kapat
   
SABAH Gazetesi
 
    Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Arşiv
    Euro 2004
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
  » Cumartesi
    Aktüel Pazar
    Otomobil
    Sinema
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Evimizin can damarı Mutfaklarımız
Evimizin can damarı Mutfaklarımız
Öneriler

Evimizin can damarı Mutfaklarımız

Mutfaklar, evimizin en sıcak bölümüdür. Ancak bu mekanı dekore ederken dikkat etmemiz gereken şeyler de var. İşte harika bir mutfak için ipuçları
Yeni bir güne güzel başlayabilmenin yolu mutfaktan geçiyor. Kahvaltıya zaman ayırabilmek aslında güne sakin ve neşeli başlayabilmenin anahtarıdır. Kısa da olsa, gün içindeki programların paylaşıldığı, gazetelere bir göz atılıp, ilk haberlerin alındığı hoş bir sohbet anıdır kahvaltılar. Erken kalkmışsanız, sabah güneşin doğuşunu sıcak bir çay ya da kahveyle seyredebilirsiniz. Genellikle zamansızlıktan çabucak bir şeyler atıştırarak geçiştirdiğimiz kahvaltının sağlık için önemini benim anlatmam doğru olmaz. Ben sadece bu önemli işi üç boyutta cazip hale getirmenin yollarını sizlere anlatabilirim. Çoğumuz kahvaltımızı mutfakta ederiz. Bu açıdan buranın dekorasyonunda dikkat edilmesi gereken noktalar vardır. Dağınık bir mutfağa girip, birikmiş bulaşık yığınını, tezgah üstlerindeki kirleri görmenin ne kadar sıkıcı olduğunu bildiğimizden, bu mekanın yemek hazırlama ve yeme eylemlerinden sonra toplanmasında fayda vardır. İştahınızın yerine gelmesi, yemekten zevk alabilmeniz için derli toplu bir mutfağınız olmalıdır. Toplanabilmesi için de son derece fonksiyonel, tamamen sizin alışkanlıklarınıza özel ve mekanınıza uygun tasarlanması gerekmektedir. En baştan stoklama ve depolama ünite sayısının olabildiğince fazlalaştırılması, ileride aletlerin çeşitliliği ve miktarı arttıkça bunların yerleştirilmesindeki sorunları azaltır.
Yemek hazırlama sırasında mutfak tıpkı bir arı kovanına benzer. Çalışma tezgahının olabildiğince uzun olması hazırlık aşamasını rahatlatır. Bu tezgahın leke tutmayacak ve çizilmeyecek bir malzemeden seçilmesi gerekir. Piyasadaki hazır mutfaklarda zaten ön görülüyorsa da, şayet eski bir tezgahınız varsa, duvarla birleşme yerine mutlaka bir "L" izolasyon parçası çekilmelidir. Tezgah altı ankastre dolaplar ve buzdolabının ön yüzünün de aynı şekilde kaplanması görsel bütünlük açısından iyidir. Davlumbaz seçerken havayı iyi çekiyor olması, şıklığından daha önemlidir. Mutfaklarınızda tezgah aydınlatmasını en baştan belirlemeniz gerekir. Özellikle yemek hazırlık aşamasında o kadar çok alet çalışır ki, tezgah üstü priz sayılarını da olabildiğince arttırmakta fayda var. Bazılarımız için televizyon mutfakta da izlenilen bir obje olduğundan güvenlik açısından sisteminin ankastre yapılmasını öneririm.
Mutfakta sadece hoş bir görüntü almak için aydınlatma yapılmaz. Aynı zamanda aydınlatmanın mekandaki eylemlere yönelik, fonksiyonel olması da gerekir. Mutfağı yemek odası bölümünden ayrılan taraf budur. Zira romantik bir akşam yemeğinde loş bir ışık hoşumuza gitse de, aynı ışıkla patates doğrarken elinizi kesebilirsiniz! Genel bir fonksiyonel aydınlatma yapılıp, ihtiyacınıza göre bölgesel veya noktasal ışıklandırmalar ilave edebilirsiniz. Lambaları ayarlanabilen seçip, çalışacağınız yere yönlendirmeniz de doğru bir çözümdür. Tezgahların üstten gizli aydınlatılması ise son derece gereklidir.

