|
|
Erdoğan: "Büyük yatırımcılar akın akın gelmeye başladı"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dünyanın her yerinden saygın işadamları ve büyük yatırımcıların Türkiye'ye akın akın gelmeye başladığını belirterek, ''Eğer alışkanlıklara uysaydık, Türkiye'yi dünyaya açmasaydık, içe kapansaydık, sermayenin, emeğin, üretimin rengine, desenine, dinine, ırkına baksaydık, sermaye ırkçılığı yapsaydık, özel sektörümüz bugün dünyanın her yerine, her ülkesine ürünlerimizi satabilir, ihracatımız tarihi rekorlar kırabilir miydi?'' dedi.
Başbakan Erdoğan, dünyada her yıl 250 milyar dolarlık bir sermayenin, yatırım için uygun ülke, uygun zemin aradığını vurguladı.
Kendi dönemlerine kadar Türkiye'nin çekebildiği yabancı sermaye miktarının yıllık ortalama sadece 1 milyar dolar kalmasının çok anlamlı olduğunu ifade eden Erdoğan, Türkiye'nin nihayet kendi dönemlerinde bu dengeyi lehine değiştirmeye başladığını söyledi.
Erdoğan, kendi iktidarlarında Türkiye'de güven ve istikrarın yeniden tesis edildiğini, bunun neticesinde de Türkiye'ye giren doğrudan yabancı sermaye miktarında ciddi bir artış başladığını anlatarak, ''Çünkü ilk kez bizim dönemimizde Türkiye, pazarlamanın, marka yönetiminin ne demek olduğunu anlamaya başlamıştır'' dedi.
Son 50 yıl baz alındığında kendi hükümetlerine kadar olan dönem içinde Türkiye'de 5 bin 584 yabancı sermayeli şirket bulunduğunu, son 3 yıldaki atılımlarla ise bugün bu sayının 11 bin 622'ye ulaştığını dile getiren Erdoğan, son 3 yılda ayrıca 6 bin yabancı sermayeli şirketin kurulduğunu bildirdi.
Erdoğan, 6 bin şirketin 2 bin 827'sinin AB üyesi ülkelerden olmasının Türkiye'nin birlik süreciyle doğrudan ilgisinden kaynaklandığını belirterek, konuşmasına şöyle devam etti:
''İşte bu yüzden dünyanın her yerinden saygın ve büyük işadamları,büyük yatırımcılar, Türkiye'ye akın akın gelmeye başlamıştır. Eğer alışkanlıklara uysaydık, Türkiye'yi dünyaya açmasaydık, içe kapansaydık, sermayenin, emeğin, üretimin rengine, desenine, dinine, ırkına baksaydık, sermaye ırkçılığı yapsaydık, özel sektörümüz bugün dünyanın her yerine, her ülkesine ürünlerimizi satabilir, ihracatımız tarihi rekorlar kırabilir miydi? Alışkanlıkları muhafaza etmek kolaydır, ama değiştirmek cesaret ve irade ister.''
''HALKIM SIFIRLARIN ALTINDA İNİM İNİM İNLİYORDU''
Türk parasının önündeki sıfırları atmayı ifade ettiklerinde herkesin kendileriyle dalga geçtiğini hatırlatan Erdoğan, ''Kolay mı, 6 tane sıfır atacaksınız. Bunları getirirken, önüne koyarken, çok kolay koydular. 6 tane sıfır yerleştirdiler. Sıkıntıya girdikleri anda, sıkıştıkları anda koy bir sıfır, böyle geldik bu hale. Benim halkım bu sıfırların altında inim inim inliyordu'' dedi.
Başbakan Erdoğan, Türk parasından sıfır atılmasının kendi iktidarlarına nasip olduğunu kaydederek, önümüzdeki yıl tamamen yeni TL'ye geçileceğini ve sıfırların tarih olacağını söyledi.
Erdoğan, son 3 yılda Türkiye'nin ortalama büyüme hızının yüzde 8 olarak gerçekleştiğini, 3 Kasım'a yüzde 70 seviyesinde faiz oranıyla giren Türkiye ekonomisinin bugün faizlerde rekor bir düşüşle yüzde 14 seviyesini gördüğünü anlattı. Reel faizde çok ciddi bir yükle işe başladıklarını, ancak şu anda çok iyi bir konuma gelindiğini, reel faizlerin yüzde 7-8 civarında dolaştığını belirten Erdoğan, bu rakamın da yüksek olduğunu ve bunun düşmesi için çalıştıklarını bildirdi.
