kapat
30.11.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ


TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ÅžANS&OYUN
ACİL TEL



AB Anayasası laik kalmalı

Dışişleri Bakanı Gül, AB Dışişleri Bakanları ile yaptığı ikili görüşmelerde 'Türkiye'ye ya tarih verilir, ya verilir' diyerek aksi takdirde bunun sonuçlarının ağır olacağı vurgusu yaptı

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, AB Hükümetlerarası Konferans Dışişleri Bakanları Zirvesi'nde ikili temaslarda bulunduğu AB Dışişleri bakanlarına, Türkiye'ye 2004 yılı sonunda "ya tarih verilir, ya tarih verilir" vurgusu yaptı. Gül, Avrupalı meslektaşlarından, İstanbul'daki terör saldırıları sonrasındaki taziye ve dayanışma mesajlarını icraatlara da yansıtmalarını istedi.

Avrupa'nın savunma sisteminin tartışıldığı toplantılar sürerken Avusturya, Fransa ve İrlandalı meslektaşları ile de biraraya gelen Gül, Türkiye'nin AB yolunda eksikliklerini tamamlayacağını, eleştirilerden gocunmadığını ancak bütün bunlardan sonra AB'ye kabul edilemez olduğu söylenirse bunun sonuçlarını, ne Türkiye'nin ne de Avrupa'nın kaldıramayacağını belirtti. Gül, 2004 sonunda Türkiye hakkında verilecek kararı zamana yayma gibi bir sonuç çıkarsa bunun Türkiye-AB ilişkilerinde büyük bir dönüm noktası olacağının altını çizdi.

Gül, AB Dışişleri Bakanları Zirvesi'nde yaptığı açıklamalarda şu mesajları verdi

"AB için kritik bir dönem. Zirve bildirisinde bir mesaj çıkmalı. Biz üstümüze düşeni yaparız, eksikliklerimizin söylenmesinden alınmayız ve bunları tamamlarız. Ancak Türkiye'ye bütün bunlardan sonra kabul edilemez olduğu söylenirse bunu kaldıramayız. İmtiyaz beklemiyoruz, diğer ülkelere gösterilen objektiflik bize de gösterilmeli."

TERÖR MUHABBETİ
Dışişleri Bakanı Gül, ikili temaslarında en uzun görüşmeyi önümüzdeki dönem AB Başkanı olacak İrlanda'nın Dışişleri Bakanı Brian Cowen ile yaptı. Gül dönem başkanlığını İtalya'dan devralacak İrlanda Dışişleri Bakanı Cowen'a Türkiye'nin meselelerini uzun uzun anlattı. Gül bu görüşmeyi "Bilgilendirme ve destek alımı" şeklinde niteledi. Abdullah Gül, terör konusunda tecrübesi olan İrlanda'nın bu konuda işbirliğine de duyarlı olduğunu ifade etti. Gül, İrlanda Dışişleri Bakanı'nın Türkiye'ye "stratejik bakmasından" memnun olduğunu dile getirdi. Gül'e "Seninle iyi çalışacağız" diyen İrlanda Dışişleri Bakanı ikili görüşmede Türkiye'nin, medeniyetlerin uyumu, hoşgörü, beraber yaşama alışkanlığı açısından çok önemli olduğunu belirterek, AKP'yi bu konuda yaptığı çalışmalardan dolayı övdü. Gül İrlandalı meslektaşının Türkiye'ye açık bir sempati duyduğunu belirtti.

Abdullah Gül Papandreu ile görüşmesi hakkında kısa bir bilgi vermekle yetinirken, "Kıbrıs'ta demokratik seçimler yapılacak, Türk tarafı bir çözüm için uğraşacak, Rumlar AB'ye gireceğim diye zaman kazanmaya çalışıyor. Aynı realist uzlaşma tavrını Rumlar da göstermeli" dedi. Gül, ayrıca Avrupalı meslektaşlarının çoğunun bu konuda kendisine hak verdiğini de söyledi. Kıbrıslı Rum Loizidu'nun tazminat davası ile ilgili olarak da Gül "mutabakata varamadık, bazı gayretler sarfediyoruz, arabulucular var, ümit ederim önümüzdeki haftaya bir şeyler olacak" dedi.

