| |
|
|
Bütün darbeler Tayland'daki gibi turistik olmaz...
Bugünün dünyasında askeri darbeler, birer turistik gösteri niteliği taşıyor. Tayland'daki darbeye tatillerinde tanık olan Danimarkalı Bondropçifti, "Çok şanslıyız. Hem Tayland'ın doğal ve tarihi zenginliklerini, hem de bir askeri darbeyi görebildik bu seyahatimizde" demişler BBC kameralarına... Turistler hep böyle şanslı olmaz tabii; İki yıl önce de Tayland'ın Fuket'indeki turistler, "Tsunami "nin ne olduğunu görmemişler miydi? New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndayken darbeyle devrilen Başbakan Taksin Şinawatra, herhalde olaya ne turistik açıdan, ne de magazin haberi olarak bakıyordur. Herhalde geride kalan akrabalarının, yakın çevresinin, bürokratlarının ne durumda olduklarını üzüntüyle izlerken, askerlerin el koyma kararı aldıkları mal varlığını nasıl kurtarabileceğini hesaplıyordur.
NKRUMAH Yurt dışında resmi seyahatteyken darbeyle devrilen siyasetçiler arasında hiç unutulmaması gereken isim, Kwame Nkrumah'tır (1909-1972) sanırım. Gana'nın bağımsızlığının (1957) önderi, Pan-Afrikanizm'in savunucusu, Lenin Barış Madalyası sahibi ve 3'üncü Dünya'nın parlak ismi Nkrumah, ülkesinde "Zafer "in (Osaygefo) simgesi olarak görülürdü. Nkrumah, 1966'nın şubatında Çin'i ziyaret ederken, Gana'daki CİA güdümlü bir askeri darbeyle devrildi. Ülkesine dönemediği için, Gine'ye yerleşti. 1972'de de, tedavi olmak için gittiği Romanya'da kanserden öldü. Şimdi Gana başkenti Akra'da Nkrumah'ın bir anıtmezarı var.
BÜROKRATLAR Bu askeri darbeler sade liderleri değil devlet fonksiyonerlerini de etkiliyor. Devrik iktidarla işbirliği yaptıkları suçlamalarına hedef oluyor bürokratlar. Bizim 27 Mayıs 1960 darbesinde, Genelkurmay Başkanı olan Org. Rüştü Erdelhun da tutuklanmamış mıydı mesela? Demokrat Parti iktidarının önemli bürokratlarından, eski Devlet Su İşleri genel Müdürü Süleyman Demirel, 27 Mayıs günü eşiyle birlikte İspanya'daydı. Sonra geri döndü, ertelediği askerlik görevini tamamladı. 1962-1964 yılları arasında serbest müşavirmühendis olarak çalıştı. Aynı yıllarda Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde su mühendisliği konusunda dersler verdi. Siyasyaşamına, 1962 yılında, Adalet Partisi Genel İdare Kurulu üyeliği ile başladı. 28 Kasım 1964 tarihinde bu partiye Genel Başkan oldu…
ÜÇÜNCÜ 27 Mayıs sonrasında Türkiye'ye dönmek yerine, yurt dışında ABD yerleşmeyi seçen bir bürokrat, eski Muhasebat Genel Müdürü, Nihat Ali Üçüncü'ydü. Arkadaşlarının ısrarlı davetlerine karşın, Üçüncü, uzun yıllar "Yine darbe olur" endişesiyle Türkiye'ye gelmedi. 1980'in sonbaharında, yakın arkadaşı İhsan Sabri Çağlayangil Cumhurbaşkanı Vekili olunca onun davetlisi olarak İstanbul'a geldi.İki hafta Türkiye'de kaldı, eski arkadaşları tarafında ağırlandı. Amerika'ya döneceği gün hava alanına gitmek için yola çıkmak üzereyken, 12 Eylül askeri darbesinin gerçekleştiğini duydu. "Darbe olur" korkusuyla 20 yıl uzak kaldığı ülkesine ilk gelişinde, yine darbeyle karşılaşmıştı.
İLK DARBE Türkiye'de Sandoz'un fabrikasını kuran İsviçreli Dr. Edgar Poffet de, İstanbul'da Levent'te kiraladığı evinde geçireceği ilk Pazar günü, eşi Güzin hanım'la yürüyüşe çıkar. Yolda yürürlerken insanlar pencerelerden onlara el sallamaktadır. Dr. Poffet "Türkler ne sıcak kanlı insanlar" diye düşünürken, pencereden el sallayanlardan biri "Evinize dönün. Darbe oldu. Sokağa çıkma yasağı var" diye seslenir. O Pazar, 27 Mayıs 1960'ın pazar günüdür. Bütün bunları Tayland'daki turistik darbe çağrıştırdı bize.
|