kapat
   
SABAH Gazetesi
 
   Son Dakika
   Yazarlar
   Günün İçinden
   Ekonomi
  » Gündem
   Siyaset
   Dünya
   Spor
   Hava Durumu
   Sarı Sayfalar
   Ana Sayfa
   Dosyalar
   Teknoloji
   Emlak
   Otomobil
   Detaylı Arama
   Arşiv
   Etkinlikler
   Günaydın
   Televizyon
   Astroloji
   Magazin
   Sağlık
   Cuma
   Cumartesi
   Pazar Sabah
   İşte İnsan
   Sinema
   20. YILA ÖZEL
   Turizm Rehberi
   Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Müthiş iddia!

Çağdaş Eczacılar Derneği'nde çalışmalarını yürüten Sağlık Bakanlığı Eski İlaç ve Eczacılık Genel Müdürü Eczacı Necla Bal, üniversite öğrencilerinin 'denek' olarak kullanıldığını ileri sürdü.

İlaç firmalarının denemelerinde üniversitelilerin bir numaralı hedef olduğunu öne süren Bal, öğrenci-öğretmen ilişkisi içinde öğrencinin hocasına 'hayır' demesinin mümkün olmadığını savundu.

İLAÇ FİRMALARININ BASKISIYLA YASA DEĞİŞTİRİLDİ

Bal ayrıca, çocukların denek olarak kullanılmasını yasaklayan Türk Ceza Kanunu'nun (TCK)
90. maddesinin 3. fıkrasında son anda ilaç firmalarının baskısıyla yapılan değişiklikle, ailelerin çocukları üzerinde tasarruf hakkının doğduğunu ifade etti. Bal, yasanın şimdiki haliyle ana-baba niyet ve imzasıyla çocuğun 'denek' olarak kullanılabildiğini kaydetti.

ERCİYES, MARMARA VE HACETTEPE İLE İLGİLİ İDDİALAR

Türkiye'de 10 yıldır gizli olarak insanların ve çocukların denek olarak kullanıldığını söyleyen Bal, Erciyes Üniversitesi, Marmara Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi'nde uygulamaların yapıldığını iddia etti.

Bal, konunun kamuoyu tarafından bilinmediğini, akademik çevrelerin ise "kariyer" endişesi nedeniyle sesini çıkaramadığını belirterek, hekimlerin 'sponsorluk' nedeniyle özgür ve etik davranamadığını kaydetti.

400-500 MİLYON DOLARLIK PAZAR

Bal, ilaç firmalarıyla gerçekleştirilen antlaşma gereği "milyon dolarlık tazminat" ödememek uğruna gereği gibi yayın yapamadıklarını dile getirdi. Bal, deneme pazarının maliyetinin ise yıllık 400-500 milyar civarında olduğunu vurguladı. Necla Bal, Çağdaş Eczacılar Derneği olarak da ülke çapında imza kampanyası başlatacaklarını dile getirdi.

"TIP FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİ KULLANILIYOR"

Türkiye'de özellikle Tıp Fakültesi öğrencilerinin denek olarak kullanıldığını ileri süren Çağdaş Eczacılar Derneği'nde çalışmalarını yürüten Sağlık Bakanlığı Eski İlaç ve Eczacılık Genel Müdürü Necla Bal, "Üniversite öğrencisinden, eğitimli insandan söz ediyorum. Öğrenci-öğretmen ilişkisi içinde öğrencinin hocasına 'hayır' deme imkanı yoktur. Dediği anda sınıfta kalma riski kafasında doğar. Hocası bunu böyle yapacak anlamında söylemiyorum. Ama öğrenci açısından bunu düşünün. Bir insan bu ihtimali kafasının kenarına hemen yazar. Ben biliyorum ki, birçok üniversite öğrencisi denek olarak kullanılıyor" şeklinde konuştu.

Üniversitelilerin kullanılmasının Helsinki Bildirgesi'ne ve etiğe aykırı olduğunu belirten Bal, öğrencilere "para ve yurt dışı gezisi" gibi cazip tekliflerde bulunulduğunu kaydetti.

