kapat
   
SABAH Gazetesi
 
   Son Dakika
   Yazarlar
   Günün İçinden
   Ekonomi
   Gündem
   Siyaset
   Dünya
   Spor
   Hava Durumu
   Sarı Sayfalar
   Ana Sayfa
   Dosyalar
   Teknoloji
   Emlak
   Otomobil
   Detaylı Arama
   Arşiv
   Etkinlikler
   Günaydın
   Televizyon
   Astroloji
   Magazin
   Sağlık
   Cuma
   Cumartesi
   Pazar Sabah
   İşte İnsan
   Sinema
   20. YILA ÖZEL
   Turizm Rehberi
   Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
2005'e damgasını vuran filmler
2005'e damgasını vuran filmler


Ne yıldı ama... Birbirinden güzel filmler çıktı, Türk sineması büyük bir seyirci atağına geçti. Sizin favoriniz hangisi, Babam ve Oğlum mu yoksa Milyonluk Bebek mi? İşte bu yılın en iyileri 2005
Bu yıl ilk kez tüm dünyada giderek artan DVD çılgınlığı nedeniyle sinema tarihinde salon dışı gelirler (yani DVD ve çok az miktarda video gelirleri), salonlardaki gösterim gelirlerinin önüne geçti. DVD piyasası hızla gelişip yeni filmlerin yanısıra sinema tarihinin en ünlü ve yıllardır görülemez olmuş klasiklerini de meraklılarının evlerine sokmayı başarırken, sinemanın yüreği yine de salonlarda attı. Türkiye'de sayıları 900'ün üzerinde olan sinema salonlarında tam 221 film gösterime çıktı: 194 yabancı, 27 yerli olmak üzere...Yerli filmlerde belli bir artış vardı. Üstelik tüm gelirin yaklaşık yüzde 30'u, onların hasılatıydı. Yabancı filmlerde ise Hollywood ve Avrupa sinemalarının ardından ilk kez piyasaya giren ülkelerden de filmler geldi; Kore, Çin, İran, Ermenistan, Şili, Arjantin, Uruguay, vb...

TÜRK SİNEMASI ATAKTA
Türk filmlerinde "Hababam Sınıfı Askerde", "Hırsız Var", "Şans Kapıyı Kırınca", "Pardon", "Gece 11.45", "Döngel Karhanesi" gibi farklı başarı düzeyinde popüler komediler başı çekti. Kimi ustalar, yeni filmleriyle döndüler; Memduh Ün "Sinema Bir Mucizedir", Atıf Yılmaz "Eğreti Gelin", Erden Kıral "Yolda" ile... Siyasal tavırlı bir sinemadan Yeşim Ustaoğlu'nun "Bulutları Beklerken" ve İsmail Güneş'in "The İmam", deneyci ve kişisel bir arayıştaki genç yönetmenlerden "Meleğin Düşüşü" (Semih Kaplanoğlu, "Balans ve Manevra" (Teoman), "İki Genç Kız" (Kutluğ Ataman), "Banyo" (Mustafa Altıoklar), "Türev" (Ulaş İnaç) gibi çabalar geldi. Popüler bir sinemaya yenileyici bir tavırla yaklaşan kimi yönetmenler, bence en güzel işleri yaptılar; Yavuz Turgul'un "Gönül Yarası", 5 yönetmenli "Anlat İstanbul", Çağan Irmak'ın "Babam ve Oğlum" bunlar arasındaydı. Bunlara yılın tam sonunda gelen Yılmaz Erdoğan filmi "Organize İşler" ve bir ölçüde de Abdullah Oğuz imzalı "O Şimdi Mahkum" eklenebilir. Tolga Örnek'in "Gelibolu", Kazım Öz'ün "Uzak", Okan Altıparmak'ın "Takım Böyle Tutulur" gibi belgeselleri de ticari gösterime çıkabildi. Başka filmler de var elbette, hepsini sayamadım. Ayrıca yılın sonlarında jüri üyesi olarak katıldığım METRO grubu ve TÜRSAK işbirliğiyle yapılan kısa film yarışmasında da beni çok mutlu eden filmlerle karşılaştığımı söylemeliyim.

