 |
|
 |
 |
 |
 |
 |
Tel: 0212 3544813 | Fax: 0212 3544891 | SMS: HU yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder |
|  |
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
|
 |  |
  |
|

Kötü yönetilen Türk sporu!..
Türk sporu kötü yönetiliyor.. İşin özü bu.. Türk sporu hiçbir döneminde bu kadar kötü yönetilmedi. Sebeplerin birincisi, demokrasiye erken geçişimiz oldu. Sporumuzun alt yapısı sağlam temellere oturmadan, kurumlar kişilere bağlı yürümekten kurtulamadan, federasyonların seçimle iş başına gelmesi, işi iyi yapacakların değil, kulisi iyi becerenlerin göreve gelmesine sebep oldu. Bugün pek çok federasyonumuz ehliyetsiz, yetersiz ellerde.. Bunların başında da Atletizm geliyor.. Ana spor.. Sporların anası.. Atletizm Federasyonu Başkanı Mehmet Terzi.. Pırlanta gibi bir insandır. Sevgi, saygı dolu.. Eski atlettir. Ama bunlar Atletizm Federasyonu Başkanı olma koşulları değildir. Terzi'nin yöneticilik yanı sıfırdır. Onun federasyon başkanı olduğunu ilk defa bu yazıyla öğrenenlerdenseniz şaşmam.. Ama seçim yapınca böylesi sonuçlara katlanmak gerek.. Seçimle gelen federasyonlar acze düştüklerinde durumu toparlayacak makam, yasal olarak var. İdari Vesayet, yani denetim ve gözetim hakkını elinde bulunduran Spor Bakanlığı ve tüm federasyonların bağlı olduğu Genel Müdürlük. Ne var ki, asıl ehliyetsiz ve yetersizlik, AKP hükümetinin iş başına geldiği günden beri vekaletle yönetilen Genel Müdürlükte.. İşi hiç bilmeyen, beceremeyen, otorite sözcüğünü daha duruşu ve konuşması ile reddeden, işe başladığından bu yana tüm görünüşü ile siyasal iktidarın kuklası izlenimini veren bir Genel Müdürle karşı karşıyayız. Bugüne dek Türk sporunu doğrudan ilgilendiren hiçbir eylem ve söylemin içinde olmadı. En iyi yaptığı şey, federasyonların cazip yurt dışı faaliyetlerine katılmak ve halkın vergileri ile lüks tatiller yapmak.. Genel Müdür şimdi Göteborg'da tatil yapıyor.. Tatil değil görev yapsa, Elvan olayı üzerine bir gazetede de onun adını ve sözlerini okurduk. Devletin olaya nasıl baktığını anlardık. Müdür "Görev" olunca ortada yok. Medyaya, ona buna verilen pahalı yemeklerde ise baş köşede oturuyor. Avrupa Atletizm şampiyonası 4 yılda bir yapılır. Bu şampiyonada en iddialı olacak iki atletimiz Goteborg'da yok.. Hem de Türkiye'nin son şampiyon unvanını taşıdığı 1500 metre kadınlarda.. Binnaz Uslu "Ben sakatım" dedi çekildi. Ertesi gün dört küsur dakikalık müthiş bir 1500 koştu. Ne bakan, ne genel müdür, ne de başkan "Bu ne sakatlığı" demedi, araştırma yapmadı. Bu mesafenin Avrupa Şampiyonu Süreyya Ayhan ise cezası bitmesine rağmen "Federasyon bizimle ilgilenmedi" diye yarışa katılmadı. Ne bakan, ne genel müdür, ne başkan "Bu ne demek" diye ayağa kalkmadı. Bu ülkede "Otorite" olsa, bugün Süreyya da, Binnaz da Goteborg'da idiler. Türkiye kurallarına göre milli takımda yarışmak keyfi değil, zorunludur. Çağrılır da gitmezseniz, altı aydan başlayan cezaları vardır. Federasyon ne Binnaz, ne de Süreyya olayı ile ilgilenmedi. Durumu NTV'deki canlı yayında Spor Bakanına anlattık. Söz verdi, tutmadı, tutamadı.. Genel Müdür zaten yoktu.. O da işin içine girmedi ve Türkiye bir büyük tanıtım fırsatını kaybetti. Zavallı bir federasyon, yetersiz bir Genel Müdür ve ilgisiz bir spor bakanı.. İşte Elvan olayının, Süreyya olayının, Binnaz olayının ve öteki olayların gerçek sebebi..
|
|
 |
|
|