"YOKSUL NÜFUS EKMEK KAPISI OLARAK GÖRÜYOR"

Bal, "Benim en çok korktuğum şey, yoksul nüfusun bunu ekmek kapısı olarak görmesi. Hastanelerin kapısında kuyrukların olmasından korkuyorum. Bugün 10 çocuğundan 2'sini satışa çıkaran aileler var" diye konuştu.

"ÇOCUKLAR ÜZERİNDE BİLİMSEL DENEME YAPILAMAZDI"

Çocuklar üzerinde tıbbi deney yapılmasını yasaklayan TCK'nın 90. maddesinin 3. fıkrasında gece yarısı ilaç lobilerinin baskısıyla değişiklik yapıldığını öne süren Necla Bal, "Öncelikle şunu belirtmeliyim ki bunlar sadece tıbbi deneylerle sınırlı değil. Bunlar genel olarak 'bilimsel denemeler'. Yeni TCK hazırlanırken ilk defa bu konuda bir düzenleme getirildi ve bu düzenleme getirilirken çocukların bilimsel denemelerde denek olarak kullanılması tamamiyle yasak olarak yasalaştı" dedi.

1 Ocak 2005 tarihinde yürürlüğe girmesi gereken yasanın ertelendiği dönemde, ilaç lobisinin baskısıyla değiştirildiğini ileri süren Bal, "Yani önceden hiçbir düzenleme yokken 31 Mart gecesi değişti. Bu kadar ciddi bir şeyin meslek örgütlerinde, ilgili sivil toplum kuruluşlarında, hukuki açıdan ve toplumsal olarak tartışılması gerekmez mi?" şeklinde konuştu.

Bal, yasa çıktıktan sonra ilgili çevrelerin rehavete kapıldığını öne sürerek, "Yasanın ilk halinde çocuklar koruma altında olunca hepimiz rehavete kapıldık. Son gece uzatmadan sonra, son gece yarısı değiştirildi ve işte ondan sonra tartışma başladı. Çünkü yasayı hazırlayan hukukçular da yasanın bu haline karşılar. Hukukçular da çocuk hakları açısından değerlendiriyor. Yani yasanın bir de hukuki boyutu var" diye konuştu. Yasanın mevcut çıkmış haliyle çocukların anne ve babaların izniyle denek olarak kullanılmasına karşı çıkan Necla Bal, "Sizce bir ana-babanın çocuk üzerinde böyle bir tasarrufta bulunma hakkı var mıdır? Bu tartışmaya çok açık bir konu. Biz yasalarımızı değiştirdik. Ana-baba dövdü mü çocuğunu elinden alıyoruz. İki tokat atma hakkı bile bulunmayan ailenin, çocuğuna böylesi bir eziyet etme hakkının olması mantıklı mıdır, soruyorum?"

"AKADEMİK ÇEVRE İSE KARİYER YÜZÜNDEN SUSUYOR"

Deneklere verilen maddelerin 'ilaç' olmadığını, 'ilaç olmaya aday' maddeler olduğunu ve ölümle sonuçlanabildiğini vurgulayan Bal, genleri etkileyen genotoksit maddelerin, denek olarak kullanılan çocuklarda sakatlık ve ölüme yol açabileceği kadar, yıllar sonra doğacak çocuklarını da etkileyeceğini kaydetti. Türkiye'de 10 yıldır gizli olarak insanların ve çocukların denek olarak kullanıldığını hatırlatan Bal, Erciyes Üniversitesi, Marmara Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi'nde uygulamaların yapıldığını iddia etti.

MACARİSTAN VE TÜRKİYE'YE YÖNELDİLER

Batıdaki firmaların, 'beyaz ırktan denek bulamadıklarını' açıkladıklarını belirten Bal, yasak olmadığı halde insanların gelir düzeyi yüksek olduğu için buna itibar edilmediğini, bu nedenle Macaristan ve Türkiye gibi ülkelere yöneldiklerini kaydetti.

