Talat: Koalisyon ve tek başına iktidar zor...
KKTC Meclisi'nde azınlığa düşen Başbakan Mehmet Ali Talat'ın başkanlığındaki CTP-DP koalisyonunun istifasıyla, yeni hükümeti kurma görevini alan UBP lideri Derviş Eroğlu, bugün turlara başlayacak. Eroğlu'nun, yeni bir koalisyon hükümeti kurup, seçime gitmeden yola devam ihtimali bu aşamada zor... Nitekim, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş da bu görüşü dile getirmiş ve ufukta seçimin göründüğünü söylemişti. Eroğlu'nun ortak hükümet için bugün kapısını çalacağı CTP lideri Talat'ın görüşü de aynı... Talat dünkü sohbetimize, "Hükümeti kurarken bu noktaya geleceğimizi görüyordum, korktuğumuz başımıza geldi" diye başladı. Talat'a göre, ne 19 sandalyeli UBP, ne de 18 sandalyeli kendi partisi hükümetin kurulması için gerekli 26 koltuğu bulabilecek durumda... Transferler ve koltuk pazarlıklarına da kapısı tamamen kapalı. Eroğlu'nun bir hükümeti kuramayacağına yönelik gerekçesi, koalisyon ortağı DP lideri Serdar Denktaş'ın takınacağı tutuma ilişkin şu öngörüden kaynaklanıyor. "Serdar Denktaş'ın, içinden ayrıldığı UBP ile birlikte geniş katılımlı koalisyon işine gireceğine inanmıyorum. Bu Serdar bey için tamamen harakiri olur. Denktaş'ın DP'sinin parti olduğunun ispatının tek yolu, buna direnmektir." Bir süredir dillendirilen, "Denktaş ve Eroğlu geniş katılımlı koalisyon kurar. Cumhurbaşkanlığı seçiminde Eroğlu Cumhurbaşkanlığı'na giderken, Serdar Denktaş da eski partisi UBP'nin başına geçip Başbakan olarak yoluna devam eder" senaryosuna gelince... Talat, bunun gerçekleşmesi ihtimalinin olmadığını belirtip ekledi: "Serdar beyin bu beklentiye girmesi hayal olur. Toplumda Eroğlu'nun Cumhurbaşkanı olması gibi bir potansiyel yok. Serdar Denktaş'ın bu işe girmesi DP'nin de olgunlaşmasını engeller." Talat'a göre; mevcut koalisyonla ocak sonunda seçime gidilir.
Yarı başkanlık sistemi Geçen hafta KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın, dün de eski Başbakan Bülent Ecevit'in Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'i ziyaretiyle gündeme getirdiği, "Yarı başkanlık sistemine geçilip, seçimin buna uygun yapılması" önerisine gelince. Talat, yarı başkanlık sistemine "prensipte" olumlu bakıyor. Bununla birlikte, "Kıbrıs Türk halkının yarı başkanlığı tartışmak için yeterli takat ve zamanının bulunmadığı" inancında. Dolayısıyla, milletvekili ve cumhurbaşkanı seçimlerinin mevcut sisteme göre yapılması gerektiği görüşünde.
Yine koalisyon olur Seçimden nasıl bir tablo çıkabileceği sorumuza ise Talat, şu yanıtı verdi: "Nasıl bir tablo çıkar bilmem ama tek partinin iktidarı zor görünüyor. Yine koalisyon olur. Ancak bu kez kurulacak koalisyon Meclis'te çok daha iyi bir çoğunluğu elde eder." Talat, geçen seçimde olduğu gibi partisi CTP'nin, yine Birleşik Güçler ile seçime girme ihtimalini yüksek gördüğünü söyledi. Seçim sonrasında bu kez daha fazla sandalyeye sahip olacaklarını belirterek, gerekçesini de şöyle dile getirdi: "Kıbrıs sorununun çözümü konusunda ortaya koyduğunuz formül dışında bugün yeni bir formül, yol gösteren politik çizgi var mı? Bugün Denktaş veya bir başkası bir formül öneremiyor. Geçmişte yürütülen politika iflas etti. O politikacıların da bu toplumdan onay alması zor. Tek seçenek bugünkü politikayı yürütmektir."
Yeni referandum Kıbrıs'taki sorunun çözümü konusuna gelince. Başbakan Talat, "AB'nin, Kıbrıs Türk halkını hayal kırıklığına uğrattığı" görüşünde. Hatta, Türkiye'nin bir süre sonra, Kıbrıs Cumhuriyeti'ni tanıyıp, büyükelçilik açmasına izin verip, Rum kesimi lideri Papadopulos'u da kırmızı halıyla karşılar hale geleceği kaygısında. Annan Planı'nın yeniden uygulamaya konulup konulmayacağına gelince. Talat, bu konuda ABD'nin "yeni bir görüş geliştirdiğini" anımsattı. Buna göre, Annan Planı'nın özü değiştirilmeyecek, ancak Plan'da öngörülen dış etkilere ilişkin düzenlemeler getirilecek. Örneğin; Rumların "Türkiye bunu uygulamaz" iddiasında bulunduğu, Türk askerinin Ada'dan çekilme hızına ilişkin kesin kural ve güvenceler konulacak. Başbakan Talat, bu formüle ilişkin bir görüş açıklamak istemedi. Rum tarafının taleplerini net olarak ortaya koymasından sonra fikrini söyleyeceğini belirtmekle yetindi. KKTC'de yeniden seçime gidilirken, Ada'da sorunların çözümü de, istikrarlı bir hükümet de, yakın gelecekte yine görünmüyor.
|