kapat
   
SABAH Gazetesi
 
    Yazarlar
  » Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Arşiv
    Euro 2004
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cumartesi
    Aktüel Pazar
    Otomobil
    Sinema
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Hasta size hayatını emanet eder
Bush'la çalışırken acınacak bir haldeydim
Hasta size hayatını emanet eder
Önce bombala, sonra tedavi et

Hasta size hayatını emanet eder


Siz mide ve bağırsak kanseri konusunda uzmansınız. Houston'da bir hastaneniz var. Sizi böylesine ünlü ve tek yapan nedir peki? Yani insanlar niye sizin peşinizde?
Öyle mi? (Gülüyor). Kendi adıma farklı yönlerimi söyleyebilirim ama insanlar o yüzden mi bana geliyor bunun cevabını bilemem. Benim için tıp sadece bir iş değil, bundan ötesi bir misyon ve çağrıdır. Tıp bir insandan yani bir doktordan tam ve bütün olarak diğer bir insana bilgi geçmesini gerektirir. Doktorun kendisini insanlığa adaması çok önemlidir.

* Ama bunlar zaten evrensel söylemler.
Evet ama kimse inanın bunun farkında değil. Size bir örnek vereyim. Kanser araştırmalarının en ileri olduğu Amerika'da bile düzgün bakım alabilen, tedavi görebilen hastaların sayısı tüm hastaların onda biri etmez. Bir de diğer ülkeleri düşünün. Doktorlar hastaları maalesef bilgisayardaki numaralar olarak görüyorlar. Tabii ki hepsi değil ama çoğu. Önemli olan hastayı bu numaradan farklı bir biçime dönüştürmek.

* Yani?
Bir hasta doktoruna güvendiği zaman, ki hayatı için güveniyor, o doktor için işini iyi yapmak yeterli değildir. Bu güveni bir onur gibi kabul etmesi gerekir. Doktorla hasta arasındaki bu çok özel bağlantı bence dünyadaki en kutsal duygudur. Düşünsenize size hayatını emanet ediyor. Bundan büyük onur bundan büyük sorumluluk olur mu?

DALGA GEÇERLERDİ
* Peki doktor bu yükün altından nasıl kalkacak? Yani bazen doktorların o kadar az zamanı oluyor ki hastalarla birebir ilgilenemeyebiliyorlar.
Kendi farkımı söyleyebilirim. Bu işe ilk başladığımda bile saat 6'da kalkar 7'de hastalarımın başında olurdum. Onlara bir "Günaydın" demek benim için önemliydi. Benimle o zaman dalga geçerlerdi, derlerdi ki "Hastaları sen uyandırıyorsun". Bugün hala aynı şeyi yapıyorum. Bir hastanın kendini iyi hissetmesi her şeyden önce gelir.

* Yani hastanın psikolojisi hastalığın tedavisinde çok önemli.
Kesinlikle. Doktor her zaman hastasının hayatını düşünmelidir. Kendi yasal ve maddi sorumluluklarını bir tarafa bırakmalıdır. Hasta ve doktor ilişkisi dünyadaki en üstün ilişkidir. Çünkü bence çok derin, kutsal ve özeldir. Hastanemde biz hastalığı yani kanseri değil hastayı tedavi ediyoruz.

* Farkı nedir?
Şöyle, hastalığı olan bir şahsı tedavi ediyoruz. Dünyanın en kolay işi hastalığı tedavi etmek. Yani belli ilaçlar vardır, dozları vardır, verirsiniz biter. Ama işte o tür bir tedaviyle başarı sağlanmaz. Ben hastalığı olan insanı tedavi ederim. Onun duygusal ve bunalımsal durumları olabilir ve inanın o durumlar en az kanser kadar önemlidir.

* O yüzden mi doktorların bir çoğu değişik dilleri öğreniyorlar? İnternet sayfanızda Arapça, Türkçe, Çince konuşan doktoralarınız olduğunu okudum.
Ana dil çok önemlidir. İnsan hasta olduğunda eğer ülkesinden kilometrelerce uzaktaysa zaten bir tür travmaya girebilir. Biz bu travmayı atlatabilmeleri için kendi dillerinde konuşmaya çalışıyoruz. Doktorlarımın bir bölümü yabancı dil biliyor ama diğerleri için geniş bir çevirmen kadromuz var. Kanser insana korku, inkar ve kızgınlık duygularını da beraberinde getirir. Amacımız insanı bu duygularından arındırarak beraberce elele kanseri yenmesini sağlamak.

