|
 |
|

Onların kardeşliği çok özel
Hüsamettin ile Ebru, Abdullah ile Rümeysa, Gülşah ile Rabia. Hepsi de kardeş. Özellikleri, birbirlerine "can" vermiş olmaları
Lösemi, aplastik anemi ve talasemi gibi hastalıkların pençesinde kıvranan yüzlerce çocuk, kardeşlerinden nakledilen kemik iliği sayesinde, hayata tutunabilecek birer dal buldular. Şimdi yaşama ikinci kez merhaba demenin mutluluğunu yaşıyorlar. Ölümün soğuk nefesini yıllarca enselerinde hisseden bu çocuklar, artık yaşıtları gibi koşup oynayabiliyor ve gelecek hayalleri kurabiliyorlar.
Gerçekleştirilen kemik iliği nakilleri ile ikinci hayatlarını sağlıklı bir şekilde, yaşıtlarıyla koşup, oynayarak sürdüren çocukların gözlerinden mutluluk ve gülümseme hiç ama hiç eksik olmuyor. Küçük yaşta, büyük zorlukların üstesinden gelmenin kendilerini erken olgunlaştırdığını söylüyorlar.
O ÇOK ŞANSLIYDI
Özdağ Ailesi'nin dört çocuğundan biri olan MDS hastası 13 yaşındaki Hüsamettin, aynı durumdaki diğer çocuklara göre daha şanslı. Çünkü tüm kardeşleriyle kemik ilikleri bire bir uyumlu çıkmış. Doktorlar son derece ayrıntılı testler yaptıktan sonra kemik iliğinin kız kardeşi Ebru'dan alınmasına karar vermişler. 5 Nisan 2001 yılında gerçekleştirilen başarılı bir ameliyatla sağlığına kavuşmuş Hüsamettin. Ve şimdi ailesi Hüsamettin için dünyaya geldiği tarih olan 10 Ocak ile naklin yapıldığı 5 Nisan günlerinde iki ayrı doğum günü kutlaması yapıyor. Oğullarının 5 Nisan'da ikinci kez doğduğunu anlatıyorlar. İleride doktor olmak istediğini söyleyen Hüsamettin ise "Hayatta olmak ve havayı solumak çok güzel" diyor.
İLİĞİ TUTMASAYDI...
Hüsamettin'in babası Vedat Özdağ oğlunun hastalığını öğrendikleri ilk günü gözleri dolarak anlatıyor. "Hastalığının ne olduğunu anlattıklarında çok perişan olduk. Çocuğumun öleceğini düşünmek bile beni kahretti. Eğer kardeşlerinin iliği tutmasaydı belki ölecekti de. Ama nakilden sonra 28 günde hastaneden taburcu olunca, üzüntümüz büyük bir sevince dönüştü."
