kapat
   
SABAH Gazetesi
 
    Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Arşiv
    Etkinlikler
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cumartesi
  » Aktüel Pazar
    Otomobil
    Sinema
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Turgay Noyan @ SABAH
 

İstanbullu olmak

Şimdi İstanbul'da olmak vardı anasını satayım" diye başlar, "Köprüde balık - ekmek yemek" diye devam eder... İstanbul sevgisini, hasretini bu kadar güzel ifade eden ikinci bir şarkı var mıdır, bilemiyorum... Ama gerçek bir "İstanbul sevdalısı" olan beni her dinlediğimde acayip etkiler... Şarkının söz ve müziği Şanar Yurdatapan'ındır. Almanya'dan dönemedikleri yıllarda yüreğinde duyduğu İstanbul hasretini dile getirmiştir... Şarkıyı Melike Demirağ kadar güzel yorumlayan kimse çıkmamıştır. Çıkacağını da sanmıyorum. Çünkü Melike, o İstanbul hasretini Şanar'la birlikte bizzat yaşayan kimsedir. Çünkü Melike de gerçek bir İstanbullu, İstanbul sevdalısıdır... İstanbul'u sevmek, İstanbul sevdalısı olmak... Bu sözler bana geçtiğimiz dönemde İstanbul'da bilboardları süsleyen bir kampanyayı hatırlattı. "Ben İstanbulluyum" diyordu birçok ünlü, resimlerinin yer aldığı afişlerde... Aralarında gerçekten İstanbullu olan, olmaya çalışanlar da vardı, öyle bir çabası olmayanlar da... Bir milyondan 12 milyona çıkarak inanılmaz nüfus patlaması yapan bu kentteki herkesin doğma büyüme İstanbullu olması imkansız. Ama kültür olarak, şive olarak hepsinden önemlisi mantık olarak İstanbullu olabilirler... Ben Gaziantepliyim. Bizim İstanbul'a geldiğimiz yıllarda, insanlar İstanbullu olmak için gayret sarf eder, önce dillerini düzeltirlerdi. O zamanlar nezaketsizlik yapanı "Başka İstanbul yok" diye uyarırlardı. Sonra... Sonra, İstanbullu olmamak, köyünü İstanbul'a taşımak, canım İstanbul kültürünü, dilini yok etmek prim yapar hale geldi. Bugün kafanızı kaldırıp tabelalara baktığınızda, Anadolu'nun herhangi bir kasabasının veya köyünün kültürünü yaşatma derneğine rastlayabilirsiniz. Ama Türkçemizin, mimarimizin en güzellerine sahip, İstanbul kültürü ile ilgili bir şey göremezsiniz... İstanbul denilince benim aklıma ilk olarak o mükemmel camilerin silüetleri, Kız Kulesi, Boğaz, karşıdan karşıya koşuşturan şehir hattı vapurları ve onlarla birlikte uçup havada yolcuların attığı simitleri kapan martılar gelir. Ya iskeleler!... Bir Moda ve eski Kadıköy iskelesine bakın, bir de yakın yıllarda yapılan deniz otobüslerinin "teneke yığını" gecekondu kültürünü hatırlatan iskelelerine... Aradaki fark İstanbullu olmakla, olamamak arasındaki farktır. Aradaki fark önündeki mükemmel örneklerin farkına bile varamayan, varmak istemeyen öteki mantığın farkıdır... Son günlerde şehir hattı vapurları, üzerlerine asılmış kocaman bez afişlerle dolaşıyorlar. Vapurlar, ulaşımın birleştirilmesi adına belediyeye devredilmiş. Sendika, mensuplarının işten çıkartılmasından korkuyor... Beni de korkutan çok şey var. Ben dünyanın en tehlikeli deniz geçitlerinden biri olan boğazda ehil ellerde olmayan gemilerin yapacakları yanlışlıklardan, doğacak facialardan korkuyorum... Ben canım şehir hattı vapurlarımızın da, tramvaylar gibi yok edilmesinden, İstanbul slüetinin değişmesinden korkuyorum. Ben 'Daha çok para getirir' diye, kalan bir iki iskelenin de kabapçı yapılmasından korkuyorum. Bu kadar tecavüzcü varken İstanbul'u sevmek de amma zor iş be kardeşim...

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Denizde kaç bayrağımız var?   / 06-03-2005
 Altın yumurtlayan tavuğu kesmek   / 27-02-2005
 İstanbullu olmak   / 13-02-2005
 Kadir Topbaş'a açık mektup   / 06-02-2005
 Yıkıldık ey halkım   / 30-01-2005
 Amacımız ne olabilir?   / 23-01-2005
 Kayıp bir filonun ardından   / 09-01-2005
 Babanız balığa çıkıyor mu?   / 02-01-2005
 Amatörlere müjdem var   / 19-12-2004
 Denizdeki Varlık Vergisi   / 12-12-2004
    Aktüel Pazar Yazarlar
    Güncel
  » Hobi
    Röportaj
    Gurme
    İyi Yaşa
GÜNTAY ŞİMŞEK
THY eğitim uçağı alıyor
Daha önce pilot sıkıntısı...
STELYO BERBERAKİS
Yorgun Mülteciler
25 yıl önce Yunanistan'a kaçan Sinan...
BELKIS KILIÇKAYA
Bir Mektup
Paris gibi bir başkentte 70 milletle iç içe...
YASEMİN TAŞKIN
İki Yanlış Bir Doğru Etmez
Türk kadınların polisten...
FİKRET AYDEMİR
İnternet Çağında Sosyalizm
Avrupa'nın en solcu genel...
TURGAY NOYAN
Çağa ayak uydurabilmek
Okurların hoşgörüsüne sığınarak...
REFİK DURBAŞ
Barış için bir dakika
Birinci Körfez Savaşı sırasında -...
Deterjan kısırlık yapabiliyor
Deterjan kısırlık yapabiliyor
Böcek ilacından bulaşık deterjanına, kullandığımız pek çok ürün...
Şeker bir salgın gibi yayılıyor
Şeker bir salgın gibi yayılıyor
Şeker hastalığı dünyada ve Türkiye'de en hızlı artış gösteren...
"Niye Kürtlere yardım ediyorsun?"
Ferhat Şenatalar bir yardımsever. Hayatını ihtiyacı olanlara adamış.
Kazanmak için önce kaybetmek şart
"Yıllar önce albümüm 3 buçuk milyon satınca şaşırdım, biraz da...
Dağın Laik Şeyhi
Velid Canbolat, Lübnan Dağları'nda kuş uçurtmayan, inançlarını yüzyıllardır...
İçkiyle kumar olmaz
Ülke çapında son yıllarda yaşadığımız en büyük gıda felaketi patlak vermeden...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.