Bal, ilaçların denenmesinde beyaz ırk aranmasının sebebinin, ilacın ırklara göre farklı tepki vermesinden kaynaklandığını bildirerek, "Amerika'da Siyahlar, Kızılderililer ve Latin Amerikalılar, Avrupa ülkelerinde ise azınlıklar kullanılıyor. Muhtemelen bizim Türkler de Avrupa'da denek olarak kullanılıyor" diye konuştu.

Bal, Viox ve Celebrex ilaçlarının bu nedenle tüm dünyada ve Türkiye'de yasaklandığını ileri sürerek, "Viox'tan Türkiye'de 4 bin kişinin öldüğü tahmin ediliyor" dedi.

Yurt dışında insanların tazminat davaları açarak haklarını aradıklarını söyleyen Bal, Türkiye'de bu sistemin tam olarak yerleşmediğini, ölümün neden kaynaklandığını tespit edecek kurumların ise yetersiz kaldığını öne sürdü.

Türkiye'deki binlerce denemenin kamuoyunca yakından bilinmemesinde, yayınların Türkçe olmamasının etkisinin olduğunu dile getiren Bal, akademik dünyada da insanların kariyerlerinin zarar göreceği endişesiyle seslerini çıkaramadığını iddia etti.

Bilimsel denemeleri sadece yabancı ilaç firmalarının yapabildiğini savunan Bal, "Türkiye'de İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası, kendi web sitesinde ilan ediyor: Bu konuda ne tek kuruş yatırım yapabilme, ne de yakın bir tarihte formül geliştirme ihtimalimiz vardır" şeklinde konuştu.

Bal, yabancı firmaların da denemelerini, Türkiye'deki şubeleri aracılığıyla yaptırdıklarını, Türk doktorların ise eğitim ve araştırma hastanelerinde yapmaya çalıştıklarını dile getirdi.

DENEMELER NASIL GERÇEKLEŞTİRİLİYOR?

İlaç firmalarının deneğin "yaşama koşullarını" finanse ettiğini, bunun da 6 ay ile 2 yıl arasında değişen zamanlarda yapıldığını kaydetti. Bal'ın verdiği bilgilere göre deneme şöyle gerçekleşiyor:

"Önce laboratuar hayvanları üzerinde deneniyor; ancak bu denemelerin sonuçları insan için yüzde 100 garanti vermiyor. Öyle olunca da insanda mutlaka deneme ihtiyacı görülüyor. İnsanlarda 4 faz çalışma yapılıyor. Toksit tozlar tespit ediliyor. Öldürücü tozlar eleniyor. Yan etkiler gözleniyor. Toksit etkiler gözleniyor. 3. fazdan sonra hızla ruhsat veriliyor. 4. fazda ise deneme aşaması bitmeden ruhsat veriliyor. Deneme ilaç ruhsatlı olarak satıştayken devam ediyor."

"ETİK KURULLARI KONTROLLERDE YETERSİZ"

Bal, Sağlık Bakanlığı ve üniversitelerdeki etik kurulların ise yeterli kontrolü yapmadığını iddia ederek, "Deyim yerindeyse 'o etikler hep metik kurul'. Onlar etik filan değil" dedi.

SPONSORLUK NEDENİYLE ETİK DAVRANAMIYORLAR

Hekimlerin "sponsorluk" nedeniyle özgür ve etik davranamadığını, ilaç firmalarıyla yapılan antlaşma gereği yayın yapamadıklarını; aksi takdirde "milyon dolarlık tazminatları ödemek zorunda kaldıklarını" dile getiren Bal, deneme sırasında denekteki her aşamanın kaydedildiğinin; ancak gizli tutulduğunu söyledi.

Viox ve Celebrex'in ilaçlarına bağlı yaklaşık 27 binin üzerinde insanın hayatını kaybettiğini ileri süren Bal, deneme maliyetlerinin de ilaç masraflarının üzerine eklendiğini ifade ederek, her ilaç adayı madde için 300 ile 500 milyon doları arasında masraf yapıldığını, deneme pazarının maliyetinin yıllık 400-500 milyar civarında olduğunu kaydetti.

Bal, ilaç denemelerinin geri kalmış ülkelerde doğurduğu sonuçlar hakkında "Afrika feci durumda. Ne devlet ne de sağlık kurumlarının yapısı böyle bir şeyi engellemek için yeterli değil" değerlendirmesini yaptı.

