kapat
   
SABAH Gazetesi
 
    Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Arşiv
    Atina 2004
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
  » Sağlık
    Cumartesi
    Aktüel Pazar
    Otomobil
    Sinema
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Fanatik aşığın özgüveni eksik.
Sevebilmek yetenek gerektiriyor

Fanatik aşığın özgüveni eksik.

Aşık olunan kişiye bağımlılığı uzmanlar 'her tür olumsuz koşula rağmen ondan ayrılamamak' olarak açıklıyor. Bağımlı aşık, kendisine verilen tüm zararlara, aldatılmaya, hatta dayağa rağmen ilişkiden ve partnerinden vazgeçemiyor

Aşka bağımlı olmakla, aşık olunan kişiye bağımlı olmak arasında fark olup olmadığını, aşkın bağımlısı olmanın nasıl bir ruh hali olduğunu International Hospital'da psikolog olarak görev yapan Ferahim Yeşilyurt'a sorduk. Psikolog Yeşilyurt, aşkı bir yönüyle 'fanatizm', bir yönüyle 'psikotik bir durum', bir yönüyle de 'duyguların içinden çıkılmaz bir noktaya taşındığı tartışmalı bir ruh hali' olarak tanımlıyor. İşte, aşkın bağımlılık halini sorgulayan sorularımız ve aldığımız yanıtlar:

Aşkta bağımlılık diye bir şey var mı?
Evet, var. Aşık olunan kişiye bağımlılık, her tür olumsuz koşula rağmen ondan ayrılamamaktır. Çünkü aşık, kendisine verilen tüm zararlara, eziyete rağmen ilişkiden ve partnerinden vazgeçemeyebilir. Bu yüzden, özellikle ülkemizde, sürekli aşağılanan, dayak yiyen birçok kadın, eşlerine daha sıkı sarılıyor, kopamıyorlar.

Aşık olunan kişiye bağımlılıktan korunmak için neler yapmalıyız? Bazen bağımlılık ilişkisi karşılıklı ihtiyaçların karşılanması şeklinde de gerçekleşebilir. Örnek verecek olursak; yoğun ilgi beklentisi içinde olan histriyonik kişilik yapısı ile anti-sosyal kişilikler, bu konuda iyi bir ikili oluştururlar. Anti sosyallerin yaptığı güç gösterileri (vurma, kırma, yaralama v.b) ya da riskli davranışlar, 'senin için kendimi öldürürüm' gibi sözler, intihar girişimleri, histriyonik kişilikler için bir ilgi davranışı olarak yorumlanır ve bu ilişki çevredekilerin şaşkın bakışları içinde sallantılarla sürer gider. Oysa, bağımlılık ilişkisi; özgüven geliştirilmesi, kişiler arası ilişkilerin geliştirilmesiyle değiştirilebilir. Ancak bu durum, uzun süreli psikoterapiyi gerektirebilir. Bağımlılıkta aşk söz konusu olabilir. Ancak, daha çok bağımlı olanın aşkı şeklinde ortaya çıkar. Bağımlı olan, saplantılı bir şekilde aşık olduğu insana endeksli yaşar.

Bağımlılık ilişkiyi nasıl etkiliyor?
Bağımlılık özgüven eksikliği ile paralel giden bir durumdur. Bağımlı olan kişi ile birlikte, ilişki zamanla bir bağımlılık ilişkisine dönüşebilir. Bu durumda bağımlı olan kişi, karşısındaki kişiyi yüceltir. Hatta, bu yüceltme çoğu zaman karşı tarafta kötü etkilere yol açabilir. Bu kişi, bağımlılık halini, alışkanlığa, karşı tarafın göreviyle özdeşleştirmeye kadar götürebilir. Bağımlılık hali, kişiyi mağdur kılabilir.

Türkiye'de çiftlerin bağımlılık hali mi ağır basıyor?
Türkiye'de durum biraz daha farklı. Çünkü birçok evlilik, toplumsal ve ekonomik gerekçelerle yapılıyor. İlişkilerde bağımlılık aşkın dışında bir şeydir. Bağımlılık nedeniyle birlikte olan pek çok çift var çevremizde. Burada tekrar vurgulanması gereken ana fikir, kadının veya erkeğin özgüven eksikliğidir. Bir taraf ya da her iki taraf da, ilişkinin dışında bir ilişkiyi götürebilme konusunda kendisini yeterli hissedemeyebiliyor.

Bağımlılık, 'mutlu aşk yoktur' sözü ile açıklanabilir mi?
Aşkın ömrü hakkında yapılan araştırmalar, nörobiyoloji ile yakından ilgili. Bu araştırmalar, aşkın üç - dört yıl sürdüğüyle ilgili bulgular veriyor. Ancak bence, aşkın ömrünü nörokimyasallardan öte, günümüzün şartları kısaltıyor. Aşkın yüceltilmesinde kavuşamama, ayrılık, aşk acısı gibi temalar önemli yer tutuyor. Günümüzde insanlar, birbirine daha çabuk ulaşabiliyor, internet ile birlikte bir de aşkın sanal olanı ortaya çıktı. Oysa eskiden, sadece mektup, belki telefon sayesinde aşkı yaşamak büyük emeğe ya da fedakârlığa dönüşebiliyordu. Hayat eskiye oranla daha kolay, mesafeler ise daha kısa. Victor Hugo ile Juliette arasındaki yazışmalar yaklaşık 20 bin gönderiden oluşuyor. Günümüzde kaç kişi, aşkına 20 bin mektup yazabilir ki?
DİĞER SAĞLIK HABERLERİ
 Aldatma Rekoru Kadınlara Geçmek Üzere
 Fanatik Aşığın Özgüveni Eksik.
 Kalorisi Az Demeyin Light Diye Çok Yemeyin
 İhtiyaçtan Değil, Kendinizi Bütünlemek İçin Aşık Olun
 Ünlü Hamileler İş Başında
 Ünlüler Annelik İçin Gün Sayıyor
 Nasıl İnce Kalıyorlar?
 Sevginin Fazlası Zarar
 Bir Hayal Gerçek Oldu: Ömür Boyu 'füze' Meme
 Anne Karnındaki Bebeğin Fotoğraf Albümü Hazırlanıyor
 Günde Bir Aspirin Beyin Kanaması Riskini Azaltıyor
 Karalahana Kısırlık Nedeni
 Hafızamızı Güçlendirmek Mümkün Mü?
 Damar Sağlığını Koruyanın Kafası Daha İyi Çalışıyor
Erdoğan'ın düğününde onun da şöhreti arttı
Erdoğan'ın düğününde onun da şöhreti arttı
Tasavvuf müziğini dünyaya sevdiren, neyzen Ömer Faruk Tekbilek,...
Ünlü mankenler bu kez tamamen kapalı
Ünlü mankenler bu kez tamamen kapalı
Fashion TV'nin 'İstanbul Fashion Week 2004' adı altında düzenlediği...
Buzlar yine erimedi!
Buzlar yine erimedi!
Tilda-Erol Tezman çifti, dün gece Büyükada'daki yazlık evlerinde...
Doğum gününü bedavaya getirecek
Doğum gününü bedavaya getirecek
Pınar Altuğ, 4 Eylül'de 30 yaşına giriyor. Altuğ'un, dostlarını...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.