|
|
|
|
Ersümer ve Çakan Yüce Divan'da
Eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanları Cumhur Ersümer ve Zeki Çakan'ın Yüce Divan'da yargılanmalarına devam edildi.
Yüce Divan'daki duruşmaya, sanıklar Ersümer ve Çakan ile avukatları ve müdahiller Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün avukatları katıldı.
Yüce Divan Başkanı Mustafa Bumin, 1 Haziran'da yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) hükümlerini uyguladı. Bumin, foto muhabirleri ve kameramanlara kısa süre görüntü almaları için izin verdi.
Duruşmada, dönemin DPT Müsteşarı Orhan Güvenen tanık olarak dinlenildi. Bumin, Güvenen'e CMK'ya göre uyarılarda bulundu ve haklarını hatırlattı. Güvenen, kamuda edindiği deneyimlere göre, kamu kurumları arasında bilgi akışının yeterli olmadığını ifade ederek, ''Çoğu zaman bizdeki bilgilerle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile BOTAŞ'ın verileri aynı düzeyde değildi. Biz elimizdeki bilgilerle konuyu değerlendirmeye çalıştık'' diye konuştu.
Bakanlığın ve BOTAŞ'ın enerji talebinin yüksek olacağı görüşü bulunduğunu belirten Güvenen, Bakanlık teknisyenlerinin bu görüşte olmadığını söyledi. ''O dönemde, Türkiye'yi karanlıkta bırakmak deyimi vardı. Bizim de DPT olarak bunda sorumluluğumuz vardı. Karanlığa sebebiyet veren kurum olmak istemedik'' diyen Güvenen, Türkiye'nin enerji talebinin artacağının, ellerindeki sınırlı ve hata payı yüksek bilgilerden elde edildiğini anlattı.
Sanık Cumhur Ersümer'in soru sormak istemesi üzerine Başkan Bumin, Ersümer'i ''Siz soracaksınız, sorunun tanığa sorulup sorulmayacağına ben karar vereceğim, yasa onu öngörüyor'' diye uyardı.
Bunun üzerine Ersümer'in, ''DPT onayı olmadan bir santral yapılabilir mi?'' sorusu tanığa yöneltildi. Güvenen, santrallerin yapılabilmesi için DPT'nin onayının gerekli olduğu kaydetti.
Ersümer'in, ''Bir kilowatsaat fazla enerji mi, bir kilowatsaat saat eksik enerji mi Türkiye'ye daha fazla ekonomik yük getirir'' sorusunu Güvenen, şöyle yanıtladı: ''Mühim olan Türkiye'nin ihtiyacı olan enerjiyi sağlamaktır. Fazlası maliyet yaratır. Enerji arzının azlığının da Türkiye'de yaratacağı etki çok olumsuz olur. Az enerjinin genel ekonomiye ve siyasi beklentilere olumsuz yansıması olur. Buna sebebiyet vermemeye çalıştık. ''
Duruşmada, Karsu Tekstil'in sahibi Faruk Molu da tanık olarak dinlenildi. Kulağının ağır işitmesi nedeniyle Molu'ya bir süre Başkanın söyledikleri mübaşir aracılığıyla iletildi.
Daha sonra, Başkanın okuyacağı metin ve soruları bir raportör tanığa aktardı. Molu, Türkiye'de mevcut hidrolik enerjinin yüzde 45'nin kullanıldığını belirterek, devletin bu konudaki gücünün sınırlı olduğunu, özel sektörünün teşvik edilmesi gerektiğini söyledi.
Yamula Hidroelektrik Santrali'nin yapım sürecine ilişkin de bilgi veren Molu, söz konusu santralin yapımı için bakanlıkla kilowatsaati 5.25 cente anlaştıklarını kaydetti. Dönemin bakanı Ersümer'i bu fiyata anlaşmak için manevi olarak zorladığını ifade eden Molu, ''Bu fiyat olmasaydı bu baraj yapılmazdı'' dedi.
Tanık işadamı Yaşar Koçoğlu da Yamula Hidroelektrik Santrali'nin yapım sürecine ilişkin bilgi verdi. Koçoğlu, ''Fiyatın yüksek olduğunu söylemek hakkaniyete uygun değildir'' diye konuştu.
Tanıkların ifadelerinin ardından Yüce Divan Başkanı Bumin, duruşmanın öğleden sonraya ertelendiğini bildirdi.Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde de tanıkların dinlenilmesine devam edilecek.
(AA)
|
|
|
|
|
|
|
|
|