|
|
|
|
|
|
|
Mesrob II: Polemikler bizi üzdü
Türkiye Ermenileri Patriği Mesrob II, Hrant Dink cinayetinin değişik düşüncelere sahip kesimler arasında bir polemik malzemesi haline gelmesinden üzüntü duyduklarını söyledi.
AA muhabirinin gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Mesrob II, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'e yönelik cinayetin gündemdeki yerini korumaya devam ettiğini söyledi.
Olayın hem ülke gündemindeki hem de uluslararası ilişkilerdeki yerini uzun süre koruyacak gibi göründüğünü ifade eden Mesrob II, ''Toplumun her kesiminin menfur olaya yakın ilgi gösterip fikrini ortaya koyarken, Hrant Dink cinayetinin değişik düşüncelere sahip kesimler arasında bir polemik ve çekişme malzemesi haline gelmesi ise bizim için ayrı bir üzüntü kaynağı haline geldi'' dedi.
Mesrob
II, cinayetin azmettiricisi ve tetikçisi olduğu belirtilen iki şüphelinin yakalandığını hatırlatarak, ''Yargılama süreci devam ettiği için cinayetin arkasında kimlerin olduğu konusunda bir yorum yapmak sakıncalı olabilir. Arka planda kimlerin olduğunu ve neyin hedeflenmiş olduğunu bu sürecin sonunda hep birlikte öğrenebilmeyi ümit ediyorum'' diye konuştu.
CENAZEDEKİ SLOGAN
Hrant Dink'in cenazesinde taşınan dövizler ile sloganlara ilişkin yapılan eleştirilere de değinen Mesrob II, şunları kaydetti:
''Bildiğim kadarıyla müteveffa Hrant Dink'in ailesinin isteğiyle cenazesinde herhangi bir slogan atılmaması ve yürüyüşün sadece pankartlarla sessizce gerçekleştirilmesi planlanmış. Yürüyüşe katılan bazı gruplar tarafından herhangi bir slogan atılmışsa, bunun Ermeni cemaati ile ilişkilendirilmesi doğru değildir. 'Hepimiz Ermeniyiz' sloganına yapılan eleştirileri ise üzüntüyle karşılıyorum. Buradaki mesele, Türklük veya Ermenilik meselesi değil ki. Şimdi bu sloganları alıp da başka mecralara çekmeye gerek yok. Bunu yapanların toplumu hatalı değerlendirmelere yönlendirme niyeti olsa gerek.''
Mesrob II, cenaze törenine katılımın fazla olmasının Ermeni cemaatinin acısını biraz olsun hafiflettiğini kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:''Cinayet yüzünden büyük şok ve üzüntü yaşayan Türkiye Ermenileri, her şeye rağmen son derece sağduyulu ve vakur davranmış, Hrant Dink'e son görevini layıkıyla yerine getirmiştir. Ancak cenaze gününden sonra toplumun bazı kesimlerinden gelen beyanlar, bazı internet sitelerindeki yorumlar, kilise duvarlarına yazılan yazılar ve alınan tehdit mesajları, cemaati son derece rahatsız etmiştir. Temennimiz yetkililerin bu olumsuzlukları ortadan kaldıracak tedbirleri en kısa sürede alarak, başka istenmeyen gelişmeler yaşanmamasını sağlamasıdır.
Türkiye Ermenilerinin bir güvenlik sorunu olmadığını söylemek oldukça iyimser bir yaklaşım olur. Ancak Hrant Dink'in uğramış olduğu suikasta kadar, uzun yıllar boyunca Türkiye Ermenilerinin kayda değer bir fiziksel saldırıya uğramamış olduğu da bir gerçektir. AB üyeliği sürecindeki ülkemizde artan aşırı milliyetçi akımlardan ve 'potansiyel iç düşman' olarak algılanmaktan endişe duyuyoruz.''
'DİYALOĞU ENGELLEYECEK HER GİRİŞİMİN KARŞISINDAYIM'
Mesrob II, ''Türk ve Ermeni toplumları arasındaki diyalog yolunu engelleyecek her turlu girişimin karşısında'' olduğunu dile getirerek, sözlerini şöyle tamamladı:
''Öncelikle, kamuoyu faillerin ve arkasındaki kişilerin yakalanması ve hak ettikleri cezaya çarptırılmalarını bekliyor. Huzur ve barış ortamının sağlanabilmesi için demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne inanan, her türlü suçtan uzak duran kuşaklar yetiştirmemiz gerekiyor. Hrant'a sıkılan kurşunlar aynı zamanda ülkemize de sıkılmış kurşunlardır. Burada gerek Müslüman, gerekse Hristiyan biz din adamlarına barışı ve sevgiyi vaaz etme anlamında önemli görevler düşüyor.''
(A.A)
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|