Denekler üzerindeki bir araştırmada, hastaya verilen aday ilaç dışında bir başka ilacın verilmediğini hatırlatan Bal, aksi takdirde denemenin boşa gideceğini bildirdi. Türkiye'nin bu alanda hiçbir alt yapısı ve bilgisi olmadığını ileri süren Bal, "insanların bu konuda bilinçlenmesinin" üzerinde durdu.

Necla Bal, ilaç denemeleri konusunda insanların zarar görmemesi için Helsinki Bildirgesi'nin yeninden uluslararası tartışmaya açılmasını istedi.

"Gerçek gönüllülük olmalı, deneklerin adları gizli tutulmamalı, numaralarla adlandırılmamalı" önerilerini sıralayan Bal, ilaçların insanların üzerindeki etkilerindeki sorunlarla ilgili yetkili çevrelerin ve sivil toplum kuruluşlarının yeterince tepki vermediğinden yakındı. Bal, ilaç denemelerinin tamamına yakınının firmalar tarafından yapıldığını belirterek, her yıl 10 binden fazla maddenin denendiğini kaydetti. Denemelerde dikkat edilmesi gereken önemli bir hususun da "genetik modifiye maddeler" olduğunu söyleyen Bal, sözlerini şöyle tamamladı:

"O alanın insanın genleri üzerinde, insanın geleceği üzerinde ne gibi bir etki yaratabileceğini kimse bugünden öngöremez. O alandan da ciddi bir risk üstümüze geliyor. İşin özeti; Dimyat'a pirince giderken eldeki sağlıktan oluyoruz. Bu yasaya evet diyenler, 'bu ülkeye dışarıdan büyük paralar gelecek' diye kanunu değiştirdiler. Çağdaş Eczacılar Derneği olarak bu yasaya karşı Türkiye çapında imza kampanyası başlattık. Duyarlı insanların desteğini bekliyoruz."

(İHA)

1 2 3 4 5
 
DİĞER GÜNDEM HABERLERİ
 Ağca çıldırdı
 Belçika'da Fehriye'yi iade yasası
 Kuş gribinde savunma zirvesi
 Gökova 2 kez sallandı
 Otogarda çatışma: 2 ölü, 10 yaralı
 Uğur Mumcu anılacak
 Emeklilik işlemleri hızlanıyor
 Emniyet müdürlerinin gizli terör raporu
 Üsküdar Mahkemesi 20 yıl sanmış
 'Komutanım, çok kan lazım'
 Samsun araştırmasına milyonluk harcama
 Muayene ücreti düşüyor
 Hastane borcu başhekimi isyan ettirdi
 'Ölüm orucuna girerim'
 DTP'ye inceleme
 Atamada en şanslı olan sınıf öğretmeni
 MEB müsteşarına 6 ay hapis cezası
 Aşkın davasında Çelik dinlenecek
 Çankaya için siyah giyme şartı bitiyor
YILMAZ ÖZDİL
Serpil'i Ağca'nın mı öldürmesi gerekiyordu?
Mehmet Ali...
UMUR TALU
Devenin neresi...
Yanlış hesaplanmış.
O kadar.
FATİH ALTAYLI
Yazarlar ve veda
Bu hafta iki yazarımız Sabah okurlarına...
ERDAL ŞAFAK
Seçim ve erken seçim
Erdoğan dün tekrarladı: "Milletimiz...
'Artık İran'la müzakere etme vakti geçti'
Nükleer sancı sürüyor... İran, "Uzlaşalım" çağrısı yaptı. Ancak ABD...
Gaz krizinden sonra bu kez de 'et' misillemesi
Rusya'nın gaz fiyatını ikiye, misilleme olarak Ukrayna'nın da üs...
Her şeye rağmen Ulusoy başkan
Her şeye rağmen Ulusoy başkan
Futbol Federasyonu'nun başkanı 1.5 yıl aradan sonra yeniden Ulusoy...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Pazar Sabah | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv | Künye | Ana Sayfa
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Üretim ve Tasarım   Merkez Bilgi Grubu