kapat
   
SABAH Gazetesi
 
  » Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Arşiv
    Etkinlikler
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cumartesi
    Aktüel Pazar
    Otomobil
    Sinema
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Omer Celik @ SABAH
 

Grinin yüzleri...

(Sofya).

Masalların ve ütopyaların ortak kaygısı ile siyasetin amaçları arasında paralellikler vardır. Yoksulluğu, açlığı, yoksunlukları, kültürel dışlanmışlıkları ve her türlü ayrımcılığı sona erdirmek, toplumun kenarına itilmiş olanları daha iyi bir hayata kavuşturmak gibi temel değerler ve hedeflerdir bunlar.
Tek fark, masallar ve ütopyalar "temenni ederken", siyaset "gerçekleştirmeye" çalışır.
Bu nedenle masalların ve ütopyaların dünyası ne kadar "pembe" ise, siyasetin dünyası da o kadar "gri"dir.
Doğu Avrupa'dan ya da Balkanlar'dan Avrupa'nın ortasına ya da batısına doğru bakmak, "grinin beyaza bakan yüzü" ile "siyaha bakan yüzü" arasında gidip gelen bir tarihin kılcal damarlarını hissetmeyi kolaylaştırıyor.
Avrupa coğrafyasına damgasını vuran tarih, geçmişte, siyahın tüm renkleriyle tanıştırdı buranın halklarını. Savaşlar ve yoksulluklar altında geçen, dini ya da etnik fanatizmin hakim olduğu kapkara dönemler yaşandı. Acının o derece derinleşmesi belki de, şimdi barışın ve bütünleşmenin değerini ortaya çıkarıyor.
Avrupa Birliği düne kadar birbiri ile karşı karşıya gelmiş ulusları bugün ortak değerler etrafında kümelendirdiği için bu kadar ciddi bir sinerji yaratıyor.
Ve, AB'nin Balkanlar'ı ve Doğu Avrupa'yı bu bütünleşme stratejisinin parçası yapmaktaki ustalığı, büyük bir tarihi tecrübenin bugünün realpolitiğine nasıl dönüştüğünü göstermesi bakımından çok kayda değer.
Avrupa'nın doğusunu merkez alarak, hem orta ve Batı Avrupa'ya, hem de Doğu Avrupa'nın daha doğusuna baktığınızda ise karşınıza çıkan gerçek çok net.
Bir bütünleşme stratejisi ile AB'nin sınırları Doğu Avrupa'da bitmiyor.
Eğer AB bir tarihsel derinlikten güç almak istiyorsa, değerler temelinde işleyen en büyük küresel örgüt olmanın cazibesini korumayı amaçlıyorsa, coğrafyayı bir "kapalı sistem" haline getirmekten kaçınmalı ve kapıları açık bir "siyasi iletişim zemini" olarak değerlendirmelidir. Bunun anlamı, Türkiye'yi içine almayan ve hatta Rusya'yı da içerecek bir bütünleşme stratejisi üretmeyen AB'nin eksik kalacağıdır.
Çok yakın zamana kadar hür dünyanın bittiği yer olan Doğu Avrupa'nın bugün soluduğu özgürlük, gelecek planlarını daha dinamik hale getiriyor doğal olarak. Çok kısa bir zaman önce buralarda solunan hava ile şimdi solunan arasında büyük farklar var.
Bunu görerek Ortadoğu'ya bakıldığında ise, Ortadoğu'nun ne kadar hızlı hareket etmesi gerektiği bir kere daha görülüyor. Değer üretemeyen, refah, özgürlük ve hukuk üretmede derin sorunları olan Ortadoğu her geçen gün biraz daha tarihin gerisine düşüyor.
Batı'nın, Doğu Avrupa'yı hür dünyanın parçası yapmaktaki "kolaylaştırıcı" rolünü Ortadoğu'da fazlasıyla oynaması gerekiyor.
Ortadoğu'yu Avrupa değerlerini tehdit eden bir coğrafya olarak ele almak bu bakımdan çok sakıncalı. Doğu Avrupa'yı belli değerler etrafında bütünleşmenin parçası yapan reflekslerin Ortadoğu için çok daha gerekli olduğunu görmek gerekiyor. Dayatma ve baskı olmadan bu bölgeyi diriltmek dünya barışının da anahtarı konumundadır.
Ortadoğu ya da İKÖ coğrafyasının ise din ve etnik asabiyete dayanan kutuplaşmaları aşan dinamikleri öne çıkarması zorunludur. Din ve etnisite temelinde parçalanan, sonra din ya da etnisite ekseninde kurulan ittifaklarla bütünleşme yolları arayan bir coğrafya olmaktan çıkmadan, Ortadoğu, barışla, refahla ve özgürlükle tanışamaz.
Özgürlükten ve hukuktan güç alan değerler etrafında işleyen bir toplumsal dil ve siyaset biçiminin Ortadoğu'ya egemen olması şarttır. Bu bölgenin özgürlüğe ve hukuka dayanan gelecek arayışının, "dini fanatizme dayanan ütopyalar" ya da "etnisiteye dayanan milliyetçi masallar" dünyasından çıkarılıp, siyasetin gerçek dünyasına aktarılması için gerçekçi, doğru ve hızlı davranmak gerekiyor.

