 |  |
  |
|
Galatasaray böyle kurtulmaz
Epeydir Galatasaray'la ilgili yazmıyordum. Doğrusunu isterseniz yazmak içimden gelmiyordu. Galatasaray'ı kurtarma operasyonu başlığı altında bir araya gelenlerin ortaya koyduğu fikirler, televizyon programlarındaki "anlamsız" tartışmalar beni üzüyordu ve bu "saçmalığın" dışında durmak istiyordum. Çünkü konuşulanlar ve yapılmak istenenler gerçeklerle bağdaşmıyor, sürrealist bir komedi filmini andırıyordu. Öncelikle bir grup Galatasaraylı bir araya geldi. "Abiler, duayenler" adı altında. Bunlardan bir bölümü daha önce kulüpte hiç görev almamışlar, spor kulübünü bilmeyen Galatasaraylılar. Dünyada sporun nereye gittiğini dahi bilmiyorlar. Yaşlılar, saygınlar, seviliyorlar ama o kadar. Bir başka grup daha var. Onlar da duayen sayılmazlar. Kulüp üyelikleri birkaç senelik. Ama onlar da başka bir hesap peşinde gibi geliyor bana. "Galatasaray'ı şirketleştireceğiz" adı altında 50-60 milyon dolara Galatasaray'ın yüzlerce milyon dolarlık varlığının yarısına "ortak" olacaklar. Kulübün sahibi haline getirecekler. Bu grup Galatasaray için biraraya gelmiş gibi görünse de aslında Galatasaray dışında da "ticari ortaklıkları" var. İşin ilginci içlerinden hiçbirisi Başkan adayı değil. Zaten başkan olacak kıdeme de sahip değiller. Aradıkları kukla bir başkan. Başkan'ı paralarıyla oynatacaklar. Bu arada Galatasaray adı üzerinden diğer işlerini götürme hesapları içindeler diye bir hisse sahibim. En çok edilen laf ise "birlik beraberlik". Palavra. Bu iş birlik beraberlikle olmaz. İş bilmekle olur. Galatasaray'ın ihtiyacı olan ne "geçmişin" saygın abileri, ne de Galatasaray'ı "üç otuz paraya" kendi şirketleri arasına katmak isteyen fırsatçılar. Galatasaray'ın genç, vizyon sahibi, çağdaş yönetim anlayışına sahip bir yönetim. Peki Galatasaray'da bunu oluşturacak nüve var mı? Bence var. Ama diğerlerinden onlara sıra gelmez. En azından bir dönem daha.
|