Anasayfa
|
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
25 Aralık 2008, Perşembe
Sabah
 
Haberler Spor Günaydın Ekler Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Emlak Çocuk Yazarlar Çizerler
Ekonomi Gündem Siyaset Dünya Spor Yaşam
 
24 Saat
24 Saat
* Geçtiğimiz günlerde Türkiye'de taşıyıcı anne olmak için bir aile, bir kadınla anlaşmış. Kadından, belirli bir para karşılığında çocuklarını taşımasını istemişler. Aile taşıyıcı annelik için önce tüp bebek yolunu denemiş. Olmayınca baba adayı taşıyıcı anne ile cinsel ilişkiye girmiş. Dokuz ay sonra çocuk babaya verilmiş. Taşıyan ise parasını alamamış. Bu durum Belçika'da olsa, nasıl yorumlanır?
Bu vakada taşıyıcı annelik gibi bir durum yok. Taşıyıcı anneliğin en belirgin özelliği; cinsel ilişkinin olmamasıdır. Her şey laboratuvarda gerçekleşir. Kadının yumurtaları, erkeğin spermi vardır. Taşıyıcı anneden genetik bir hücre alınmaz yalnızca embriyoyu taşıması ve bebek oluştuğunda doğurması istenir. Bu durum Belçika'da gerçekleşse; önce ortada bir tecavüz davası var mı diye bakılır, sonra da klasik velayet davası üzerinden aileler davalık olabilirdi. Ama tekrar ediyorum; bu durumda ortada cinsel bir ilişki söz konusu olduğu için taşıyıcı annelik kavramından kesinlikle bahsedilemez.

TÜRKİYE'DE İHTİYAÇ VAR YASAKLAR KALDIRILMALI!
* Taşıyıcı annelik Türkiye'de de serbest bırakılmalı mı?
Evet, bırakılmalı. İhtiyacı olan ailelerden sadece parası olanlar bu yöntemi uygulamak için yurtdışına gidebiliyor. Ancak parası olmayan aileler için de bu imkanın sağlanması gerekiyor. Taşıyıcı annesi olanlar birbirlerini tanıyor. Kadınlar için annelik öyle önemli bir kavram ki, önlerine hiçbir engel geçemiyor. Anne olabilmek için Çin'e gitmeleri gerekirse, gidiyorlar. Taşıyıcı annelik tıp tarafından bir tedavi yöntemi olarak kabul ediliyorsa, kuralları çizilip Türkiye'de de uygulanmalı.

* Belçika'da, taşıyıcı annenin aileye çocuğu vermemesini önleyen bir yasal zorunluluk var mı?
Dünyanın her yerinde bebek, doğuran annenin kabul ediliyor. Taşıyıcı anne hamilelik döneminde hormonların etkisi ile çocuğa bağlanıp onu vermek istemezse, kanunen yapacak hiçbir şey kalmıyor.