|
 |
 |

  |
|
Kariyerden çok ne kadar yorulacaklarını soruyorlar
SABAH gazetesi İşte İnsan Eki Genel Yayın Yönetmeni Burçak Güven, nüfusunbüyük kısmını gençler oluşturduğunu ve gelişmiş ülkeler için avantaj olan bu durumun Türkiye şartlarının olumsuzlukları ve istihdam politikalarının yetersizliği sebebiyle dezavantaj haline geldiğini söylüyor: Ortaya ne yapacağını bilmeyen, geleceğini planlayamadığı gibi bundan büyük endişe duyan, sorunlu kitleler çıkıyor. Gençler haklı olarak gelecek korkusu yaşıyor ve bu durum meslek seçimlerini, hayat planlarını direkt etkiliyor. Türkiye'de gençler, meslek seçimi aşamasında yalnız bırakılıyor; bu konuda tatmin edici bilgi, görüş ve bakış açısıyla beslenmiyorlar. Bu yüzden de pek çoğunda hobiyle - mesleği karıştırma eğilimi oluyor. Ya da tersine, yeteneklerinden çok uzaklaşarak sadece gelecek ve para kazanma kaygısıyla seçim yapıyor, mutsuz olacakları mesleklere yöneliyorlar. Öncelikle, meslek eğitimde kalitesizlik olduğunu görüyoruz. İkinci olarak da gençler doğru dürüst bilgilendirilmedikleri için trend rüzgarlarına kapılarak kendileri için gelecek olan alanlara yönelemiyorlar. Üniversite eğitimi alanlar arasındaki işsizlik oranı, bu nedenle giderek yükseliyor. Örneğin, bilişim teknolojileri alanında ara eleman açığı çığ gibi büyürken üniversiteler hâlâ kıyma makinesi gibi işletmeci çıkarıyor. Böyle bir ortamda da es kaza iş bulmayı başaran bir genç, işverenine bir tür işsizlik sigortası gibi bakıyor. İşin mahiyeti, sunduğu kariyer olanakları, o işte ne kadar mutlu olacağı ya da kendini ne ölçüde gerçekleştireceği değil; işverenin sunduğu ek paket, çalışma saatlerinin esnekliği gibi ikincil konuları önemsemeye ve işverenini ona bakmak zorunda olan bir tür enayi gibi görmeye başlıyor. İş görüşmelerinde işle veya şirketle ilgili değil servis, çalışma saatleri, ne kadar yorulacağı gibi konularda sorular sormaya başlıyor.
|