|
 |
|
 |
 |
Yine kızdı ama sonra kucaklaştı
|
|
Adı 'süper kaynana'ya çıkan Semra Hanım gelin adayının yanında Savaş Ay'a dert yandı.
"Niye mi hırçınım. Çünkü bir kadın her zaman hoş tutulmak ister. Ama kendine haysiyet, şeref ve delikanlılığı seçerse ortaya bu sonuç çıkar."
"GELİNİM OLAMAZ" "Sinem iyi olabilir ama gelinim olamaz. Ben oğlum Ata'yı 11 yaşındaki çocuğumla bir görüyorum. Yeminle."
Tekmili birden kaynana Semraanım!
Semra Hanım Ata'yı, 11 yaşındaki çocuğuyla bir görüyor. "Eğer ipleri elimde olsaydı, söz takmazdı" diyor Sinem için düşünceleri ise şöyle: "İyi kalpli, söz dinleyen bir kız. Ama gelinim olarak empoze edilmesin".
Geçen yıl aynı mekânda bir başka programa; 'Biz Evleniyoruz' evine girip çekimler, söyleşiler yapmıştım. Ama işe duygu da karışmış, nasıl olduğunu benim de hâlâ anlayamadığım bir hızla Arzu kızla aramızda gönül muhabbeti tohumu atılmıştı. Müdürler konseyimiz "Gidip kaynana Semra Hanım'la bir konuş bakalım" deyince, hafiften ürperdim. Mekân aynı mekân, zaman aynı zaman, aynı aşk olsun durumları da aynen olursa, el amaaan!.. Şakayı bırakıp söyleşiye başlayalım. İşte içerideyim. Semra Hanım karşımda.
* Semra Hanım, Sinem'le bu tartışmanız nedir böyle? Madem ki hayatın ta içinden diyoruz, o zaman yaşamaya mecburuz, gerçekleri de görmeye mecburuz. Çünkü ben yaşantımı bu şekilde idame ettirdim bu yaşa kadar.
* Türkiye'nin yarısı sizi seviyor, yarısı da nefret ediyor? Olabilir ben hazırım. Çıktığımda tümü sevecek.
* En fazla sizi kıran ne oldu Semra Hanım? O suçunu biliyor. Herkesin suçu kendine aittir. Kırılmam, niye kırılayım? Yıkma noktası diyelim. Tek sözü 'Deli Semra' diye. Yukarıda bir parodi yapılmış. 'Deli Semra' demiş bana. Ben Ata'yı 11 yaşındaki çocuğumla bir görüyorum. Yeminle... Benim oğlumun ipleri elimde olsaydı, sözü takmazdı. Çok akılcı izleyin bakalım...
ESKİ EŞİ HARIYOR * İp değil, halatla bağlamışsınız çocuğu.. Semra Hanım, Allah'tan mahalle berberinin söylediklerini söylemedim size... Ne gibi?
* Yo, hayatta söylemem. Müreddet diye bir berber mi, bizim evden aşağı inerken?.. O berbere ömrü hayatımda gitmedim. Sadece psikolojik sarsıntısı olan bir bayan diyorum. Yalnız tavsiye ederim: Ben gelesiye kadar mahalleden çıksın, akıllılık eder. Yani bir kuaförün beni reklam aracı yapıp da... Kafası bitli olanlardan hariç kimse gitmez o berbere. Ucuzdur diye giderler..
* Eşiniz size kaç yıl... Şöyle sorayım: Siz eşinizle kaç yıl paylaştınız aynı evi? Vallahi üç sene kadar.
* İlk otobüsle Giresun'a kaçmış.. Benden mi kaçmış! E niye o zaman durmadan beni arıyor? Ben mi onun yanına gittim?
* Tekrar mı istiyor? Tabii ki.
* Semra Hanım insanları ürküten bir yanınız var. Belki bu görüntünün altında altın gibi yumuşacık bir kalbiniz var. Belki çok acılar çektiniz, hayatın sillesini yediniz... Yedim, yedim... Hem de öyle bir yedim ki, tahmin edemeyeceğiniz derecede. Bir bayan hoş tutulmak ister, bir bayan kadın gibi görünmek ister. Bir bayan ömür boyu erkek olarak yaşarsa; kendine haysiyet, şeref ve delikanlılığı seçerse, Türk tabiriyle, işte sonuç bu çıkar.
* Size rica etsem, bir sarılıp öpseniz bu güzel kızı. Burada çocuklar ara sıra oyun oynasalar da, gene de çekip alıyoruz. Gel bakalım. İyi kalpli, söz dinleyen bir kız Sinem. Ben her zaman bağrıma basarım. Ama gelinim olarak empoze etmeyin. Dara düştüğünde gece dört de olsa bana gelebilirsin (Sinem'e sarılıyor). Ben kocamı hem seviyorum, hem sayıyorum. Ama ayrı tutuyorum, anlatabiliyor muyum? Ben kocamı buradan da idare ederim.
* Ne diyorsunuz?.. Helal olsun... Yani bulunduğu ortamı Felluce kıvamına getiriyor. Siz buradan oturduğunuz yerden... Ben buradan, inanın, Hamit'i dahi idare ederim (Eski eşi Hamit Türk'ü kastediyor). Ediyorum zaten.
|
|
|
|
|
 |
|
 |
|