kapat
   
SABAH Gazetesi
 
  » Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cumartesi
    Aktüel Pazar
    Yaşama Dair
    Sinema
    Hobi
    Çizerler
Günaydın
ATV
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Omer Celik @ SABAH
 

AB'nin stratejik eşiği

Alman Şansölyesi Gerhard Schröder'in Türkiye ziyareti, Türkiye'nin AB'den müzakere tarihi alması bakımından önemli bir ziyaret olarak şimdiden kayıtlara geçti. Fakat ziyaretin boyutları, Türkiye'nin AB'den müzakere tarihi almasıyla sınırlı değil. Aynı zamanda AB'nin bir "siyasi eşiğe" geldiğini de gösteriyor bu ziyaret.
Türkiye açısından AB'den müzakere tarihi alınmasının kazanımları konuşulurken, esasında bunun AB açısından ne tür kazanımlar doğuracağı da giderek daha açık görülüyor. Transatlantik'te ortaya çıkan çatlaktan, Batı bloku ile ötesi arasındaki "değerler soğuk savaşı"na kadar dünyayı omurgasından etkileyen sorunların çözümü bakımından Türkiye'nin AB üyeliği "kilit rol" üretiyor.
* * *
AB içinde Fransa ve Almanya'nın yarattığı ağırlık merkezi, özünde eşitlerin işbirliğini yaratan AB içindeki küçük ülkeleri rahatsız ediyor. Bu rahatsızlığın yanı sıra büyüyen ve hantallaşan mekanizmaları ile AB, kendi içine kapanan, kendi iç sorunlarına odaklanan bir birlik haline gelme riskiyle her zaman karşı karşıya.
Bu da açıkça gösteriyor ki, AB gibi "siyasi entegrasyon" biçimleri, yerinde saymaya başladığı andan itibaren "erimeye" başlar; dışa açılmak zorundadır. Dışa açılarak büyümek bu tür siyasi entegrasyonlar için son derece kritiktir. Bu, iki yolla olur; siyasi ve kültürel değerler bakımından zenginleşmek ve coğrafi olarak önyargısız olmak.

Eğer AB siyasi ve kültürel değerler bakımından "coğrafi determinizm"i ve "Avrupamerkezcilik"i aşan bir irade ortaya koyamazsa, önündeki "stratejik eşiği" aşamayacak demektir. Konuyla ilgili bütün stratejistlerin kabul ettiği gibi, AB'nin kendini yeni bir düzlemde "tazelemesinin" ve Transatlantik'te ortaya çıkan çatlağın "stratejik zayiatı" haline gelmesinin önüne geçebilmesinin tek yolu öncelikle Türkiye'yi AB "siyasi değerler coğrafyası"na dahil etmektir.
Bu açılımın belli bir zamanlama ile Rusya'nın da eklenmesiyle tamamlanması kaçınılmaz gözüküyor.
Türkiye konusunda AB çevrelerinde ortaya çıkacak bir tereddüt, AB'nin dünyanın geri kalan bölgelerinden koparak Orta Avrupa gündemine sıkışmasına yol açacaktır.
Bu da siyasi değerler birliği olarak kurgulanan AB'nin "siyasi ontoloji"sine aykırı bir durumun ortaya çıkması demektir. Siyasi değerler yerine, coğrafi determinizmin ve Avrupa içindeki güç mücadelesinin AB'yi kuşatması riski de bu noktada iyice güçlenmektedir.
* * *
Öte yandan Irak Savaşı'yla beraber Transatlantik ilişkilerde ortaya çıkan çatlağın giderilmesine dönük tüm siyasi ve stratejik hazırlıkların, haziran ayında İstanbul'da yapılacak NATO zirvesinde şekilleneceği hatırlanırsa, Türkiye'nin AB'nin küresel güç olmasının "siyasi gerek şart"larından biri olduğu görülür. Türkiye, Atlantik ittifakının dinamiklerinden biri olduğu gibi, Transatlantik ilişkilerle dünyanın geri kalanı arasındaki ilişkilerin "stratejik tercümesi" açısından da temel rol sahibidir.
Bu bakımdan AB "küresel güç" haline gelecek açılımları yapmak için Türkiye'nin stratejik imkanları ile "derin iletişim" kurmaya mecburdur.
Türkiye'nin AB'den müzakere tarihi alması sadece Türkiye'nin meselesi değildir. Türkiye'nin AB'nin "siyasi coğrafya"sına dahil olması, hem özelde AB açısından gerekliliktir, hem de Transatlantik ilişkilerin geleceği açısından pozitif bir dinamiktir.
Alman Şansölyesi'nin ziyareti, bilinen gündemin dışında, bu sembolik/stratejik gündemle de değerlendirilerek tarih kaydına alınmalıdır..

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Jeo-politik ve siyasi değerler   / 08-03-2004
 AB ve Büyük Coğrafya   / 07-03-2004
 Şehrin ruhu...   / 05-03-2004
 Sağcı sol...   / 03-03-2004
 Değerler ve araçlar   / 01-03-2004
 Sorumluluk üretmek...   / 29-02-2004
 AB'nin stratejik eşiği   / 27-02-2004
 Siyasi fikir ve iyi yaşam   / 25-02-2004
 İyi yaşam ve yerel perspektifler   / 22-02-2004
 NATO ve Büyük Ortadoğu   / 18-02-2004
ERDAL ŞAFAK
Zenginler ve yoksullar
Adana, Mersin, Gaziantep'i...
MANSUR FORUTAN
Van'da üç etkinlik girişimi. Sonuç: 3'ün 1'i...
Dünkü...
MEHMET BARLAS
Köklü partiler de erir ve hatta yok olabilir!
Siyasi...
ÖMER ÇELİK
Kural, kuralsızlık ve meşruiyet
NEW...
SAVAŞ AY
Üniversitede eroin koması!
İKİ sarsıntıyı art arda...
SAİT GÜRSOY
ÖSS'de konu değişikliği yok
Son günlerde Öğrenci Seçme...
Yıldırım çöküş
Yıldırım çöküş
Kartal'ı 100. yılında şampiyon yapan 'kurmay heyeti'nden Demirören ve...
Temlik kavgası
Temlik kavgası
Bankalar bu parayı yönetimden alamazsa, Özhan Canaydın'ın kapısını...
"Kökümüz Atatürk"
Yerel seçim kampanyasında ilk açık hava mitingini Aksaray’da yapan...
'Cumhur onlara gösterecek'
'Cumhur onlara gösterecek'
Başbakan Erdoğan "Tabelasında Cumhuriyet olan Cumhuriyetçi olmuyor"...
AB kararı verdi: Bu maaşla adalet dağıtılmaz
AB kararı verdi: Bu maaşla adalet dağıtılmaz
Türk hukuk sistemini inceleyen AB heyeti, 10 yıllık hakimlerin bile...
Harçlık vermeyen kocaya dava aç
Harçlık vermeyen kocaya dava aç
Ankara Barosu, kadınlara haklarını hatırlattığı kitapçıkta ilginç...
 
    Ana Sayfa | Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon
Spor | Hava Durumu | Sarı Sayfalar | Günaydın | Bizimcity | Çizerler | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Cumartesi | Aktüel Pazar | Yaşama Dair | Sinema | Hobi
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.