kapat
   
SABAH Gazetesi
 
    Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Arşiv
    Etkinlikler
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cumartesi
  » Aktüel Pazar
    Otomobil
    Sinema
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Ali Poyrazoglu @ SABAH
 

Aman ruhunuzu üşütmeyin

Efendim, ben sürekli "Büyük kentler eziyetli yerlerdir, madem şu İstanbul'un sıkıntılarına katlanıyorsunuz, nimetlerinden de yararlanın" derim ya hani... Şehir pahalı, pis, delik deşik... Havası da suyu da kirli... Ne yazı yaz, ne kışı kış. İstanbul deniz kenarında denize hasret bir kent. Sağa baksan yalnızlık, sola baksan sıradanlık...

Ama insanın aklını başından alacak kadar da güzel ve alımlı. İstanbul'un ardında yüzyıllara dayanan bir kültür birikimi var. Bu kültür hazinesinin aydınlattığı kentin gölgesi ruhumuza yansımıştır. Aşk, insanı bir gölge tiyatrosu perdesine dönüştürür. Zihninde kurduğun, bir düşünceye dönüştürdüğün, taptığın sevgilinin gölgesinin yansıdığı bir perdeye. Bedene can veren düşüncedir. Düşünceye saygı, kendinden başkalarını anlamaya, onlarla iletişim kurmaya, onların öyküleriyle ilgilenmeye yöneltir insanı. Öykülerdir insanları düşündüren ve eğlendiren...

Kukla sanatı insanla birlikte doğan ilk sanatlardan biriydi. Amacı bütün sanatlar gibi doğayı, insanı, dünyayı anlamaya, öğrenmeye, keşfetmeye, değiştirmeye ve yenilemeye dönüktü. Müzik, şiir, resim, kukla, heykel, dans, tiyatro, sinema dediğimiz zaman zaman ayrışan, zaman zaman iç içe geçen dilleri yarattı insanoğlu... Sanat bugün de dün de yaşamın sıkıntılarını göğüslemesi, yalnızlığı yenmesi için hep yanı başında durdu insanoğlunun... Dünyadan geçmek bir meydan okumadır. Sanat, meydan okuyanları taçlandırmak için vardır. Sanatla iç içe bir yaşamı seçenler tacı kendileri takar başlarına. Yani demem o ki, şu ele avuca sığmaz, başıbozuk kentin yararlanılacak nimetleri de var. Tiyatrolar, sinemalar, kitapçı dükkanları, galeriler, konser salonları... Vahalar var; soluklanıp dinleneceğiniz, içinizi durulaştıracak vahalar...

İstanbul bütün sıkıntılarına karşın dillere destan bir dünya kentidir. Örneğin Paris de öyledir, Roma da... İstanbul onlar gibi güzelliklerini ortaya sermez. Saklamıştır. Bir kapının, bir duvarın, bir perdenin arkasına. O perdeyi aralayıp arkasına bakacak olursanız içinizi ferahlatacak vahalarda bulursunuz kendinizi. Tiyatro ve sinema bu vahaların en heyecan vericilerindendir. Özellikle tiyatroda seyirci oyunun önemli ögelerinden biridir. Yaratım sürecinin, oyunun bir parçası olursunuz orada. Ama en heyecan verici güzellikler sizi arada bir ziyaret eden güzelliklerdir. Bazen de açarsın kapıyı arkası bomboş. "Eh hani burda şey vardı, yok..." Yok ya, sizi mi bekleyecekti hep!.. İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de, Adana'da, Trabzon'da, Van'da tiyatrolar açıldı... Sinemalarda yeni filmler başladı... Sergiler, konferanslar, paneller...

Müzeler sizi bekliyor. Operalar, bale gösterileri, konserler sizi bekliyor. "Şu kentlerin bütün sıkıntılarına katlandık ama güzelliklerini, kültür-sanat nimetlerini ıskaladık" demek istemiyorsanız, açın gazetelerin eğlence sayfalarını, kültür sanateklerini -varsa tabii- doğru tiyatroya, sinemaya, konsere, baleye, operaya... Havaya mavaya aldırmayın, atın kendinizi yaşamın içine. Güzellikler bekletilmeye gelmez. Bahar gibidir güzellikler, gelir... Sonra birden gidiverir. Ruh soğukta üşür... Çok üşür... Sanatla kültürle iç içe bir yaşamınız olursa kışın donmazsınız, en azından ruh üşümesinden gitmezsiniz.

***


Bu yıl da oyunlarımızı İş-Sanat'ta sergiliyoruz. Bugün 15.00'de "Ödünç Yaşamlar"ı oynuyorum. Kocamustafapaşa'da Semaver Kumpanya saat 15.00'de "Mem ile Zin"i sergileyecek. Profilo Kültür Merkezi'nde Tiyatro Kedi "Kamelyalı Kadın"ı seyircilerle buluşturuyor. Yine saat 15.00'de. TÜYAP'ta Kitap Fuarı da açıldı. Çevrenizde sizlere sunulmak için güzellikler hazırlanıyor. Çıkın keşfedin size sunulan güzellikleri... Kış geliyor, dikkat edin ruhunuzu üşütmeyin...

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Usta ve çırak   / 16-01-2005
 Kovulamayacağı mız tek cennet... (2)   / 02-01-2005
 Kovulamayacağımız tek cennet (1)   / 26-12-2004
 Ev sahibim niye delirdi anlayamadım   / 19-12-2004
 Ortalık tipsiz dolu...   / 05-12-2004
 Hoşgeldin Bülent...   / 21-11-2004
 İnsanoğlu pek bi tuhaf canım...   / 14-11-2004
 Genel istek üzerine...   / 07-11-2004
 Paris'ten sevgilerle   / 31-10-2004
 Aman ruhunuzu üşütmeyin   / 24-10-2004
    Aktüel Pazar Yazarlar
    Güncel
  » Hobi
    Röportaj
    Gurme
    İyi Yaşa
ALİ POYRAZOĞLU
Şimdi bunlar ne kuşu?
Geçen hafta iki eski dostla...
ÖNCEL ÖZİÇER
Arkadaşım
Tehlikeli İlişkiler isimli filmde John...
'Selüloz manyakları'nın haz nesnesi
'Selüloz manyakları'nın haz nesnesi
Uğruna fan kulüpler kurulan, müdavimleri arasında Hemingway ve Van...
62 yıldır yemek yemedi
62 yıldır yemek yemedi
Hint fakiri Prahlad Jani, 8 yaşından beri aç ve susuz yaşıyor.
Aşkı da ihaneti de acıyı da tattım
Yıllar geçti ama o güzelliğinden, zerafetinden hiçbir şey kaybetmedi.
Beyin okuyan Türk Amerika'da çığır açtı
Newsweek'in son sayısına konu olan Prof. Turhan Canlı'nın beyin...
"İnfaz" yöntemleri aynı
Kurtlar Vadisi'nin son günlerde işlenen bazı cinayetlere esin kaynağı olduğunun...
Kortların yıllanmış şarabı
İran kökenli Ermeni ailenin Amerikalı oğlu Andre Agassi sadece tenisin genç...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.