kapat
   
SABAH Gazetesi
 
  » Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cumartesi
    Aktüel Pazar
    Teknoloji
    Otomobil
    Sinema
    Hobi
    Çizerler
Günaydın
ATV
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Omer Lutfi Mete @ SABAH
 

Garantili sandık kuruntuları

AdaylarInI açıklayana kadar, sandığa rakipsiz gideceği hemen herkesçe kabul edilen AK Parti öyle görünüyor ki, bu manzaranın kendisine verdiği aşırı özgüvenin bedelini ödeyecek.. Gerçi bu özgüven 'kara taşı bile aday göstersem kazanırım' türünden körleştirici düzeye ulaşmadı ama pek çok seçim çevresi için kendilerine 'hayal kırıklığı' yaşatabilecek tercihlere de engel olamadı. Onun için de ödenecek bedelin çok ağır bir fatura olması beklenemez. Kendilerine ders olabilecek kadar anlamlı bazı mevzii yenilgilerle karşılaşırlar, o kadar..
Kim bilir, belki de bizzat Erdoğan, ezici bir zafer kazanmayı siyasal, kimyasal, ruhsal açıdan sakıncalı gördüğü için böyle olmasını istemiştir.
Tabii bu tahmin sandık gününe gelinceye kadar lehte ve aleyhte rüzgarları çarpıcı biçimde değiştirecek gelişmeler yaşanmaması kaydıyla geçerlidir.
Olayın düğümü, iktidar partisinde pek çok etkin ismin, bu seçimde mutlak favori olmayı doğru tahlil edemeyişinde.. Bu yüzden beklenen zaferlerine katkı yapacak etkenler arasında öteki partilerin zayıflığını önemsemiyor, hatta küçümsüyorlar.
Oysa bu öyle bir maç ki; favori takım çok çok iyi bir takım olduğu için değil, karşısındaki rakip çok aciz durumda bulunduğu için kazanacak.. Bazı oyuncularını maç saatinde sahaya yetiştirmeyi beceremeyen bir takımın çok iyi olduğunu ve mükemmel yönetildiğini düşünmek mümkün müdür?
Hafifsemenin dayanılmazlığı
CHP'nin Eskişehir'de düştüğü duruma gülen büyük favori, Mardin'de aynı cilveyi yaşamasını sadece basit bir kaza sayabilir mi? Şüphesiz Erdoğan ve kurmayları da bilir ki, rağbetin yüksekliği ve imkanların bolluğu, her şeyin olması gerektiği gibi işlemesini garanti etmiyor.
Ancak bu bilgi, rakibi küçümseme durumunu ortadan kaldırmaya yetmiyor. Tıpkı, futbolda sık sık gördüğümüz üzere teknik sorumluların ve hatta oyuncuların bile üstüne basa basa 'rakibi asla hafife almıyoruz, maç sahada kazanılır' diye konuşup durdukları halde gerektiği kadar yoğunlaşamamaları gibi.
Top oynayanlar bilir: Bir hafta boyu, zayıf rakibinizi ciddiye almak için kendi kendinize içtenlikle telkinde bulunursunuz.. Ama beyninizin bir köşesinde rakibin güçsüzlüğü, örtülemez bir gerçek olarak durmaktadır. Zaten, sıra o maça gelinceye kadar zayıf olduğu tartışma götürmeyen rakibinizi yeteri kadar hafife almışsınızdır.
Şimdi size yüklenen veya kendi kendinize yüklediğiniz yoğunlaşma talimatları, ısmarlanmış, yapay bir öğreti gibi kalır. Bu duygular içinde sahaya çıkarsınız.. Beş dakika geçmeden rakibin size fena halde bilenip yoğunlaştığını görünce pabucun pahalı olduğunu hakkıyla kavrarsınız. Oysa iş işten geçmiştir. Teknik kalitenizin üstünlüğü, fizik bakımdan mükemmelliğiniz, maçın çok zor geçmesini önlemeye yetmeyecektir. Sabit artılarınızla yine kazanabilirsiniz ama üç puanı alana kadar canınız çıkar! Üstelik bu kötü tecrübeyi birkaç hafta sonra bir başka zayıf takım karşısında da yaşarsınız.
Saadet değneği
AK Parti bu yoğunlaşma sorunuyla, yaşı gereği ilk defa karşılaşacak.
28 Mart seçiminin büyük favorisi, gözlemlerime göre, en fazla küçümsediği rakiplerinden biri olan Saadet Partisi'ne beklenmedik puanlar verecek.
Erbakan'ın sadık bağlıları, diyebilirim ki şu an seçime en iyi yoğunlaşmış maç kadrosunu oluşturuyorlar. Gerçi büyük bir patlama yapabilecekleri kanaatinde değilim.
Kendilerinin de böyle bir zafer beklediklerini sanmıyorum. Ancak kilitlendikleri tek hedef, iktidar partisine acı vermek.. Bunun için de başarılı olabilecekleri yerlerde amansız bir hazırlık içindeler.
Büyük takıma karşı müthiş bir bilenmişlikle çalışıyorlar. Hepsinden önemlisi de, 12 Eylül sonrasında Refah Partisi'nin tırmanışında büyük pay sahibi bulunan o yaman kadın elinin devreye girmiş bulunmasıdır.
Bugün yine binlerce inanmış hanımdan oluşan kadro kapı kapı dolaşarak adeta yalvara-dilene 'dava için' oy toplamaya çalışmaktadır. Gerçi bu oy avcıları, eskisi kadar geniş bir kitle oluşturmuyorlar ama kalanlar, davanın ve Erbakan'ın kutsallığına inandıkları için, hiçbir partide görülmeyen bir şevk içindeler.
Onun için, iktidar partisi, kızgın anasının kucağında, fiyakasını sarsacak yerlerinden çimdiklenir ve morartılırsa şaşırmam..

