kapat
   
SABAH Gazetesi
 
   Son Dakika
  » Yazarlar
   Günün İçinden
   Ekonomi
   Gündem
   Siyaset
   Dünya
   Spor
   Hava Durumu
   Sarı Sayfalar
   Ana Sayfa
   Dosyalar
   Teknoloji
   Emlak
   Otomobil
   Detaylı Arama
   Arşiv
   Etkinlikler
   Günaydın
   Televizyon
   Astroloji
   Magazin
   Sağlık
   Cuma
   Cumartesi
   Pazar Sabah
   İşte İnsan
   Sinema
   20. YILA ÖZEL
   Turizm Rehberi
   Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Refik Durbas @ SABAH
 

Herkesin içinde bir aymazoğlu

Sürekli olarak yangınların çıktığı bir ülkede, kimi kuşkulu kişiler, önceden saptadıkları evlere sığınır, sonra da bu evleri yakarlar. Daha sonra evlerle birlikte bütün bir kent, giderek ülke de yangın yerine dönecektir. Dostlar Tiyatrosu'nun sergilediği "Aymazoğlu ile Kundakçılar" oyunu, yukarıdaki iki cümle ile özetlenebilir. Ama bir buçuk saat kadar süren oyun, bu yalın gerçeğin ardında bir "aymazlık" parodisi olarak okunmalı. Nedir aymazlık? "Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın" felsefesi olabilir mi? Genco Erkal'ın deyişi ile "yaklaşan bir tehlikeyi görmezden gelme, bunu yok sayma, kendini kandırma mı?" Erkal'ın bu görüşüne katılmamak mümkün olabilir mi? "Aymazoğlu ile Kundakçılar"da da Max Frisch, Almanya'da faşizmin önüne geçilmez tırmanışının nedenini sıradan vatandaşın aymazlığında görüyor ve sıradan vatandaşın kötü vicdanı, pısırıklığı, korkaklığı, ikiyüzlülüğü, umursamazlığıyla faşizme neredeyse kucak açtığının altını çiziyor. Dostlar Tiyatrosu, bu hikayeyi günümüz Türkiyesi'ne taşıyor. Bu açıdan "Aymazoğlu ile Kundakçılar"ın arka planında ülkemizin yakın tarihinin ve daha da ötesinde günümüzün bir panoramasını görmek mümkün. Toplum olarak hepimiz kanmadık, kandırılmadık mı? Dostlar Tiyatrosu, yurttaş olarak kendimizle yüzleşmeye çağırıyor bizleri.

SANTRAL İSTANBUL
Yerel yönetimlerin "sivil cumhurbaşkanı" Metin Sözen'in, 80'li yılların sonunda bir düşü vardı; Sütlüce Mezbahası'nı bir kültür merkezine dönüştürerek Beyoğlu-Eyüp aksında bir kültür platformu oluşturmak... Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk elektrik santrali Silahtarağa'nın İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin girişimi ile bir sanat-kültür merkezine dönüştürüleceğini öğrenince, Metin Sözen Hoca'nın bu düşünü hatırladım. Gerçekten de "Santral İstanbul", Haliç'in rehabilitasyonu ve yalnız İstanbul'un değil, ülkemizin kültür-sanat yaşamında bir cazibe merkezi olması açısından da önemli bir proje. Neler mi var bu proje kapsamında? Çağdaş Sanat Müzesi, Enerji Müzesi, İstanbul kütüphanesi, Uluslararası Rezidans Programı, konser salonları, sanatçı atölyeleri, yedi bin kişilik açık hava amfitiyatrosu, kafe-restoranlar ve rekreasyon alanları... Bu yılın ekim ayında faaliyete geçmesi planlanan projenin iki de önemli güvencesi var: Ciner ve Doğuş grupları... Ciner Grubu'nun eğitime verdiği önem bilinmekte... Geçen yıl, kısa dönemde "Merkez Kitapları" hayata geçirerek yayın dünyasına yeni bir soluk getiren Ciner Grubu'nun "Santral İstanbul"a verdiği destek, kültür-sanata verdiği önemin bir başka göstergesi.

BABAHAN, ALTAYLI, TAMER
1992'de Sabah Grubu'nda Ergun Babahan yazıişleri müdürüyken işe başladım; kimi zaman yollarımız ayrıldı. Mesela ben "Yeni Yüzyıl"a gittim, o "Yeni Binyıl"a, ama hep karşılıklı sevgi ve saygıyla geçti günlerimiz. Babahan, genel yayın yönetmenliğini, şimdi kısa bir süre de olsa Cumhuriyet Gazetesi'nde birlikte çalıştığımız Fatih Altaylı'ya devretti. Ülkü Tamer ise kırk yıldır tanıdığım, her zaman "taze" bir şair, gençliğinde iyi bir tiyatrocu ve ufuk açıcı bir yayıncı... "Keşanlı Ali Destanı", "Teneke" gibi oyunlarda izledim, çıkardığı dergilerde yazdım, aynı dergilerde şiirlerimiz, yazılarımız çıktı. Ama kırk yıl içinde hiç birlikte bir gazetede çalışmamıştık; 2006 yılının bir uğuru da bu olsa gerek, ikimiz de Sabah Gazetesi çatısı altındayız. Babahan ve Altaylı'ya yeni görevlerinde başarılar; hoşgeldin Ülkü Tamer...

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 "Şifre" mahkeme kapısında   / 05-03-2006
 Hangi fotoğrafın arabında anılarınız?   / 26-02-2006
 Bu telgrafın adresi kendisi   / 19-02-2006
 Bir "esaret" hikayesi   / 12-02-2006
 Şairi eleştiri 'zeka' gerektirir   / 05-02-2006
 Ölüm unutuşu hatırlamaktır   / 29-01-2006
 Mutfağa ansiklopedi girdi   / 22-01-2006
 Belleğinin kapısı her zaman açık   / 15-01-2006
 Herkesin içinde bir aymazoğlu   / 08-01-2006
 Yeni yıla alfabe   / 01-01-2006
    Pazar Sabah Yazarlar
  » Güncel
    Hobi
    Röportaj
    Gurme
    İyi Yaşa
BALÇİÇEK PAMİR
Sakın karar almayın
Öyle bir an gelir ki...
MEHMET ALTAN
Aşk şiirleri ve SABAH'ta yirminci yıla...
KAZIM KANAT
Hayatım o fotoğraflarla değişti
Ben gazeteciliğe...
REFİK DURBAŞ
Güne taşınır ibreti
Haber sözcüğü ile aynı familya...
İstanbul akrobasi ile şenlenecek
İstanbul akrobasi ile şenlenecek
İstanbul, dünyanın en sıradışı hava akrobasi gösterisine ev sahipliği...
Ünlülerin favori siteleri
Ünlülerin favori siteleri
Günümüzde hemen her konuyla ilgili bir internet sitesi bulmak mümkün.
Soframızda nur kaza bela geri dur
Osmanlı mutfak kültürü çok seçiciydi. En fazla rağbet gören yağ tereyağıydı.
Küçük buluşlarıyla servet kazandılar
Fitness ve diyet gibi zayıflama yöntemleriyle ilgili yaptıkları küçük buluşlar,...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.