Türkiye'nin ilk özel bankası olarak Kazım Taşkent tarafından 9 Eylül 1944 yılında 1 milyon lira sermayeyle kurulan Yapı Kredi Bankası, yarın 61. yılını kutlayacak.
Genel Müdür Reha Yolalan, bankanın kuruluş yıldönümü dolayısıyla yaşanılan tüm sıkıntılara rağmen Yapı Kredi'nin kredi kartları ve gayri nakdi kredilerde sektörün en büyüğü konumunda olduğunu, yaygın şube ağı, yerleşmiş kredi kültürü ile eğitimli ve yetenekli personeli sayesinde gerek ticari gerekse bireysel piyasalarda oldukça ağırlıklı bir konuma sahip olduğunu vurguladı.
Yolalan,
satış sürecinin tamamlanmasının ardından bankayla ilgili önemli bir belirsizlik konusunun ortadan kalkacağını ve böylelikle daha uygun koşullarda daha fazla kaynak sağlayabilmenin mümkün olacağını ifade ederek, ''Önümüzdeki dönemde Yapı Kredi, yeni ekonomik koşullara en hazır bankaların başında olması nedeniyle ve başta yüksek operasyonel verimliliği olmak üzere, yapısında barındırdığı tüm olumlu vasıflarının sayesinde piyasada her zamanki konumu olan liderliğe geri dönecektir'' dedi.
Yapı Kredi'nin vizyonunu, her zaman için dünya standartlarında finansal hizmet veren Türkiye'nin lider bankası olarak tanımlayan Yolalan, Türkiye'yi kapsayan geniş bir şube ağına sahip olma gibi önemli bir avantajı bulunan bankanın sahipliğiyle ilgili sorunların çözülmesi ve sermaye yapısının güçlenmesinin hedeflere ulaşılmasına katkıda bulunacağını kaydetti. ''BELİRSİZLİK, İSTENMEYEN ŞEKİLDE GÜNDEME GETİRDİ''
Reha Yolalan, Yapı Kredi'nin düşük enflasyon ortamına en hazırlıklı banka olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti: ''Gerçek bir banka için olmazsa olmaz bir değer olan kredi kültürü, 61 yıldır Yapı Kredi'nin kurum kültürünün ayrılmaz bir parçası. Ticari hedeflerimiz ise Yapı Kredi ismine yakışır bir şekilde tüm piyasalarda bankamızın mevcut avantajlarını ve kendine özgü faktörleri kullanarak büyümektir. Bankamız, 61 yıldır olduğu gibi önümüzdeki dönemde de Türk halkının en önemli ortak paydalarından biri olmayı sürdürecek ve ülke ekonomisine katma değer sağlamaya devam edecektir.
Yapı Kredi 3 yılı aşkın bir süredir zorlu ve farklı koşullar altında faaliyet göstermek durumunda kalmıştır. Bankamızın sahipliğiyle ilgili belirsizliğin çözüm sürecinin uzaması, bankamızın sık sık ve pek de istenmeyen bir şekilde gündeme gelmesine neden oldu.
Ancak, böylesine bir dönemde bile Yapı Kredi adının gücü ve toplumsal kabulü sayesinde, bankamız önemli bir yara almadan yoluna devam etti.''
HİSSE DEVRİ
Yolalan, bankanın satış sürecinin, 5 Kasım 2004 tarihinde bankanın hakim ortağı Çukurova Grubu tarafından JP Morgan'a yetki verilmesiyle başladığını ve 17 Ocak 2005'te Çukurova Grubu'nun banka hisselerinin satışı konusunda Koç Finansal Hizmetler A.Ş. ile görüşmelerde bulunulmasına karar verildiğinin duyurulmasıyla önemli bir aşamaya ulaştığını hatırlattı.
3 Ağustos 2005'te Koçbank'ın Yapı Kredi'nin yüzde 57.4'ünün satışıyla ilgili olarak hisse devir işlemlerinin tamamlanması için BDDK'dan izin istediğini, BDDK'nın da 11 Ağustos'ta Yapı Kredi'deki Çukurova Grubu şirketlerine ve TMSF'ye ait toplam yüzde 57.4 oranındaki hissenin Koçbank'a devrine izin verdiğini anımsatan Yolalan, ''Bu gelişme, Yapı Kredi'nin hisse devir işlemlerinin tamamlanması için gerekli en önemli adımlardan birini oluşturması bakımından oldukça önemlidir'' dedi.
Reha Yolalan, önümüzdeki dönemde Türk bankacılık sektöründe güçlü yabancı bankaların payının artacağına işaret ederek, kalan az sayıdaki bankanın ise özel sermayeli ve uluslararası bankalarla rekabet edebilecek güçte bir finansal yapıya sahip olması gerektiğini kaydetti.
Türk girişimcilerin son yıllarda dünyanın birçok yerinde sanayi ve hizmet sektöründe faaliyet gösteren şirketlere sahip olduğuna değinen Yolalan, ''Böyle bir ortamda bankacılık sektörü de dahil, yabancıların Türkiye'de ekonomik faaliyet göstermesine olumsuz yaklaşılmamalı. Sermayenin serbest hareket ettiği yeni ekonomi düzende millilik, sermayenin milliyetinden çok ekonomiye yapılan katkıyla ölçülmesi gereken bir olgu'' diye konuştu.
Yolalan, bundan sonra güçlü bir finansal yapıya sahip olmayan mali kuruluşların hayatta kalmasının mümkün gözükmediğini dile getirerek, Bankacılık Yasası'nın da orta ve uzun vadede Türk bankacılık sisteminin daha sağlam bir gözetim ve denetim çerçevesi içinde, rekabet koşullarına çok daha uygun ve sağlıklı bir sermaye yapısıyla faaliyet göstermesine katkıda bulunmasını beklediklerini vurguladı.
1 MİLYON TL SERMAYELİ İLK ÖZEL BANKA
Kazım Taşkent tarafından 9 Eylül 1944 tarihinde ulusal çapta Türkiye'nin ilk özel bankası olarak 1 milyon lira sermayeyle kurulan ve kuruluşunda 14 çalışanı bulunan Yapı Kredi'nin ilk şubesi Bahçekapı oldu.
Bankacılık sektöründe birçok ilke imza atan, 1967'de ilk kez bilgisayar kullanan, 1975 yılında da Türkiye'de ilk olarak döviz pozisyonunu tutma yetkisini alan Yapı Kredi Bankası, 1980 yılında Çukurova Holding bünyesine girmişti.
Türkiye Bankalar Birliği verilerine göre, 30 Haziran 2005 itibariyle Yapı Kredi Bankası'nın toplam aktifleri 24 milyar 798 milyon 545 bin YTL, toplam kredileri 10 milyar 794 milyon 745 bin YTL, toplam mevduatı 15 milyar 368 milyon 476 bin YTL, toplam öz kaynakları 4 milyar 439 milyon 6 bin YTL, ödenmiş sermayesi 752 milyon 345 bin YTL olarak belirlendi.
Bilanço dışı yükümlülükleri 98 milyar 955 milyon 567 bin YTL seviyesinde olan banka, bu yılın ilk yarısında 123 milyon 756 bin YTL net dönem zararı açıkladı. Toplam 405 şubeye sahip olan Yapı Kredi'nin, 10 bin 361 personeli bulunuyor.