dışarıdan bakan birinin, mücadele ettiğim şeyle yan yana görüp de 'İmkânsız, olamaz, Jülide değişti mi?' dedirtecek bir şey...

-
Ya da 'Vay be! Hayat, hepimizin bildiğinden daha çok şey biliyor' dedirtecek bir şey...
- Ve her ülkenin tarihinde bazı kimlikler var. Onlar kimileri için olumlu, kimileri için olumsuz olsa da, birer olgular. Fenomenler. Şaşırtırlar, merak ettirirler, her seferinde ne olacak diye bekletirler. Politikacı da, bilim adamı da, sanatçı da olsa bu kişiler hiçbir zaman unutulmazlar, kimse onları bitiremez. Duruşları, kimlikleri farklıdır ve o farklılık bazen belli simgelerle açıklanıyor olabilir...

- Ne gibi simgeler söz konusu bu örnekte?
- Kadir İnanır kimliğinden söz edeceksek, starlığın çok ötesinde bir fenomen olarak Kadir İnanır'dan söz etmeliyiz. Hani hep görünenin arkasındaki gerçeği arar ya insan. Görünen eğer çok sertse, çok katıysa, çok büyük bir güç gibi karşında duruyorsa, ve sen de oldukça güçlüysen, o görünmeyenin ardında ne olduğunu merak edersin. Eğer güçlü olmasan, merak etmeyip boyun eğersin.

- Sizin durumunuzda merak eşittir çatışma demek olmuyor mu?
-
Ama merakınız sadece dıştan bir meraksa, salt çatışmaya dönüşebilir. Bizim durumumuzda iki tane güç varsa ortada, bir kadın ve bir erkek. İki simge gibiysek aslında. Bunların yan yana duruşunda da, kuşkusuz ki, birbirine paralel olan, birbirine dokunan, çatışma noktaları olsa bile, birbirine dokunabilen birtakım alanlar vardır. Belki de bu alanlar her ikisi açısından da hayata dair tartıştığı şeyi yeniden anlamak konusunda güzel bir yol olabilir.

- Bu alanları konuşalım o zaman, ama gündelik hayattan olsun, malum bugün pazar...
- Bir kadınla bir erkeğin bu toplumda, bu dünyada ya da bu sokakta, erkek ideolojisinin geliştirmiş olduğu kalıpsal beklentileri, refleksleri varsa, bir de o ideolojinin dışında ve karşısında duran ve üstüne özgürlüğünü de talep eden bir kadının, bambaşka bir sağlamlıkta davranabileceğini görmek var.

- Görmek mi, göstermek mi var?
- Göstermek var, ama önemli bir şey daha var: Görebilen bir göz var benim karşımda. Eğer o olmazsa göstermek çok boşuna bir çaba olur. Burada beni görebilen ve anlamaya çalışan bir başka göz var. Bizim ilişkimiz de işte burada başlıyor zaten.

- Merak katsayısını merak ettim ben. Kadir İnanır'ınki mi yüksek, sizinki mi?
- Kesinlikle o tarafta daha fazla. Çünkü benim daha bildiğim bir dünya o. Babamdan, amcamdan, dayımdan, toplumdan, her şeyden pratik etmişliğim var. Belki ben daha da tepkiselim bu anlamda. Ama karşıdaki insan da o kendi duruşu içinde bunu anlamaya çalışan, ve o farklılıktaki bir kadına saygı duyabilen bir erkek.

- Bu bir 'challenge' (düello) mı aslında?
- Evet doğru, bu bir challenge aslında.

- Bir fırsat da aynı zamanda...
- Evet, anlamak ama 'içeriden' anlamak adına. Bunun içinde eğer çok temel bir taşıyıcı duygu olmasa, bu sadece bir çatışma olur. Kaldı ki, o çatışmaya bile saygı duyulabilir.

