kapat
28.06.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi


Dünyadan
Spor

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Finansbank

 
ÇETİN ALTAN(caltan@sabah.com.tr )

Bağdat Caddesi'nde artan "satılık" daireler...

Bilmem aldanıyor muyum ama, Bağdat Caddesi'nde gözüme çarpan, pencerelere yapıştırılmış "Satılık kat" yazılarında, bir artış varmış gibi geliyor bana...

Borçlanmaya dayalı aşırı tüketim modasının, sonunda hız kesmeye başladığını mı haber veriyor bu "satılık" levhaları; yoksa başka tür çaresizliklerin mi sonucu; tam kestiremiyorum...

Sıradan Türkler'in önemli bir bölümü; fırsatı yakaladığında, aşırı bir bedel ödemeden salt kurnazlıkla, büyük paraların kazanılabileceğine inanır...

Türkiye ortamında, "fırsatı yakalamanın" ne anlama geldiği, somut örneklerle pek netleştirilmemiştir.

Oysa son 70 yılda hangi tür zenginliklerin, hangi tür "yakalanmış fırsatlar" sonucu olduğu, çoktan saydamlaştırılmalıydı...

Türkiye'nin yönetim dokusu, böylesi bir yürekliliğe hiç bir zaman sahip olamadı. "Atalarımızın kanıyla sulanmış olan bu topraklar" hamasetindeki kahramanlık propagandalarının, ne yazık ki, "medeni cesaret" boyutu yoktur.

Hanımlar kendi aralarındaki konuşmalarda, Türkler'e özgü; mesleksiz ve bedelsiz, açıktan "zengin olma" fırsatçılığını; "Bulan buluyor şekerim" yargısıyla değerlendirirler. Doğrusunu isterseniz, Türk ekonomisinin logosu da olabilir bu yargı, "Bulan buluyor şekerim"...

Bulan buluyor şekerim" dönemi ister istemez kapanacak. Bağdat Caddesi'nde "satılık kat" yazılarındaki artış; sinsi talanlarla, açık savurganlıklara takılmak istenen frenlerin, bir görüntüsü mü acaba; diye de, düşündüğüm oluyor...

Gerçi bazı lokantalarda; çeşitli teknik bakım ve onarım servislerinde; aşırı kazıkçılık sürüp gidiyor... Üstelik sundukları hizmetin kalitesi de düştüğü halde... Sanki azalan müşteri sayısı karşılığında, son bir tokatçılığa sığınıyorlarmış gibi... Bir süre sonra herhalde batacaklar.

Türkiye, evrensel kriterlere uygun bir tutarlılıkla saydamlıktaki bir ekonomiye kavuşabilecek mi? Bakın bu konuda TÜSİAD Siyasi Kriterler Çalışma Grubu Başkanı Can Paker ne diyor:

"Toplum dönüm noktasına gelmiştir. Bunu siyasal liderlerin, tek başlarına engelleyecekleri; hiç olmazsa, uzunca bir süre buna karşı koyabilecekleri, olasılığını düşünmüyorum.

Çünkü toplum, yıllardır kendi siyasi sorunlarını çözemeyen; yıllardır dış sorunlarını, siyasal nedenlerle çözemeyen; tartışma ortamının yaratılmaması nedeniyle çözemeyen ve bunun sonucu olarak, ağır ekonomik krizlerle karşı karşıya kalan bir sistemi, bundan sonra benimsememelidir.

Türk toplumunun yüzde 70'i, siyasal gidişi doğru bulmamaktadır. Yüzde 40-50'si, bugünkü partilerden hiçbirini benimsememektedir. Artık partiler arasında kararsız değil, bunlardan hiçbirine oy vermeme düşüncesindedir.

Ve bu kadar toplumsal bir baskıyla, toplumsal bir dinamiğe karşı durulabileceğini, çok sanmıyorum."

Mehmet Ali Birand ise, dünkü Posta'daki yazısına şu başlığı atmıştı: "Tedirginim, zira size güvenmiyorum."

Birand, yazısından ilk sayfaya aldığı satırlarda da, şöyle diyordu:

"Hâlâ Telekom Yönetim Kurulu için direniyorsanız, hâlâ valiler, memurlar arabalarını vermiyorsa, piyasa tabii tedirgin olur, programa inancı sarsılır. O zaman TL'den kaçar, dolara koşar."

Türkiye sinsi talanlarla iri yalanlardan ve dünyadaki çürümüş ülkeler sıralamasında, baştan dördüncü sıraya oturmuşluktan, tam olarak ne zaman kurtulabilir?

Bana göre ancak, global sermaye yatırımları yılda 20 milyar doları geçmeye başladığı zaman..

Hem kalite, hem tutarlılık, hem de saydamlık; ancak o zaman oluşturmaya başlayabilir ekonominin belkemiğini...

Yoksa, kurnazlığa dayalı kestirmeden zenginleşme aranışları ve "Bulan buluyor şekerim" inançlarıyla, beklenmedik kriz ve sarsıntılar; daha bir süre belini bükecektir Türkiye'nin..

Bu kadar da çağ dışı mı kalınırdı a canım?

www.sigortam.net


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır