Daha önce görmediğimiz, tatmadığımız bir iyimserlik yaşıyoruz... "Türkiye'deki dezenflasyon sürecinin geçici bir olay olmadığına inanıyoruz" diyen Morgan Stanley, Ocak rakamlarını gördükten sonra yıllık tüketici fiyat enflasyonu tahminini yüzde 11'e çekti. Geçmişte hep ihtiyatlı tahminlerde bulunan bir kuruluş olarak hatırladığımız Morgan Stanley aşırı iyimserlik içinde 2004 enflasyonunun hükümetin hedefinin bile altında kalacağına inanıyor. Alışılmış bir üslup değil. Diğer bir önde gelen batılı finans kuruluşu olan Lehman Brothers ise Ocak rakamlarından sonra daha önce yıl sonu için açıkladığı yüzde 13'lük tahminin oldukça muhafazakar kaldığını söylüyor. "Yıl sonu hedefine ulaşılması mümkün görünüyor" diyen JP Morgan, dışsal ve içsel bir şok olmaması halinde tüketici enflasyonunun Mayıs'ta yüzde 10'un altına inebileceğini tahmin ediyor. Sadece yabancılar değil, yerliler de aynı durumda. En son Ocak sonunda yapılan beklenti anketine göre piyasanın enflasyon tahmini yüzde 13.2 ile resmi hedefin sadece 1.2 puan üzerinde bulunuyor. Şubat ayının ilk anket sonuçları çok yakında açıklanacak. Eminim piyasanın enflasyon bekleyişi daha da iyimser bir hal alacak ve hedefle beklenti arasındaki fark biraz daha daralacak. Koşullu indirim
Bugüne kadar faiz indiriminde oldukça temkinli davranan Merkez Bankası bile koşullu da olsa enflasyonun 2004 sonunda da hedeflenen düzeye ulaşmaması için büyük dışsal şoklar dışında bir neden görmüyor. "Koşullu bir iyimserlik" içinde olduğunu açıklayan Merkez Bankası, gelecek hafta sonunda tekrar başlaması beklenen IMF yedinci gözden geçirme görüşmelerini bile beklemeden faizleri iki puan indirdi. Demek ki, görüşmelerde bir sorun çıkmayacağına ikna oldu. Eğer bir sürpriz olmazsa yıllık toptan eşya enflasyonu 30 yıl aradan sonra ilk defa Şubatta tek haneye düşecek. Enflasyonda tek haneli rakamın görülmesi hızla iyileşen bekleyişleri daha da güçlendirecektir. Türk ekonomi tarihi tutmayan tahminlerle doludur. "Gözünüzü açın" diye seslenen Morgan Stanley'in ya da her ay iki defa Merkez Bankası'nın gönderdiği enflasyon anketini dolduran piyasa ekonomistlerinin tahminleri de tutmayabilir. Burada önemli olan bekleyişlerin ciddi bir şekilde iyileşerek hükümete yıl sonu hedefine ulaşabilme imkanı tanımış olmasıdır. Ecevit hükümetinden kendisine miras kalan programı sürdürerek olumlu bir başlangıç yapan hükümetin bu saatten sonra yanlış yapmaya hakkı yok. Eğer aylardır istikrarlı bir şekilde düşen enflasyondan sonra Türkiye tekrar eski yüksek enflasyon günlerine dönerse uzunca bir süre bir daha hiçbir dezenflasyon programı bu ülkede başarılı olamaz. Hükümetin yapması gereken, mali disiplini sürdürmek, yapısal reformlara devam etmek ve hızla iyileşen bekleyişleri doğru bir şekilde yönetmek. Böylece Türkiye hbir hayli uzağında olduğu kalıcı fiyat istikrarına ulaşabilir ve her ne kadar bu başarıda önceki hükümetin payı bulunsa da Erdoğan enflasyonu kalıcı olarak tek haneye düşüren başbakan olarak tarihe geçebilir.