- Bu işin cazibe merkezini tanımlayabilir misiniz?
- Tanımlandığın an kendini imha edecek bir şey o. Ancak o iki insan için karşılığı olan bir şeyden bahsediyoruz.

- Baltayı taşa vurmak gibi bir şey yok mu peki? İki taraf açısından da baktığımızda...
- Baltayı vuran ben miyim?

- Yo, yo... Ben kadınların balta taşıyabileceğini bilirim de, onu taşa vuranın genelde erkekler olduğuna inanırım...
- Tamam o zaman. Baltayı taşa vuran kimse yok bence. İhtiyaç eğer sevgiyse bunu bulabilmek için karşılıklı deniyorsun işte, ama asla baltayı taşa vurmak sınırına girmiyorsun. Bizde olmayan şey şu, bizim ikimizin iki insan; bir kadın ve bir erkek olarak yan yana duruşumuza en çok hizmet ettiğimiz şey asla sallamamak. Bu çok ilginç. Mücadele var, ama asla balta yok. Çünkü balta sert bir şey: Kırabilir, yıkabilir, kesebilir. Bizi engelleyen şey bu işte.

- Kaybetme korkusu mu?
- Bir mücadele. Her şey bir mücadele, bu belki biraz daha fazla bir mücadele. Bir alan var. Ortada tane de iyi kalp var. Ben çok merhametli, çok iyi kalpli bir kadınım, karşımda da dünyanın en iyi kalpli, en merhametli insanı var. Ama ben de çok dominantım. Çok sertleşebilirim belki, ama aynı şey karşımdaki için de geçerli. Buradaki temel şu; ben ne kadar kızsam da karşıdaki insanın iyi niyetine, kalbindeki iyiye inandığım anda, çok çabuk başka türlü bir hale gelebilirim. Bir an fırtına çıksa bile, o fırtına çabuk diner. Temiz, iyi kalpli ve dürüst dil var aramızda.

ŞEBNEM AKSON

DİĞER RÖPORTAJ HABERLERİ
 'Stadı ısıtacaklarına evlerindeki ampulü değiştirsinler'
 'Tuğba'nın aklı ıstakoz seçmeye ermez'
 'Okan puan alamaz çünkü şişman'
 'Lüks gıdaya ve israfa karşıyız'
 Şampiyonluk maçının perde arkası
 'İstifam Terim'i rahatlattı'
 'Her ülkenin kendine göre bir cinselliği var'
 'Töreyi bitirmek gibi bir iddiamız yok'
 'Benim için bir kadını sevmekten çok bağlanmak önemli'
 'Hacıları Teşvikiye kafelerine davet ediyorum'
 'Onuruma laf edecek olanın küçük dilini sökerim'
 'Babasız bayram olmaz'
 'Kocam Müslüman bir işadamıydı, şimdi ise rahip'
 Türkiye'de nasıl rahip olunur?
 'Paragöz değilim, Galatasaray'dan çok az para aldım'
 'Babam kıymetimi geç anladı'
 Kasparov Türk satrancı için ne dedi?(4)
 Kramnik, Don Kişot mu?
 13 yıla 20 trilyon az mı, çok mu?
    Pazar Sabah Yazarlar
    Güncel
    Hobi
  » Röportaj
    Gurme
    İyi Yaşa
Hedefi hep gökleri nişanlamaktı
Hedefi hep gökleri nişanlamaktı
DSP Genel Sekreteri Ahmet Tan, 30 yıllık gazetecilik ve siyaset...
İnternette ırkçılığı denetlemek mümkün
İnternette ırkçılığı denetlemek mümkün
İnternette ırkçılık aldı başını gidiyor, suç(lu)lar övülüyor,...
Yemek mucitleri
Siz hiç zeytinyağı havyarı yediniz ya da toz halinde zeytinyağına...
70 milyona tek ambulans uçak
Acı ama gerçek. Koskoca Türkiye'de uluslararası havacılık...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.