Halen Türkiye'de belli başlı merkezlerde gerçekleştirilen kemik iliği nakillerine İstanbul'daki Bizim Lösemili Çocuklar Vakfı, öncülük ediyor. Vakıf, 17 yıldan beri gerçekleştirdiği kemik iliği nakilleri ile 201 çocuğu ve onlarla birlikte ailelerini yeniden hayata döndürmeyi başardı. Nakil yapılan çocukların "Gündüz Dedesi" Vakıf Başkanı Prof. Dr. Gündüz Gedikoğlu, 17 seneden bu yana aynı ekiple gerçekleştirdikleri kemik iliği nakillerinde çoktan dünya standardını yakaladıklarını belirtiyor. Yurt dışında 150 bin ile 250 bin dolar arasında bir maliyeti olan kemik iliği nakilleri Türkiye'de en fazla 50 bin dolara mal oluyor. Gedikoğlu Türkiye'deki başarı oranının yüksekliğine dikkat çekiyor;
BAYRAÄžI ONLAR TAÅžIYOR
"Türkiye'de ilk defa çocuklarda kemik iliği naklini biz yaptık. Gece gündüz durmadan çalışıyoruz. Önce ilaç tedavisi, başarı sağlanamazsa ardından da, kemik iliği nakli yapılıyor. Bu yapılmadığı takdirde çocuk ölüme mahkum olacak. Uygun kemik iliklerini, genellikle kardeşlerden buluyoruz. Dokuların tutma ihtimali yüzde 30 civarında. Bu da yeterli oluyor. Nakil yapılan çocuklar bazen üç hafta, bazen üç ayda normal hayatına dönebiliyor. Alınan kemik iliği tutmuşsa, o hastayı belli bir süre kontrole çağırdıktan sonra serbest bırakıyoruz. "
RABİA, GÜLŞAH İÇİN DOĞDU
Halk arasında "Akdeniz Anemisi" olarak da bilinen talasemi rahatsızlığı nedeniyle doğduğu günden itibaren tedavi altına alınan 16 yaşındaki Gülşah Gül, anne ve babasının iliği uyar ümidiyle dünyaya getirdikleri kızkardeşi Rabia sayesinde, 26 Ekim 1999 tarihinde Bizim Lösemili Çocuklar Vakfı'nda yapılan nakille, yeniden hayata gülümsedi.
Gülşah, "O günler hayatımın en zor günleriydi. Sürekli tedavi görüyor, hastane hastane dolaşmak zorunda kalıyordum. Yeni doğan kardeşimin iliğinin bire bir tutması ile gerçekleştirilen nakil yüzde yüz başarıya ulaştı. Şimdi okuluma devam edip, ileride bilgisayar mühendisi olmak için çalışıyorum. Bana verilen bu ikinci şansı iyi değerlendirmeliyim" diyor. Gülşah'ın ticaretle uğraşan babası Halil Gül için de kızının hasta olduğu günler artık çok geride kalmış. Üç çocuk sahibi olduğunu söyleyen baba Gül, Gülşah ile birlikte yeniden yaşama döndüklerini anlatıyor.
Ölümü bekliyordu
12 yaşındaki Abdullah Sürmeli, aplastik anemi hastalığı nedeniyle ölümü bekleyen çocuklardan biriydi. Doktorlar tarafından hastalık teşhisinin konmasıyla başlayan uzun ve zorlu tedavi sürecinin ardından, ilik nakli ile sağlığına kavuşabileceği söylenince ailesi büyük bir mutluluk yaşamış.
Yapılan testlerde küçük kardeşi Rümeysa'nın iliğinin uygun olduğu tespit edilmiş ve 1999 yılının Ağustos ayında kızkardeşi Rümeysa'dan alınan iliğin nakledilmesiyle yaşama yeniden dönmüş. Başarılı ilik naklinin ardından tedavisi 40 gün boyunca hastanede devam eden küçük Abdullah, tedavisi nedeniyle bir yıl ara verdiği okuluna dönerek, arkadaşlarıyla eskisi gibi koşup oynamaya başlamış. Altı ayda bir genel kontrolden geçen Abdullah, ilkokul 5. sınıfta okuyor ve özellikle beden eğitim dersini çok seviyor. Küçük Abdullah'ın en büyük hayali, basketbolcu veya futbolcu olabilmek. Naklin ardından kendisini çok iyi hissettiğini söyleyen Abdullah, "Her şey şimdi çok daha güzel" diyerek, yaşadıklarını özetliyor.
Abdullah'ın muhasebecilik yapan babası Mahmut Sürmeli ise "Yaşadıklarımızı anlatılmaz. Bunu yaşamak lazım. Bir evladınızın önce ölümün kıyısında olduğunu bilmek ve ardından yeniden ona kavuşmanın mutluluğunu yaşamak. Bunu anlatmaya ne benim ömrüm, ne de kelimeler yetersiz kalır" diye konuşuyor.
Bülent ERGÜN
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|