İNGİLTERE İLE DAYANIŞMA
Gül, "Türkiye'yi terör oldu diye AB'ye mi alacağız" diyen Avusturya İçişleri Bakanı'nın sözlerini yorumlarken de şu açıklamayı yaptı

"Biz ülkemizdeki terör sorununu kendimiz hallederiz. Bugün bize olan, yarın onlara olabilir. Nitekim burada 'sıra bizde mi' diye bir telaş var."

İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw da AB Dışişleri Bakanları zirvesinde Gül ile yaptığı ikili görüşmenin ardından "Türkiye ve İngiltere, Türkiye'nin modernizasyonu ve reformlarını terörizmin engellememesini garanti etmek kararlılığında" dedi. Straw, Türkiye'nin AB üyesi olmak için sarfettiği çabaların terörizm tarafından sekteye uğratılmasına izin vermeyeceklerini sözlerine ekledi. Gül, ikili temasları ile ilgili olarak şunları söyledi

''İkili görüşmelerde, tüm meslektaşlarım İstanbul'daki terör olayları nedeniyle üzüntülerini dile getirdiler. Ben de kendilerine bu mesajlardan ve desteklerinden dolayı memnuniyet duyduğumuzu ifade ettim. Ancak bunların eylemde de görülmesi gerektiğini, zira bu dayanışmanın icraatta maalesef görülemediğini söyledim."

'Laik anayasa isteriz'
Gül, AB Anayasası'nın birinci maddesinde Hıristiyanlıktan bahsedilmesine karşı çıktı

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, AB Anayasası'nda Hıristiyanlık'tan bahsedilmesi durumunda Yahudilik ve İslamiyet'ten de bahsedilmesi gerektiğini söyledi.

Gül, yaptığı basın toplantısında, Napoli'deki konferansın, İtalya'nın AB dönem başkanlığında düzenlenen son toplantılardan biri, Aralık'taki zirve öncesinde bir son buluşma olduğunu belirtti.

Gül, toplantıda, AB Anayasası'na ilişkin tartışmaların yapıldığını belirterek, "AB Anayasa Taslağı'nda yer alan pek çok konu konuşuldu. Ama gördüğümüz kadarıyla, AB Anayasası konusunda halen pek çok tartışmalı konu var'' dedi.

AB Anayasası'nda Avrupa'nın Hıristiyan kökenlerine atıfta bulunulması konusunda konferansta hararetli tartışmaların yapıldığını kaydeden Gül, Hükümetlerarası Konferans'ta bir tür din tartışması yaşandığını ifade etti. Gül, şunları söyledi

''Aralarında Çeklerin yanı sıra İspanya ve Polonya'nın da bulunduğu bazı ülkeler, AB Anayasası'nın giriş bölümünde, Hıristiyan kültürüne ve Hıristiyanlık'a açıkça atıfta bulunulmasını istiyorlar. Yunanistan ise buna karşı çıkarak, Avrupa'da birçok dinin bulunduğunu hatırlattı ve çok kapsayıcı bir ifadenin daha isabetli olabileceğini belirtti. Fransa ve Belçika, bu konuya şiddetle muhalif olmaya devam ediyor. Bu tartışmalar konusunda ben de görüşlerimizi dile getirme imkanı buldum.''

TÜRKİYE BASTIRDI
Gül, konferansta dile getirdiği görüşleri şöyle özetledi ''Bu meselenin, taslaktaki şekliyle kalmasının en isabetli iş olacağını söyledim. Özellikle bir anayasanın giriş bölümünde belirli bir dinden bahsetmenin yanlış olacağını belirttim. Açıkça Hıristiyanlık dininin vurgulanmasını isteyenlere de, bu konuda Avrupa'nın tarihine bakmak gerektiğini ifade ettim. Zira Avrupa tarihinde sadece Hıristiyanlar değil, Müslümanlar ve Yahudiler de var. Müslümanlığın Avrupa'nın gerek tarihinde, gerekse birçok bölgesinde önemli izleri var. Kendilerine bunların görmezlikten gelinemeyeceğini belirttim. Dolayısıyla, illa Hıristiyanlık'tan bahsedilecekse Yahudilik ve İslamiyet'ten de bahsedilmesi gerektiğini söyledim. Ama bizim tercihimiz, bu hususta, taslağın şu anda mevcut haliyle laik bir anayasa olarak kalmasıdır.''

Yasemin TAÅžKIN


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
hibe destekler

Sarı Sayfalar
GreenCard
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır