kapat
   
SABAH Gazetesi
 
   News in English
   Son Dakika
  » Yazarlar
   Günün İçinden
   Ekonomi
   Gündem
   Siyaset
   Dünya
   Spor
   Hava Durumu
   Sarı Sayfalar
   Ana Sayfa
   Dosyalar
   Teknoloji
   Emlak
   Otomobil
   Detaylı Arama
   Arşiv
   Etkinlikler
   Günaydın
   Televizyon
   Astroloji
   Magazin
   Sağlık
   Cuma
   Cumartesi
   Pazar Sabah
   İşte İnsan
   Sinema
   20. YILA ÖZEL
   Turizm Rehberi
   Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Balcicek Pamir @ SABAH
 
İstanbul'u pazarladık
Unakıtan yumurtalarından kültür desteği
Kalpler çok etkili

İstanbul'u pazarladık

Birileri pazarlama lafına takıyor ama yaptığımız resmen buydu. Yaşadığımız şehrin neden Avrupa'nın kültür başkenti olması gerektiğini anlattık

Eğer dünya tek bir ülke olsaydı, İstanbul başkent olurdu." Ben demiyorum, Başbakan'ın danışmanı Egemen Bağış söylüyor. Aslında o da Napolyon'un yıllar önce, ilk göz ağrımız İstanbul için söylediklerini hatırlatıyor. Avrupa Parlamentosu'nda bir basın toplantısındayız. Konu: İstanbul neden 2010 Avrupa kültür başkenti olmalı? Önce Egemen Bağış anlatıyor, ardından Türkiye Komisyonu Eş Başkanı Joost Lagendijk. Hani bir süre önce Türklüğe hakaretten hakkında soruşturma açılan Lagendijk. Hani Orhan Pamuk'un Lagendijk'i. Hatırladınız mı? Avrupalı parlamentere göre İstanbul, Avrupa tarihinin içinde çoktan yer alan, tarihi, kültürel zenginliği ve gelişimiyle zaten bir Avrupa Başkenti. 'Her on Avrupalı'dan dokuzu bunu düşünür' diye sözlerini bitirirken gülümsüyorum. Düşünür düşünmesine de yine son anda bize kazık atarlar mı acaba? Avrupa'nın kültür başkenti adayları içinde AB üyesi ülkelerden Macaristan'ın Peçs kenti, Almanya'dan Essen ve Görlitz (daha karar vermemişler) var. AB dışı ülkelere gelince, İstanbul'un tek rakibi var, Kiev. Rakip bile değil bence. Öylesine değil ki kendileri değil Polonyalılar akıl etmiş aday olmaları gerektiğini. "Hadi" demişler, "Türkiye'nin AB karmaşasından yararlanıp kendinizi gösterin, siz kültür başkenti olun." Gazeteci Zeynep Oral'ın sözlerini hatırlıyorum birden. "Allah'ın aklı başında her kulu öteki adayların İstanbul'un kültür zenginliği, tarihsel birikimiyle boy ölçüşemeyeceğini bilir. Ama eğer bu seçimi yapacak olanlar, kıstas olarak, o kentte yaşayanların kentin mirasına nasıl sahip çıktıklarına, o birikimle ilişkilerine, o mirastan nasıl pay aldıklarına, sorumluluklarını yerine getirip getirmeyeceklerine bakacak olurlarsa, o zaman yandık" Yandık mı sahiden? İstanbul 2010 Yürütme Kurulu Başkanı Nuri Çolakoğlu'nun sözleriyle kendime geliyorum. "Müthiş bir dinamizme sahip, tarihte 'Kentlerin Kraliçesi' gibi isim takılan İstanbul'un müthiş bir büyüsü var. Bir kere gelen mutlaka tekrar geliyor. Suyla yakın ilişkisi, göğe yükselen mimarileri, kubbeleri, çan kuleleri, daracık sokakları, çarşıları, köprüleri, surları, festivalleri, konserleri, sergileri, 24 saat yaşayan canlı bir kent olması... Daha ne diyeyim?" İstanbul hem doğulu hem batılı. HHH İstanbul 2010 Girişim Grubu bir de slogan bulmuş. İstanbul: 4 Elementin Kenti. Yani toprak, su, hava, ateş. İstanbul: Dinlerin, imparatorlukların, birçok medeniyetin buluşma noktası. İstanbul kendisini çağlar ötesine taşıyacak yeni kültürel projelere imza atarken adı toprak, hava, su ve ateş kadar vazgeçilmez olsun. Olsuuuun. Uzun lafın kısası İstanbul Avrupa kültür başkenti olmak için en güçlü aday. Avrupalı parlamenterleri inandırmak da Egemen Bağış, Nuri Çolakoğlu ve deneyimli ekibine kalmış. Avrupa Parlamentosu çatısında aynı gece verilen resepsiyonda ne yalan söyleyeyim hepimiz İstanbul'u pazarladık. Yabancılara şehrimizi anlattık. Neden kültür başkenti olmamız gerektiğini anlatmaya çalıştık. Burhan Öçal'ın bir gece önce restoranda, midye taslarıyla verdiği mini konserin darbuka versiyonunu dinledik. Sonra sorduk birbirimize... Sahi İstanbul deyince aklımıza ilk ne geliyor? Herkesin İstanbul'u birbirinden farklıydı. Kimi 'Taksim' dedi. Öteki 'Sultanahmet'. Diğeri 'Boğaz' diye yanıtladı. En son biri, 'Fenerbahçe, Şükrü Saraçoğlu' deyince bastık kahkahayı. Peki ya siz... İstanbul deyince sizin aklınıza ne geliyor?

