Bugünlerde, hükümeti en fazla rahatsız eden konu, sanıldığı gibi piyasalardaki dalgalanma değil. Enflasyon hedefine yılsonunda ulaşılamayacak olması ciddi huzursuzluk kaynağı. Öyle ki Başbakan Tayyip Erdoğan, bakanlarına yasak bile getirdi. Ekonomiden sorumlu olsun olmasın hiçbir bakan, "Enflasyontutmayacak" açıklaması yapmayacak. Çok sıkışırlarsa 3 yıllık orta vadeli programa değinip, 2007'deenflasyonunyüzde4'e çekilmesinden söz edecek. Gidişata ilişkin kaygıların giderek daha yüksek sesle dile getirildiği bu ortamda, 15 Haziran akşamı kritikbirtoplantı düzenlendi. Gözlerden uzak gerçekleşen Ekonomi Koordinasyon Kurulu'na, Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz da katıldı. Toplantıda "karamsar hava" yoktu. Bürokratların ortak görüşü şöyleydi: 1- Enflasyon, ağustos ayından itibaren düşüş trendine girer. Yüzde 7'nin biraz üstünde tutulabilir. Ama i kihaneliolmaz. 2- Bu yıl yüzde 5 olarak öngörülen ancak IMF müzakerelerinin ardından yüzde 6'ya çıkacağı tahmin edilen büyümeyavaşlar. Yüzde 55.5 aralığında gerçekleşir. 3- 2006 için 22 milyar dolar civarında beklenen, daha sonra 26.7 milyar dolara revize edilen cariaçık2005yılındaki22-23milyardolar seviyesinde kalabilir. 4- Dolarkuru, yılın kalan yarısında 1.6YTL'ye yakın düzeyde seyredebilir. 5- Faiz dışı fazla yüzde 6.5'i aşarak yüzde 7'ye yaklaşabilir. İşte bu aşamada, Merkez Bankası'nın yorumları ön plana çıktı. Buna göre, Dolar'ın1.63YTL'yekadarfırlamasında,bankalarınspekülatifataklarıroloynadı. Özellikle dövize endeksli 2 milyar dolar tutarındaki hazine kağıtlarının itfası öncesi kur, bilinçli olarak yukarı çekildi. Tüm bu görüş ve tahminlerin ardından, şu kritik soruya yanıt arandı: " Acilönlem alınmasını gerektirenbirdurumdamıyız?" Bürokratların ortak yanıtı: "Hayır"oldu . Ardından eklediler: 1- Mali disiplin korunuyor. 2- Merkez Bankası, faizleri artırarak fiyat istikrarından taviz vermeyeceğini gösteriyor. 3- Banka bilançoları açık pozisyon taşımıyor. 4- Mevduat sahipleri, kuru cazip bulup döviz hesaplarını bozduruyor. 5- Özelsektördövizborçlarının yaratacağı sektörel sorunlara odaklanmak gerekiyor. Özetle, hükümetin güvendiği teknisyenler, "Dışsal şok, 6 ay daha devam eder. Bu nedenle beklenti yönetimi önem kazanır. Gelişmeleri yakından izleyip, her an önlem alma kararlılığını korumalıyız!" diyor.