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Fişleme ile asker şişleme   / 16-03-2004
 Terör ve resmi fail-i meçhuller   / 15-03-2004
 Derin millet manifestosu   / 12-03-2004
 Kahramanlığı güncellemek   / 11-03-2004
 Urfa'nın sağı solu   / 09-03-2004
 Elazığ'da dört sağ, solu sayma.   / 08-03-2004
 Yeni Soğuk Savaş   / 05-03-2004
 Din istismarına tövbe   / 04-03-2004
 Garantili sandık kuruntuları   / 02-03-2004
 Sağduyu çarmıhta   / 01-03-2004
ERDAL ŞAFAK
Başkan'ın kuşkuları
Antalyalılar'ın bir sözü var: "Düğün...
AHMET HAKAN COŞKUN
Bağırmayın!
Havalar güzelleşmeye başladı.
Baharın...
MEHMET BARLAS
40 yıllık dilenciye mesleği öğretilir mi?
Hiç unutmam.
ALİ KIRCA
Madrid dersleri
Türk kamuoyu geçen hafta sonunda...
SAVAŞ AY
Ağıt yaktıran Çanakkale!..
Ta ortaokul yıllarından...
REFİK DURBAŞ
Güvenlik kuruluşlarının tasfiyesi
Sosyal güvenlik...
ÖMER LÜTFİ METE
Derin yumuşatma süreci
Hitler'in 'Kavgam' isimli...
HINCAL ULUÇ
Cerrah Müdür, Çakar'ı kim vurdu?
Türkiye'nin en tanınmış...
Harika çocuk Daum'u da yıktı: 2-4
Harika çocuk Daum'u da yıktı: 2-4
Futbolumuzun yeni yıldızlarından Ali Tandoğan, Tomas'ın kendi...
Kanarya, 2004'te ilk kez üzüldü
Kanarya, 2004'te ilk kez üzüldü
18 Ocak'taki Rize maçıyla başlayan F.Bahçe fırtınası durdu.
CHP zihniyeti gittiği yere bereketsizlik götürür
CHP zihniyeti gittiği yere bereketsizlik götürür
İktidarla muhalefet arasındaki 'kök' tartışması devam ediyor. Baykal...
Deniz Baykal: Senin ampulün külüstür!..
Deniz Baykal: Senin ampulün külüstür!..
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, partisinin İzmit'te...
Askeri mahkemeyi bile arar oldular
Askeri mahkemeyi bile arar oldular
DEV-YOL davası 23 yılını tamamlıyor. Sıkıyönetim Mahkemesi 7 idam...
YÖK bakanla köprüleri attı
YÖK bakanla köprüleri attı
Milli Eğitim Bakanlığı'nın YÖK tasarısıyla ilgili Danışma Kurulu...
 
    Ana Sayfa | Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon
Spor | Hava Durumu | Sarı Sayfalar | Günaydın | Bizimcity | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Cumartesi | Aktüel Pazar | Teknoloji | Otomobil |Sinema | Hobi | Çizerler | ON
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.