kapat

13.07.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
intermerkez
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
"Töre cinayetlerini durdurun"
Töre cinayetleri Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin kanayan yarası. Gencecik kızlar, "namussuzluk" ettikleri gerekçesiyle ailelerinin aldığı kararla yaşamlarını yitiriyorlar.

Kamuoyunda "töre ya da namus cinayetleri" olarak bilinen bu cinayetleri işleyenlere verilen cezalarda, "namus" adı altında hafifletici nedenler bulunup, indirimli ceza uygulanıyor.

Cezanın yok denecek kadar az olması, töre cinayetlerini engelleyici bir unsur olmaktan çıkarıyor, tam aksine teşvik eder hale getiriyor.

Son olarak Şanlıurfa'da bir baba "kötü yola düştüğü" gerekçesiyle kızını öldürdü. Genç kadının annesinin şikayeti üzerine babanın cinayet işlediği ortaya çıktı.

Devlet Bakanı Hasan Gemici'ye bağlı Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü töre cinayetlerini engellemek amacıyla çalışma başlattı.

Yasa değişikliği, hakimlerin eğitilmesi ve kamuoyu oluşturulması şeklinde yürütülecek bu çalışmalara, yöre milletvekillerinin de destek vermesi gerekiyor.

BAYAN SABAH, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi milletvekillerine sesleniyor: "Töre cinayetlerini önlemek için yörenizde bilinçlendirici çalışmalara öncülük edin!"

Birecik'in Eşmeler köyünde 22 Haziran 1999 tarihinde av tüfeğinin kazayla ateş alması sonucu hayatını kaybettiği öne sürülen Sedef Karataş'ı (20), öz babası Hasan Tekin'in öldürdüğü anlaşıldı. Genç kadının annesi Ayney Karataş'ın şikayeti üzerine yapılan araştırmada, Hasan Tekin'in kızını öldürdüğü belirlendi.

Sedef ilk değil
Sedef örneği ne ilk ne de son. Yörede kadınların bir hakkı yok ve genç kızların bir erkekle sohbet etmesi bile namussuzluk sayılıyor. Kızlar ancak ailelerinin istediği erkeklerle evlenebiliyor. 3 yıl önce Şanlıurfalı Hülya'nın söylediği gibi; genç kızların "koyun kadar değeri yok", mal gibi alınıp, satılıyorlar.

Özellikle son yıllarda kamuyonunun dikkatini çeken, ancak yıllardır Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yaygın olan töre cinayetlerine artık "dur" demek gerekiyor. Türk Ceza Kanunu'nda töre cinayetleri için öngörülen ceza indirimlerinin kaldırılması gerekiyor.

Bu cezalarla nereye?
Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) dokuzuncu babında "Şahıslara Karşı Cürümler" başlığı altında yeralan, "Adam Öldürmek Cürümleri" ve "Şahıslara Karşı Müessir Fiiler" düzenleniyor.

Ayrıca TCK'nın dokuzuncu bap üçüncü faslında "Geçen Fasıllara Ait Müşterek Hükümler" düzenleniyor. Bu suçlara ortak uygulanacak olan 462'nci madde şöyle:

"Yukarıda adı geçen iki fasılda beyan olunan fiiller, zinayı icra halinde veya gayrimeşru cinsi münabette bulunduğu esnada meşhuden yakalanan veya zina yapmak veya gayrimeşru cinsi münasebette bulunmak üzere yahut henüz zina yapmış veya gayrimeşru cinsi münasebette bulunmuş olduğunda zevahire göre şüphe edilmeyecek surette görünen bir koca veya karı yahut kız kardeş veya fürudan biri yahut bunların müşterek faili veya her ikisi aleyhinde karı veya koca yahut usulden biri veya erkek veya kız kardeş tarafından işlenmiş olursa fiilin muayyen olan cezası sekizde bire indirilir ve ağır hapis cezası hapis cezasına tahvil olunur.

Müebbet ağır hapis cezası yerine 4 seneden 8 seneye ve idam cezası yerine de 5 seneden 10 seneye kadar hapis cezası verilir"

Cinayetler çocuklara işletiliyor
Kamuoyunda "töre cinayetleri olarak bilinen bu suçlarda yukarıdaki kanuna göre büyük indirim uygulanıyor. "Töre cinayetleri"nde çoğunlukla cinayet ailenin 18 yaşından küçük erkek bireylerine işletiliyor. Töre cinayetlerinde sık rastlanılan bir durum olan cinayetlerin çocuklara işletilmesiyle, TCK'nın 53, 54, 55 ve 56'ıncı maddelerinde düzenlenen çocuk suçlulara yapılan ceza indiriminden de yararlanmak amaçlanıyor.

TCK'nın 51'inci maddesinde:

"Bir kimse haksız bir tahrikin sebep olduğu derin üzüntünün tesiri altında suç işlediğinde; bu suç ölüm cezasını gerektiriyorsa müebbet ağır hapse, müebbet ağır hapsi gerektiriyorsa 24 yıl ağır hapse mahkum olur. Diğer hallerde ceza 1/4 kadar indirilir. Tahrik ağır ve şiddetli olursa ölüm cezası yerine 24 sene, müebbet ağır hapis yerine 15 yıldan az olmamak üzere ağır hapis cezası verilir. Diğer hallerde, ceza yarısından 2/3'sine kadar indirilir" deniliyor.

Artık değişsin!
Bu indirimli cezalarla "töre cinayetleri"nin önüne geçmek mümkün değil. BAYAN SABAH olarak, Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı'nın başlattığı çalışmaları destekliyoruz. Ancak biliyoruz ki, bu öncelikle eğitimle ve bilinçlenmeyle ilgili bir konu. Bu ceza indirimlerini uygulayan hakimlerin de eğitilmesi gerekiyor, bu cinayetleri teşvik eden toplumun da. Burada aynı zamanda yöre milletvekillerine de görev düşüyor. Seçmenleriyle sürekli iletişimde olan milletvekillerinin düzenledikleri toplantılarda töre cinayetlerine değinmesi ve kınaması, kuşkusuz örnek olacaktır.


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır