Son 10 yılda 4 büyük kriz yaşayan Türkiye, bütün olumsuz şartlara rağmen yurtdışı pazarlarındaki yerini sağlamlaştırmayı başardı Le Nouvel Economiste dergisi, "Eğer mucize varsa bu, Türk ürünlerinin Avrupa'daki market ve showroomlarda hâlâ yeralmasıdır" dedi
***
Türkiye deri değiştiriyor
Son 10 yılda 4 büyük kriz yaşayan Türkiye, bütün olumsuz şartlara rağmen yurtdışı pazarlarındaki yerini sağlamlaştırmayı başardı
Le Nouvel Economiste dergisi, "Eğer mucize varsa bu, Türk ürünlerinin Avrupa'daki market ve showroomlarda hâlâ yeralmasıdır" dedi.
TÜRK ürünleri dünya pazarındaki yerini her geçen gün sağlamlaştırıyor. Tekstille başlayan gelişim, bugün otomotiv ve elektronikle devam ediyor. Son 10 yılda 4 büyük kriz ve bir deprem yaşayan Türkiye'nin ayakta kalması bir yana, yurtdışı pazarlarındaki yerini iyice sağlamlaştırması araştırmalara konu oluyor. Dünyaca ünlü ekonomi dergisi BusinessWeek'in ardından Fransız Le Nouvel Economiste dergisi de, Türkiye'nin bu gelişimine parmak bastı. Türkiye'de bir aylık inceleme yapan dergi, AB yolundaki gelişmelerinin yanı sıra Türk şirketlerinin AB ve global hedeflerini ele aldı. Dergi, hazırladığı 'Türkiye Dosyası'nda, "Ülke, Brüksel'i memnun etmek için reform üstüne reform yapıp deri değiştiriyor" ifadesini kullandı.
MUCİZENİN ADI TÜRKİYE Türkiye'de incelemeler yapan dergi, Koç, Sabancı, OYAK Renault, Profilo gibi büyük grupların temsilcileriyle de görüşmeler yaptı. Raporunda Türk müteşebbislerin devalüasyon, yüksek enflasyon ve siyasi istikrarsızlığa göğüs gerdiğine dikkat çeken dergi, şu yorumda bulundu: "Mucize diye bir şey varsa, bu da Türk ürünlerinin dünyadaki otomobil galerileri, süpermarketler ve beyaz eşya mağazalarında hala mevcut olmasıdır. Hatta Türk şirketleri, ürünlerinin menşeini çekinmeden belirttiğinden bu yana bu mevcudiyet daha da yoğun oldu." Seçimlerden sonra yakalanan siyasi istikrarla birlikte, Kuzey Denizi'den Orta Asya'ya kadar faaliyet gösteren Türk sermayesinin yeniden yükselişte olduğuna dikkat çekilen yazıda özellikle yabancı ortaklı Türk şirketler ele alınmış. BusinessWeek dergisi de son sayısında Türk sermayesinin özellikle Rusya ve Orta Asya'da 6.3 milyar dolarlık yatırım yaptığını belirterek, "Türkler Rusya'yı işgal etti' ifadesini kullanmıştı. Dergi, Türk işletmelerin bu bölgeyi parselleyerek diğer ülkelerden gelecek yatırımcılara şans bırakmadığını vurgularken bunun Türk firmaları için bir avantaj olduğunu da belirtmişti.
HER YERDE VARLAR Sovyetler'in dağılmasının ardından Türk inşaat firmaların bölgeye hücum ederek yol, köprü ve havalimanları yaptıklarını ifade eden dergi, özellikle şu noktaların altını çiziyor: "Türkler Rus parlamentosundaki koltukları bile yeniledi. Sadece Rusya'da değil, Azerbaycan, Tükmenistan, Özbekistan ve Kazakistan'da sayısız otel inşaatı yapan Türk firmalar bölgedeki hegemonyasını koruyor." Örneğin Migros, Ramstore adını verdiği alışveriş merkezinden bu sene 9 tane açtı. Rakamı 31'e çıkaran şirket yine Rusya dışında Kazakistan, Azerbaycan ve Bulgaristan'a da yatırım yapıyor. Türk şirketleri 2002'de 1.6 milyar dolarlık yatırım yaptı. 1991'den bu yana da Orta Asya ve Rusya'ya 6.3 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirdiler. Bunun 1.3 milyar doları Kazakistan'a, 1.25 milyar doları da Tükmenistan'a yapıldı. Türk firmaları bölgeye yatırım yapan ilk on ülke arasında yer alıyor. Türk firmaları sadece alışveriş merkezleri yapmıyor. Aynı zamanda bütün alışveriş merkezlerini de Türk markaları ile dolduruyorlar. Anadolu Efes daha yeni Rusya'da 3, Kazakistan'da 2'inci fabrikasını kurdu. Türk elektronik üreticisi Vestel'de 1 milyon üretim kapasiteli Moskova dışında bir fabrika kurdu.