Sofra Zevkimiz İçin Dekor
Hafta içi işe, hafta sonları ise, spor ya da diğer aktivitelere yetişebilmek için hemen iki lokmada bir şeyler atıştırmak alışkanlığımızdan kurtulabilmek için size evinizde ailenizle güzel bir sofra hazırlamayı öneririm. Hafta sonları dışarıda kahvaltı yapmak da değişik bir zevk ve özellikle çocuklar için eğlenceli de olsa, ev kahvaltılarının özel bir yeri vardır. Her zaman yapamadığımız bir paylaşımdır bu. Tarifleri okumak, sonucunu heyecanla beklemek, masanın kurulması gibi. Üstelik bunları çocuklar üstlenmişse, büyüklere ayrı bir mutluluk verir! Bulaşık sohbetleri de cabası... Çoğu ailede masa başında tüm bireylerin toplanıp, hem yemek yiyip, hem de sohbet ettiği paylaşımlar kaybolmuş durumda. Oysa her bireyin kendi işleriyle geçirdiği günün sonunda bence aile bütünlüğünü en iyi bulabildiğimiz an sofradır. Tıpkı dostlarımızla buluşmalarımız gibi. Sofra zevki paylaştıkça büyür.
Sofralar aileyle, dostlarla zenginleşir. Epeydir farkediyorum, insanlar restoranlarda birlikte yemeyi tercih ediyorlar. Resmi yemekleri anlıyorum da arkadaşlarımla evimi tercih ediyorum. Çok fazla günlük yemeğe düşkünlüğüm yoktur, hatta yaşamak için yiyenlerdenim. Ama ben bu konuda çok şanslı sayılırım, çünkü eşim mükemmel yemek yapar, hem de ağdalısından Fransız mutfağı. Belki bu açıdan da bana kolay geliyor, dostlarımı evimde ağırlamayı daha çok seviyorum. Ayrıca çok da pratik, böylelikle oğlum Jean-Emre'nin gece yatırılma sorunu da çözülmüş oluyor! Bütün yoğunluğuma rağmen, evimde misafirlerime aperatifinden antrelerle başlayıp, tatlı ve dijestifle biten kendimce güzel bir sofra hazırlamayı çok seviyorum.