***

Dünya her zaman olduğu gibi grinin odağında duruyor. Bunu grinin beyaza yakın tarafına götürmek de, siyaha yakın tarafına ötelemek de, insanoğlunun elinde.
Doğu Avrupa, bir zamanlar otoriter bir ideolojinin ve katı bir sistemin ütopyasının Avrupa'daki acı tecrübesiydi. Şimdi ise tüm eksiklere rağmen arayı kapatmaya çalışan bir dinamizm üretiyor. "Grinin beyaz tarafı"na geçmek için hızlı yol alıyor.
Aynı acı tecrübeleri dini ya da etnik parçalanmalar sebebiyle yaşayan dünyanın diğer yerlerine, kaybedilen zamanın ne kadar büyük olduğunu anlatması bakımından çok önemli bir gösterge bu...

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Cevabı meçhul sorular...   / 28-07-2004
 Kendi kendini terhis eden adam...   / 26-07-2004
 Büyük acıya karşı insanlık borcu...   / 25-07-2004
 Hangi Avrupa?   / 23-07-2004
 Hep aynı hastalık   / 09-07-2004
 Grinin yüzleri...   / 07-07-2004
 Sol siyasetin dünyalılık problemi   / 05-07-2004
 Değişimci istikrar   / 02-07-2004
 Bir güvenlik stratejisi olarak laik değerler   / 30-06-2004
 Güvenliğin maliyeti   / 28-06-2004
ERDAL ŞAFAK
Tahran'daki cesur insanlar
Başta SABAH Yazıişleri Müdürü...
AHMET HAKAN COŞKUN
İran ve Türkiye
İran ile Türkiye arasındaki en güncel,...
MEHMET BARLAS
Artık her şeyi çocuklar da duysun!
"Çocuklar Duymasın"...
ÖMER ÇELİK
Geçmiş, gelecek ve şimdiki zaman
(Tahran)
Batı ve...
Bir star yedeğe
Bir star yedeğe
Otoritelere göre Alex ile Van Hooijdonk'un bu sistemde birlikte...
Zıpkın gibi geliyorum
Zıpkın gibi geliyorum
F.Bahçe'nin yeni sambacısı Alex, "Yorgun değilim, hatta futbolu...
CHP'de rapora tepki: Mizah gibi
CHP'de yönetime sunulan ve üç muhalifin ihracını isteyen raporun...
Meclis 4 Ağustos'ta toplanacak
TBMM Başkanı Bülent Arınç, Meclis'i 4 Ağustos 2004 Çarşamba...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.