kapat
   
SABAH Gazetesi
 
  » Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Arşiv
    Etkinlikler
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cumartesi
    Aktüel Pazar
    Otomobil
    Sinema
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Abdurrahman Yildirim @ SABAH
 

En kötüsü yarıda bırakmak

Yaşanan devalüasyon, fırlayan faizler, daralan likidite ve kredilerin yüzde 30'unun batmasıyla 2001'de tam dört temel bankacılık riski aynı anda gerçekleşti. Bankaların üçte biri battı. 81 olan sayı 49'a düştü. Kamu kesimi, batan özel bankalardan 17.3 milyar dolar, kamu bankalarından 21.9 milyar dolar olmak üzere 39.3 milyar dolarlık yük üstlendi. Halbuki çok değil, bir yıl kadar önce devlet düşen faizlerden dolayı çok kazandığı gerekçesiyle bankalara 500 milyon dolarlık vergi salmıştı. Bir de, dört bankadan 1 milyar dolar almıştı. 2001 krizine kadar bankalar devleti sırtlamıştı, sonrasında devlet bankaları sırtladı.

Program için önemi
Krizin etkisiyle bankacılıkta yapısal değişiklik başladı. Devlet, bankacılığa sıkı bir düzen ve denetim getirmek istiyor. Uluslararası konjonktür de bunu gerektiriyor. 2002'de uygulanan Bankacılığı Yeniden Yapılandırma, aynı zamanda Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı'nın önemli bir ayağı. Bankaların yeniden kredi verir hale gelmesi, özel sektör eliyle kalkınmayı finanse edecekti. Bankacılığın sermaye sorunu halledildi gibi. Bitişikteki tablo BDDK'ya ait. Veriler yüzde 31 gibi çok yüksek bir sermaye yeterlilik rasyosuna ulaşıldığını ortaya koyuyor. Hatta bu kadar sermayenin üzerine oturulması, risk alınmaması bir sorun. Sermayenin hantal bir şekilde kullanılması sonucunu doğurabilir.
Sermaye takviyesi yapılmış olmasına karşılık henüz bankacılık reformu tamamlanmış değil. Nitekim Devlet Bakanı Ali Babacan'ın açıklamalarından, hazırlanmakta olan yeni ekonomi programının üç önemli ayağından birinin bankacılık olacağını öğreniyoruz. IMF de Türkiye'den banka reformunu tamamlamasını istiyor.

Sorun ne?
Kamu kesimine bu kadar yük olan, krizde yeniden yapılandırması için en çok uğraş verilen, 1999 ortasından bu yana altıncı yasayı çıkarmaya hazırlandığımız, hükümeti ve ekonomi yönetimini bunca uğraştıran sorun nedir?
Yukarıdaki tablolarda Türk bankacılığının diğer ülkelerle karşılaştırması var. Biz geçmişte bankacılığı çok kârlı gördük. Ama öyle olmadığını yaşayarak anladık. Bu iş o kadar kolay olsaydı, bunca banka batmazdı. Ayakta kalanlar da yabancı ortaklıklara gitmeyi tercih etmezdi.

Aracılık maliyeti yüksek
Gerek aktifler, gerek mevduat ve krediler ile özkaynaklar, Türk banka sektörünün küçük kaldığını gösteriyor. Bunda aracılık maliyetlerinin vergilerden dolayı yüksek kalmasının payı büyük. BDDK araştırdı: Yüzde 37 net faiz verilen mevduatın kredi kullanıcısına banka komisyonu hariç maliyeti yüzde 56. Aradaki fark 20 puan. Para sisteme girmekten çekiniyor. Ve böyle bir sistemden para kullanmanın avantajı kalmıyor. Yukarıda görüldüğü gibi, Türk şirketleri yurtiçindeki kredilerden daha çok yurtdışından borçlanmaya gidiyor. Son dört yılda bu borçlanmanın stoku 10 milyar dolar artmış ve 38 milyar dolara çıkmış. Bankalar kredi de kullandıramıyor.

Makas değişikliği
2001 krizine gelinceye kadar bankalara dendi ki, para toplayın, iştirakler edinin ve ekonomiyi büyütün. Şimdi deniyor ki; bu yanlış olmuş. Kademeli şekilde iştirakleri elden çıkartın. Sadece para toplayıp para satın. Bu parayı kendiniz kullanmayın. Ama iştirakler de ortada. Çocuk dünyaya gelmiş bir kere.
İşte Türk bankacılığı böyle keskin bir makas değişikliğine zorlanıyor. Tren eski rayından çıkartılmış, yeni rayına da henüz konulamamış. Reforma asıl bu nedenle devam edilmeli. En kötüsü yarıda bırakmak. Devam edeceğim.

Sonuç
"Sonu hayırlı olan her şey iyidir"
(İngiliz Atasözü)

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 IMF ile kritik karar piyasalarda havayı yine döndürür mü?   / 04-08-2004
 Sanayi kabuk değiştiriyor ama istihdam yaratamıyor   / 03-08-2004
 Makinistin dikkati trenin raydan çıkmasını önler mi?   / 02-08-2004
 Yeni yatırımcı gelmezse uyarıcı yazı da bulamazsınız   / 15-07-2004
 Yeni düzen rekabeti korumalı sistemi yabancılaştırmamalı   / 14-07-2004
 En kötüsü yarıda bırakmak   / 13-07-2004
 764 bin kişi borsadan uzak   / 12-07-2004
 Erken seçimin konuşulduğu ülkede reel faiz düşer mi?   / 09-07-2004
 Türkiye'yi etkileyecek olay yığılması eylülden ekime kayıyor   / 08-07-2004
 AB heyecanı ve IMF anlaşmasıyla bonoya, borsaya ve arsaya devam   / 07-07-2004
YAVUZ SEMERCİ
2 milyon $ rüşvet istenmiş olabilir mi?
Bir ilaç...
İLKER SARIER
Üç altın heykel
İki komşu ülkenin hükümdarları...
SERVET YILDIRIM
Akaryakıtta zam baskısı
Böyle giderse akaryakıt...
ABDURRAHMAN YILDIRIM
Yabancıların borsada kurduğu tuzak!
İstanbul Borsası'nda...
Soydu ama kaçamadı
Avcılar'da banka şubesini kurusıkı tabancayla soymayı başaran...
Aşirette iç savaş: 5 ölü
Diyadin'de Sivio Aşireti'ne mensup iki ailenin kavgası beş kişinin...
IMKB
E: 19,049 D:% -1.95
DOLAR
S: 1,486,000 D:% 1.09
EURO
S: 1,780,000 D:% 0.45
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.