KAMU BORÇ STOĞU
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ekonomik programdan, mali disiplinden ve bütçe disiplininden taviz vermeden bu süreci istedikleri istikamette sürdüreceklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:
''Burada bir gerçeği de ortaya koymak lazım. Çünkü bunun üzerinden de birçok spekülasyon yapılıyor. O da şudur: 'Türkiye'nin kamu borç stoğunun çok fazla olduğu' üzerinde duruluyor. Bu konuya da baktığımız zaman, biz göreve geldiğimizde kamu borç stoğunun Türkiye'nin GSMH'ye oranı yüzde 91 seviyesindeydi. 2004 sonu itibariyle oran, yüzde 63.4 seviyesine çekildi. Kamu borç stoğundaki miktarı konuşarak bizi yargılamak isteyenler, aslında burada yanılıyorlar. Oran budur. Bu bir iniştir, düşüştür, iyiye gidiştir. Bunu kasıtlı olarak görmezden gelip, burada adeta bir siyasi noktada rant sağlama gayreti içine girenler var. Eğer miktar itibariyle bu işi değerlendirmeye kalkarsak, dünyanın en borçlu ülkesi herhalde ABD ve Japonya'dır. Ama hiç umurlarında değil. Niye? Olay bu. Buraya bakarak değerlendirme yapacaksın. Gücünle. Neyin var, ne geliyor? Gelen kaynaklar sağlam ve diriyse, zaten bunların hiçbiri problem değil. Biz şu anda hedeflere yürürken, bu konuda da AB ülkelerinin standartlarına yaklaştık. Kararlı politikalar sonucunda borç yükümüz bu hedefi yakalamıştır. Yoksa bir yere gelemezdik.''
ÖZELLEŞTİRME
Erdoğan, yıllar yılı özelleştirme konusunun Türkiye'de hep konuşulduğuna, ama özelleştirme gelirlerinde beklenen, arzulanan hedeflerin yakalanamadığına işaret ederek, ''Biz bu süreçte gerçekleşemeyeni hamdolsun gerçekleştirdik'' dedi.
Özelleştirme, turizm gelirleri ve dış ticaret hacminde Türkiye'nin on yıllardır göremediği, ulaşamadığı seviyeleri 3 yıl içinde yaşattıklarını vurgulayan Erdoğan, yatırım, üretim, ihracat ve istihdamda Türkiye'yi dünyanın saygın ülkeleri arasına soktuklarını söyledi.
Sadece bu yılın ilk 6 ayında Türkiye'ye özelleştirmelerle giren sabancı sermaye tutarının, 12 milyar doları bulduğunu anlatan Erdoğan, daha düne kadar özelleştirmek istenen tesislere müşteri bulmanın bile mesele olduğunu kaydetti. Erdoğan, oysa şimdi tesislerin sıkı bir rekabet ortamında gerçek değerlerinde müşteri bulduğunu ifade ederek, 1995 ile 2003 yılları arasındaki 8 yılda gelen toplam 11.1 milyar dolarlık doğrudan yabancı sermaye yatırımına karşılık, sadece son 2.5 yıldaki rakamın 7 milyar dolara ulaştığını bildirdi.
Doğrudan yabancı yatırımlar kanununu çıkarmanın hükümetin ilk icraatlarından biri olduğunu anlatan Erdoğan, bürokrasiyi azaltmak, yerli ve yabancı yatırımcıların önünü açmak için gerekli yapısal reformların kendi dönemlerinde hayata geçirildiğini belirtti.
''TÜRKİYE KARARLI YÜRÜYÜŞÜNÜ SÜRDÜRECEKTİR''
Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:''Tüm bu reformlar ve ekonomi vizyonumuz sayesindedir ki, daha 3 yıl önce kimse önünü göremezken, doların yarın ne olacağını kestiremezken, şimdi Türkiye'de önümüzdeki 3 yılın bütçesini bugünden yapabilen bir hükümet işbaşındadır. Cumhuriyet tarihimizde bu bir ilktir ve bu artık geleceğin, belirsizliklerden kurtarıldığını göstermektedir. Türkiye, bu kararlı yürüyüşünü sürdürecektir.''
Başbakan Erdoğan, ayrıca YASED'in düzenlediği bu toplantının ülkeye hayırlı, yol gösterici ve ufuk açıcı olmasını diledi.
(AA)
|