kapat
   
SABAH Gazetesi
 
  » Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Arşiv
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cumartesi
    Aktüel Pazar
    Bilgi ve Yaşam
    Otomobil
    Sinema
    Çizerler
    Kampüs
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Umur Talu @ SABAH
Tel:
0537 660 71 21
Fax:
0212 280 05 51
 

Ne desem ki...

Öğretimin engebeli yollarındaki "kader" sınavlarına gireli epey olmuş. Üstelik sadece iki sınava girmiştim; 6 yaşında yatılı ilkokula girerken, bir de sadece üç üniversitenin ekonomi bölümlerini yazdığım ve beni ilkine taşıyan üniversite sınavı.
Elbette ikisi de "kaderim"de etkili oldu.
Esas olarak birincisi. Kişiliğimin ve deyim yerindeyse, ruhumun oluşmasında.
İkincisi ise, beynimin dolmasında ve o kişiliğin tercihlerinin belirlenmesinde. Ama öğrendiğim ve hissettiğim her şey de onların eseri değil.
Hem çok deneyimli, hem pek çağdaş sayılmam bu meselede.
Pervin Kaplan'ın "stres ve gerilim"e karşı işi bilenlerden aktardığı tedbirleri bilebilecek uzmanlığım da yok. Şu anda beni "stres"e sokan da tam bu mesele.

***

Uzmanların dedikleri, her dönem, her çocuğa, her aileye "mantıklı" öneriler.
2.5 milyon dolayında çocuk ve genç...
2.5 milyon ayrı insan hikayesi ve yapısı. Ama sınavın, hepsi o kapıya eşit koşullarda gelmişçesine yaptığı muameleye benzer şekilde, uzman taktikleri de "soyut" çocuklara, gençlere yönelik.
Elbette, tek tek her birine özel ne söylenebilir ki böyle mecralarda. Ancak, her biri bir ev, bir aile, bir umut, bir hayat ve çok somut.
Dolayısıyla, o somut insanlara, soyut taktik verme cüretim yok.
Hiç tanımadığım Ayşe'ye, Mehmet'e, Emre'ye, Zeynep'e ve ötekilere "dünyanın sonu değil ya" demek gelmiyor içimden bir türlü.
Hiç tanımadığım annelerine, babalarına; imkanlarını, umutlarını, hayallerini ya da umutsuzluklarını hiç bilmediğim ailelere, "çocuklarınızın, sınav sonucu ne olursa olsun, gözünüzden düşmeyeceğini, sevileceğini ve değerli olacağını anlamasını sağlayın" da diyemem kolay kolay.
Bunu hep tekrarlamak isterim de, bir sınav vesilesiyle damdan düşer gibi nasıl ahkam keseyim.
Bir sürü anne, baba o sınavların "başarısız" saydığı çocuklarını çok seviyor zaten.
Bir sürü çocuk ya da genç de, "dünyanın sonu olmadığını" biliyor ama, bu tür sınavların kaybedenleri için "dünyanın başlangıcı"nın nerede olacağını da bilemiyor.

***

Öyle ya; şu liseye girebilirsen, üç, beş yıl sonra, üniversite kapısındaki 2 milyon genç arasında nispeten şanslı olacağına dair bir güzergah var.
Güzergah öyle kesin garantiler de taşımıyor üstelik.
Bir hesaba göre, üniversiteye girmeyi "başarmışlar" da dahi, bu "başarı"nın, istediği yer, girdiği bölümün iş umutları ve o işteki mutluluk gibi kriterler açısından "umut ve mutluluk katsayısı" yüksek olabileceklerin sayısı 30 bin kadar.
"Dünyanın sonu" saymamamız gereken sınav, "başka türlü dünyalara ilişkin hayallerin sonu" sayılıyorsa resmen, ne diyebileceğiz.
"Bill Gates" ve benzerleri ne kadar teselli olabilir, bilmiyorum.
Onların iş hayatında başarılı ve zengin olduklarını biliyorum da, Psikolog Ayşe Altan'ın dediği gibi "mutlu" olup olmadıklarını bilmiyorum.
"Başarısız" bir öğrenim yolculuğunun tesellisi, başarılı, mutlu ve zengin bir işadamı olmaksa, bu sınavlara giren ve giremeyen milyonlarca çocuk yanmış zaten.

***

Gördüğünüz gibi bende pek öğüt yok. Ama her halükarda hayatı sevmenin, ona asılmanın, öz güvenin ve hayata, insana dair sonsuz merak ve öğrenmenin, insanı daha insan, dünyayı daha umutlu kılacağına dair inancım var.
Sınavlı ya da sınavsız.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Yarından önce, bugün, yavaş yavaş ölürken...   / 06-06-2004
 Kimyası bozuk bir dönemin anısına   / 04-06-2004
 Vicdanlara rağmen bu ısrar neden!   / 03-06-2004
 Bu özgürlük size ne de yakışmış!   / 02-06-2004
 Yerli Çelebi'ler yine sahnede   / 01-06-2004
 Ne desem ki...   / 31-05-2004
 Yaşar Kemal'e, haddim olmayarak...   / 30-05-2004
 Şebekenin Türkiye şubeleri hatırınızda mı?   / 28-05-2004
 Cesaret gazlaşıp buhar olurken...   / 27-05-2004
 "Dipsiz medya"nın kara sularında...   / 26-05-2004
EMRE AKÖZ
Şu Alex meselesi...
Birkaç gündür özellikle ...
MEHMET ALTAN
Kadınlar Cehennemi
Dünkü Radikal gazetesinde, kırsal...
UMUR TALU
Sahici trenlerle oynayan çocuk
Ve zaman dediğimiz nedir...
İşte Dan Brown'ı yıkan ikili
ABD'li iki gencin kaleme aldığı ve 500 yıl önce Venedik'te yazılan...
Ebu Garib'ten çuvalla çıktı
Tahmin edeceğiniz gibi burası Irak. Fotoğraftaki kişi de...
Karar Hagi'nin
Karar Hagi'nin
Oyun kurucu olarak düşünülen Djalminha ve Gallardo arasında tercih...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Bilgi ve Yaşam | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.