kapat
   
SABAH Gazetesi
 
  » Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Arşiv
    Euro 2004
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cumartesi
    Aktüel Pazar
    Otomobil
    Sinema
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Umur Talu @ SABAH
Tel:
0537 660 71 21
Fax:
0212 280 05 51
 

Demokratikleşme derken sadede gelinir

Demokratikleşme, hukuk devleti vesaire derken, sadede varırsınız. "İnsani, vicdani, hukuki, demokratik" denilen her şeyin arasından para, piyasa, pazar yine o sevimli yüzünü gösterir.
Bir maymuncuk gibi kilitli kapılara sürülür, bir çekiç gibi sert duvarlara vurulur, bir havuç gibi nazlı, ürkek tavşanlara uzatılır, mükellef bir sofra gibi iştahlı boğazlara sunulur.
İşvesini yapar, göz kırpar.
Kokusuyla baştan çıkarmaya soyunur. Devlet ile vatandaş salt "hovarda tüketici"ye indirgenir.
Ordu milyarlarca dolarlık bir ihale havuzu haline gelir.
Neyin gerçek ihtiyaç olup olmadığı bir yana bırakılıp büyük, daha büyük alımların sinyalleri verilir.

***

Onca yasa, şunca değişim çabası, bunca toplumsal, siyasi, demokratik olgunlaşma girişiminden sonra...
Başbakan'ın Fransa gezisinde olduğu gibi paranın sesi konuşturulur.
Masaya nükleer santrallar, Airbus uçaklar, silah alımları konulur.
Cüzdanların ucu gösterilir, keseler şıkırdatılır, "piyasa"nın dansına davet edilir muhataplar.
Çünkü, "demokratik Fransa'nın demokratik merkez sağ hükümeti" de...
Çünkü, "demokratik Türkiye'nin demokratik muhafazakar demokrat hükümeti" de...
Binbir demokratik, insani, siyasi taklanın ötesinde, nihayetinde "piyasa"nın, nihayetinde "iş iştir dünyası"nın gereklerine vakıf, en sıcak diyaloglarını iş adamlarıyla kurmaya yatkın "gerçekçi" insanlardan oluşur.
Fransa'yı "demokratik" bir ülke kılan, tarihin mezarlıklarına karışmış yüz binlerce isimli, isimsiz insanın ulusal ve evrensel mücadeleleri de...
Türkiye'nin kalbini, aklını, ruhunu demokratikleşme güzergahında tutabilmek için ezaların, cezaların, cefaların, acıların içinde hayatını vermiş, yahut ömrünü sermiş insanların hayalleri de...
Yeterince ikna edici olmaz.
Gelişmiş, demokratik, nispeten varlıklı ülke de...
Gelişmeye, demokratikleşmeye, insanileşmeye, hukukileşmeye çabalayan nispeten yoksul ülke de, bütün insani, vicdani, ahlaki birikimleriyle sonunda "piyasa"nın cilvelerine sürüklenir.

***

İnsan hakları, Helsinki şartları, Kopenhag vesaire kriterleri, birer insani, demokratik, evrensel "Avrupa değeri" olarak salınıp dururken...
İş adamları, iş iştir dünyası ve iş bilenin kılıç kuşananın siyasetçileri, son sözü söyleyecek "değer"in, piyasa, pazar, alışveriş, ihale, para olduğunu bilirler.
Onun dili sürülür cepheye.
Nükleer santrallardan şu kadar... Airbus uçaklardan bu kadar... Askeri ihalelerden o kadar. Fransa'nın insanileşme tarihi karşısında da...
Türkiye'nin tarihi insanileşme çabaları karşısında da, bu "nihai ve realist" dil, etkin olabileceği kadar, utanmazcadır.
Muhtemelen çoğu kimsenin kavrayışında böyle değildir.
O yüzden, sizin başka değerleri, tarihi, insanı ve demokratikleşme süreçlerini daha fazla önemseyen, "piyasa"nın bu küstah muhabbetinden sıkılan, tiksinen haliniz, Fransa'da da, Türkiye'de de, "gerçeklere Fransız kalmak" sayılır.
Dert değil!
O zaman şunları sorup bitireyim: Türkiye'nin nükleer santrallar kurması bu halkın kararı mıdır?
36 yeni Airbus uçak, gerçekçi bir ihtiyaç mıdır?
Çıtlatılan askeri alımların tümü hepimizin yararına mıdır?

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Raylardaki ölüm tuzağının hesabı verilmeli   / 23-07-2004
 Demokratikleşme derken sadede gelinir   / 22-07-2004
 Bilgi çağında vicdani bilginin kaybı   / 21-07-2004
 Özgür insanlarla özgür bir hasbıhal   / 20-07-2004
 Hayat ve Hayad   / 19-07-2004
 İktidar, işçi ve memuru sevebilir mi?   / 18-07-2004
 Teröriste dair efsanelere birkaç tokat   / 16-07-2004
 Kaymak tabaka yağ tabakası olduğunda   / 15-07-2004
 Dere tepe düz gittik, icmale vardık   / 14-07-2004
 Uzun ve zinde yaşamın cenazeleri   / 13-07-2004
UMUR TALU
Demiryolu kalmalı, Bakan gitmeli!
Önce sakin...
MUHARREM SARIKAYA
"Demiryolu komünist işi..."
ANKARA-İstanbul otobanı yeni...
İşte oğul Saddam'ın 'demir bakiresi'
Devrik Irak lideri Saddam'ın oğlu Uday'ın sporculara işkencelerinde...
Ağlama Duvarı out ağlatan Duvar in!
Kudüs denince akla gelen yerlerden biri Yahudiler'in ünlü ağlama...
Dere geçerken at değişmez
Dere geçerken at değişmez
Yöneticiler, Hagi'nin gönderilmesinden yana. Ama Canaydın, kulübün...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.