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Seviyeli dayak   / 02-04-2006
 Bir yerlere ait misiniz?   / 26-03-2006
 Şampiyon olmanın bedeli   / 19-03-2006
 Sakın karar almayın   / 12-03-2006
 Sağım solum modacı   / 05-03-2006
 İstanbul'u pazarladık   / 26-02-2006
 Yürürken gülümsüyordu   / 19-02-2006
 Kadın uyudu adam çaldı   / 12-02-2006
 Dümdüz bir karın için   / 05-02-2006
 Bayan Burun olmak zor   / 29-01-2006
    Pazar Sabah Yazarlar
  » Güncel
    Hobi
    Röportaj
    Gurme
    İyi Yaşa
BALÇİÇEK PAMİR
Baba, bence annemi boşa
Bir çocuk yuvası düşünün. 3...
MEHMET ALTAN
Yeni bir buluş...
Yarım asırdır köfte ve iskender...
KAZIM KANAT
Cüzdan buldum 30 yıldır hala üzülürüm!
Bir Japon bilim...
TURGAY NOYAN
Denizi yaşayanlarla birlikte uzun bir gün
Hafta...
REFİK DURBAŞ
Herkesin şiiri kendisine
Bizim kuşak, İlhan Berk'in...
Deniz üstünde yürüyüp balık avlıyorlar
Deniz üstünde yürüyüp balık avlıyorlar
Ocak ayında buz tutan ve 5 ay boyunca çözülmeyen Baltık Denizi'nin bu...
Başbakan evde prova ister
Başbakan evde prova ister
Taksim'deki dükkanında 50 yıldır terzilik yapan Mehmet Amca,...
Dernek hayatlarını değiştirdi
Kas hastalığı nedeniyle tekerlekli sandalyeye bağımlı olan Gürbüzer...
Doktorları daha çok kadınlar şikayet ediyor
Hastalar en çok iletişime kapalı doktorlardan şikayetçi oluyor.
Balık ustasının balıkçılık dersi
Karakin Deveciyan'ın 1915 yılında eski yazıyla kaleme aldığı "Türkiye'de Balık...
Tarihi köşkün bahçesinde sayısız lezzet alternatifleri
Adını Afrika'daki bir adadan alan Zanzibar, beş yıldan beri...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.