KERRY, POWELL
* Çok ünlü hastalarınız olduğunu biliyorum.
Çok isterdim isimlerini söylemek ama eğer söylersem bütün bu anlattıklarımda samimi davranmamış olurum. Ama size şöyle diyebilirim ki çok ünlü aktristler, aktörler, devlet başkanlarını tedavi ettim. Kanser eskisi kadar korkulacak bir şey değil. Önemli olan işi başında yakalamak. Bakın John Kerry'e ya da Colin Powell'a. Onlar da prostat kanseri geçirdiler. Ama ne diyoruz "geçirdiler." Günümüzde kanser tedavisi çok mümkün.

* Mucizelere inanır mısınız?
Her zaman. O yüzden diyorum ya size hastalığı değil hastayı tedavi ediyorum diye. Bana ne hastalar geldi, üç haftalık ömür biçmişler. Üstüne üstlük bunu hastaya da böyle söylemişler. Şimdi aralarında hala yaşayanları var. Hastaya hastalığının ciddiyetini söylemek de bir sanattır.

* "Tamamlayıcı tıp" için ne düşünüyorsunuz? Kanser hastalarının çoğunun bu dalla ilgilendiğini duyuyoruz.
Tamamlayıcı dediğiniz için memnunum. Bazen alternatif diyorlar ve bu çok yanlış. Tamamlayıcı tıp konusunda pozitif düşünüyorum ve etkisi olduğuna da inanıyorum yeter ki modern tıbbı engellemesin, sadece yardımcı olsun.

DİĞER GÜNÜN İÇİNDEN HABERLERİ
 Başbakanın en mutlu ve de en zorlu günü
 Takı kuyruğu üç saat sürdü
 Dekoltesiz parfümsüz düğün
 Hızlanınca geçeceğini sanmıştı
 Korkunç şüpheyi DNA testi çözdü
 Töre istedi diye annesini doğradı
 Sokak sokak dolaşıp otomobili buldular
 Mustafa'yı bulana '100 milyar' ödül
 Uyku faciası
 İki çocuk boğuldu
 Bakırköy'de cinayet
ERDAL ŞAFAK
Sarıgül olayı
Önümüzdeki günlerde medyanın ve siyaset...
AHMET HAKAN COŞKUN
Dünür
Ben onun "Yüksek İslam Enstitüsü mezunu, genç ve...
MEHMET BARLAS
İcazetli gazete yazarlığının dayanılmaz ağırlığı...
ÖMER LÜTFİ METE
Düşman içeride, dost dışarıda mı?
İsrail gazetesi...
REFİK DURBAŞ
Sevgi orada işte...
Hayvanları Koruma Yasa Tasarısı...
SAVAŞ AY
Dertleri zevk edindim!..
Ben size söz verdim.
EMRE AKÖZ
Sarıgül ve CHP delegesi
İstanbul Şişli'nin...
Del Bosque'yi seçtim
Del Bosque'yi seçtim
"Beşiktaş bana çok heyecan verici geliyor. Ayrıca Del Bosque'nin...
İstesinler geleyim
İstesinler geleyim
"AB vatandaşı statüsü kazanana dek Barcelona beni kiralamak istiyor.
Sezer: Nüfus artış hızı düşmeli
Sezer: Nüfus artış hızı düşmeli
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, yaşam koşullarının iyileşmesinin...
Bakan tırmandı, aşağıdakiler korktu
Bakan tırmandı, aşağıdakiler korktu
Erzurum'un Aşkale İlçesi'ne bağlı Küçükgeçit Köyü yakınında bulunan...
Açlara giden yardım zengin sofrasında
Açlara giden yardım zengin sofrasında
Yüzbinlerce Afrikalı'nın ölüm sınırında açlıkla boğuştuğu kamplara...
34 yıllık GAP rüyası artık kâbusa döndü
34 yıllık GAP rüyası artık kâbusa döndü
1970'lerde temeli atılan Türkiye'nin en büyük, dünyanın ise 8'inci...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.