Hayal Gücünü Zorlayın
Geleneksel olarak yemek odalarının dekorasyonunda karşıyayıcı ve sıcaklık hissi verdiğinden kırmızı hakimdi. Bordo rengi şık ve gösterişli, turuncu ise sıcak olarak nitelendiriliyordu. Bugün ise sofra takımınıza uygun her türlü masa örtüsünü kullanabiliriz. Düz ya da sade, şık bir işleme ile beyaz veya krem tabak takımı içindeki yemeğin ön plana çıkmasını sağlayan, göze de hitap eden, güzel bir kompozisyondur. Renkli örtüler ve cam bardaklar özellikle modern stildeki tabak takımıyla çok uyumlu olur. Çiçekli desenler ise, neşeli bir dekor tamamlayıcısıdırlar. Sofra kurmak, mekanın kendisi kadar önemli bir mizansendir. Bazı Asya ülkelerinde masada herkese aynı tabak takımını kullanmak yerine, gelen kişilerin mevkine, meslekleri ya da ilgi alanlarına göre farklı tabaklar kullanılabilmekte. Örneğin, bahçeye meraklı bir kişi için yeşil tabak ve yanında çiçekli peçete koyarken, bir fotoğrafçı içinse tabağı beyaz bir tabak ve siyah bir peçete olarak değişebilmekte.
Fikir olarak insanın hayal gücünü zorlayan, ama aynı zamanda çok hoş bir renkliliğin sergilenebileceği, güzel bir dekor oluşturur bu. Siz de deneyebilirsiniz! Gene mönünün temasına uygun sofra takımı sunabilmek de ilginç bir dekor yaratır. Örneğin, italyan yemekleri için toprak tabaklar, bistro havasında kare peçeteler, pizza için büyük, ahşap yuvarlak tabaklar, küçük kaselerin yanında bagetler ise çin yemekleri için. Bunları düşünerek zenginleştirmeniz hem eğlencelidir, hem de masanızda farklılık yaratırlar. Aile sofralarınız için kocaman bir salata çanağı samimi, sıcak bir ortamı hissettirirken, eski bir çorbalık ya da pilavlık ve kristal cam bardaklar akşam yemeğinde seremonik bir atmosfer yaratırlar. Masalarınıza koyacağınız çiçekleri mutlaka vazo içine koymak zorunda değilsiniz.
Romantik bir akşam yemeği için çiçeklerin taç yapraklarını örtünün üstüne saçabilir, yaz günlerindeki bir öğle yemeğinde peçetelerinizi dereotu dallarıyla tutturabilirsiniz. Yemek odalarının aydınlatılması çok önemli ve ustalık gerektiren bir husustur. Yanlış bir ışıkla onca emek vererek pişirdiğiniz yemeklerin çok çirkin, hatta bayatlamış gözükmesine engel olamayabilirsiniz. Burası, tıpkı salonunuz gibi, misafirlerinizi ağarladığınız, sizi ifade eden, önemli bir bölümdür. Aydınlatmanın da bunu destekler şekilde yapılması uygun olur. Doğal ışık bu mekanda da huzur verir, olabildiğince yararlanın. Yapay aydınlatma ise, tabaktakileri çok fazla aydınlatmamalıdır. İstenilen atmosferi destekleyebilecek bir kaç tip aydınlatmanın yapılması daha doğru olur. Bu bölümde de genel aydınlatmanın yanı sıra noktasal aydınlatma tercih edilebilir. Böylelikle masa üstü ile çevresi ayrı ayrı değerlendirilebilir.
Mum ışığı hoş, özel, gizemli bir atmosfer yaratır ama etrafın çok fazla karanlık kalmasına da mani olmak gerekir. Açık renk örtüler ışığı yüzey yapısına bağlı olarak yansıtabilirler. Yarı endirekt aydınlatma yapılması daha uygun olur.

Meltem Etcheberry

DİĞER GURME HABERLERİ
 Bu terasta manzara doyuruyor
 Bir tatlı huzur almaya gelebilirsiniz
 Sıcak günler için buz gibi bir mola
 Boğaz'ın yeni eğlence durağı
 En güzel manzaralı kebapçı
 Bir Akdeniz evi lezzet durağı oldu
 Ödüllü şeflerin mutfağı
 Şarabı bir de bağevinde için
 Pazara özel bir kahvaltı
 Istakoz bahane ama balık şahane
 Fenerbahçe kıyısında özel bir lezzet durağı
 Günbatımının ideal adresi
 Beyoğlu'na yeni bir soluk geldi
 Tombak'ta tatlı anlar zamanı
 Gurmelerin en beğendiği restoran
 Fındıklı süt reçelini denediniz mi?
 Komşu adalardan gelen lezzet
 Farklı lezzetler aynı mönüde
 Artık kokteyl yapmak daha kolay
    Cumartesi Yazarlar
    Güncel
    Yaşama Dair
    Sinema
  » Gurme
Sosyete bu ilaçla 24 saat eğleniyor
Sosyete bu ilaçla 24 saat eğleniyor
Amerika ve Avrupa'daki jet sosyetenin son gözdesi, uzun süre uyumadan...
Sihirli bir dokunuş
Sihirli bir dokunuş
Çok eski kültürlerin faydalı, değerli ve hatta mucizevi varlıklar...
Fakirliği çok iyi tanırım
İhsan Tavşancıl 58 yaşından sonra yayınlanan romanı "Deligüllü" de...
Bir Faulkner klasiği daha
William Faulkner'ın "Köy"ü taşralı orta sınıfın doğuş ve yükselişini...
Masumiyetin içindeki canavarlık
Amerikan bağımsız sinemasının usta ismi Gus Van Sant'ın sıradışı filmi Fil, bir...
Hayatın unuttuğu ruhlar
Amerikan bağımsız sineması, sistem tarafından emilerek bir ölçüde cazibesini...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Bilgi ve Yaşam | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.