FANTASTİK SİNEMANIN ALTIN ÇAĞI
Yabancı filmler oldukça iyiydi. En zengin tür fantastik sinema oldu; "Yıldız Savaşları: 3. Bölüm", "Son Kurgu", "Batman Başlıyor", "Dünyalar Savaşı", "Mumya Evi", "Günah Şehri", "Kutup Ekspresi", "Talihsiz Serüvenler Dizisi", "Constantine", "Makinist", "Elektra", "Ölüler Ülkesi", "Charlie'nin Çikolata Fabrikası", "Gece Nöbeti", "Doom", "Harry Potter ve Ateş Kadehi", "King Kong" gibi filmler yıl boyu seyirciyi salonlarda topladı. Çok güzel biyografik filmler izledik; "Göklerin Hakimi", "Ray", "Milyonluk Bebek", "Kinsey", "Çöküş", "Karşınızda Peter Sellers", "Luther", "Son Sosyalist: Mitterand", "Cinderella Man", Çılgın Kardeşler" gibi... Canlandırma sineması kimi başyapıt düzeyinde filmler sundu; "İnanılmaz Aile", "İpler", "Robotlar", Madagascar", "Wallace ve Gromit Yaramaz Tavşana Karşı" gibi... Belgesellerde de iyi bir yıldı; "İmparatorun Yolculuğu", "Genesis: Yaradılış", "Kalküta'nın Çocukları", Savaş Tanrısı", "Vaat Edilen Cennet", vs. Çeşitli ülkelerden gelen filmler sinema dünyamızı zenginleştirdi. Örneğin Fransa'dan gelen "Kayıp Nişanlı", "Müziğimiz", "Ölümcül Çözüm", "Koro", "Bir Şans Daha", "Gilles'in Karısı", "Anthony Zimmer", "Adaletin Merkezi"gibi filmler kolay unutulmazdı. İspanya'dan "İçimdeki Deniz", "Gözlerimi De Al" ve "Kurt", İtalya'dan Ferzan Özpetek imzalı "Kutsal Yürek", Almanya'dan Fatih Akın imzalı "Solino" ve "İstanbul Hatırası"na ek olarak Wim Wenders imzalı "Bolluk Ülkesi", Rusya'dan "Dönüş" ve "Gece Nöbeti", Çin'den "Parlayan Hançerler", Ermenistan'dan "Vodka Lemon", Kore'den "Boş Ev" ve "Üç Sıra Dışı", Japonya'dan "Tony Takitani", Uruguay'dan "Whisky" gibi filmler, bizlere yeni ufuklar açtılar. Yunanistan'ın iki büyük ustasından Theo Angelopoulos "Ağlayan Çayır"la hayal kırıklığı yaratırken, Pantelis Voulgaris'in "Gelinler" çok dokunaklıydı. Danimarkalı Lars von Trier de bu kez "Manderlay"le tam bir düşkırıklığı uyandırdı. Ve de elbette Amerikan sinemasından gelen, büyük stüdyoların dışında oluşturulmuş bağımsız sinema örnekleri. "DahaYaklaş"tan "Gün Batarken"e, "Dört Kardeş"ten "Elizabethtown" a, "Sideways"den "Şiddetin Tarihçesi"ne daha bağımsız, cesur ve sinema dilini yenileyici filmler...

FESTİVALLER RENKLİ GEÇTİ
Yılın en önemli ödüllerinden Oscar'larda "Milyonluk Bebek" en iyi film, yönetmen (Eastwood) ve kadın oyuncu (Hilary Swank) ödüllerini birden alarak sürpriz yaptı. Ray Charles biyografisi "Ray" ise Jamie Foxx'a ödül getirdi. Cannes Festivali'nde Belçikalı Dardenne kardeşler "Çocuk"la ikinci kez Altın Palmiye'ye uzandılar. Jim Jarmusch'un "Kırık Çiçekler"i ikinci olurken, oyuncularda jüri Amerikalı Tommy Lee Jones ve İsrailli Hanna Laslo'yu onurlandırdı. Berlin ve Venedik ise bu yıl marjinal filmlerle, daha çok sanat sineması yönünde bir tavır koydu. Ve sonbahar aylarında bizim ünlü ve anlı-şanlı Antalya festivalimiz de tıpkı onlar gibi yaptı, "Türev" ve hemen ardından "İki Genç Kız" filmlerini taçlandırarak yeni ve genç sinemanın sırtını sıvazladı. Kimbilir, belki de 42. yılında Antalya'ya böyle bir gençlik aşısı gerekiyordu. Antalya'nın aynı zamanda bu yıl ilk kez uluslararası düzeye geçtiğini, bu ilk ve zorlu sınavı başarıyla verdiğini not düşmek gerekiyor.

Beş maddede Türk filmleri listem şöyle;
1. GÖNÜL YARASI
2. BABAM VE OĞLUM
3. ANLAT İSTANBUL
4. ORGANİZE İŞLER
5. TÜREV

İşte yaklaşık 190 film arasından en iyi 10 filmim:
1. GILLES'İN KARISI
2.
DAHA YAKLAŞ
3. MİLYONLUK BEBEK
4. RAY
5. BOŞ EV
6. ŞİDDETİN TARİHÇESİ
7. CENNETİN KRALLIĞI
8. ANTHONY ZİMMER
9. KUTSAL YÜREK 1
0. İMPARATORUN YOLCULUĞU
DİĞER AJANDA HABERLERİ
 'Sinema' hediye edin
 Dışarı çıkmadan önce
 Afganistan'daki tek renk kadınların mavi burkaları
 Bu organizasyona Süpermen mi dayanır?
 Yamakasi geri döndü
 Bu kadarını beklemiyorduk!
 Dışarı çıkmadan önce
 Dışarı çıkmadan önce
 7 gün 7 gece
 Albüm
 Picasso İstanbul'da
 Kaplan gibi sıçra yılan gibi sürün
 Aman Tanrım bu Farinelli!..
 Kadın DJ'lerin gece mesaisi
 Papatya gibisin beyaz ve ince
 Cilalı Brit Pop çağından sesler
 Güzel olduğunuz kadar küstahsınız da!..
 7 gün 7 gece
 Kumpanya yola devam ediyor
    Yazarlar
    Alışveriş
    Yaşam
  » Ajanda
    Güncel
    Gezi
ATİLLA DORSAY
Biri çocuklara diğeri büyüklere
Zathura: Bir Uzay...
Yıldırım devrimler
Yıldırım devrimler
F.Bahçe Başkanı, 100. yıl başarı planını oluşturdu. Hedef; her sezon...
Vallahi pişmanım
Vallahi pişmanım
Yıldırım'ın "Federasyon Serkan'ı FIFA'ya ihbar etti" sözleri için...
Gün ola Köşk'e çıka!
Başbakan Erdoğan, Siyaset Meydanı'nda, geçmişte kestirip attığı...
Rektör Aşkın'a 76 gün sonra tahliye kararı
Cumhuriyet Savcısı'nın Aşkın hakkında yurtdışına çıkış yasağı konması...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.