kapat
14.11.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL



GREENCARD

Canavarla savaş

Bu yazının kaleme alındığı akşam saatlerine kadar trafik kazalarında 23 yurttaşımız daha hayatını yitirdi.

Türkiye ne yazık ki, Avrupa'da trafik canavarına en çok kurban veren ülkeler arasında yer alıyor. Bu gidişle ilk sıraya yükseleceğimiz de kesin.

1960'dan bu yana araç sayısı 80 kat, sürücü sayısı 75 kat çoğalırken yol uzunluğu sadece 2.3 kat artarsa başka bir sonuç beklenebilir mi?

Bitmedi; Türkiye'de 170 bin otobüs var, AB'nin 15 ülkesinde toplam 180 bin otobüs! Kamyon ve diğer ağır vasıtaların sayısı ise AB toplamını bir hayli aşıyor.

Bunlara bir de ekonomik ve sosyal sorunlar nedeniyle insanımızın "daha agressif, sabırsız, tahammülsüz ve saygısız" olmasını ekleyin...

İşte tüm bu nedenler ve etkenler birleşip yolları kan gölüne dönüştürüyor.

Bir ulusal trajediye dönüşen trafikte akla gelen önlem ise maalesef sadece cezaların ağırlaştırılması oluyor. İçişleri Bakanlığı'nın hazırladığı Karayolları Trafik Yasası'nda değişiklik tasarısında da bu kolaycılığın izlerini görüyoruz.

Tasarıda elbette olumlu yenilikler de var. Örneğin ehliyet sahibi olmanın güçleştirilmesi, öncelikle 2 yıllık "Stajyer sürücü belgesi" verilmesi, bu sürede ciddi kural ihlalleri (alkollü araç kullanmak, hız limitini aşmak, kırmızı ışıkta geçmek, ölümlü veya yaralanmalı kazaya neden olmak gibi) yapılırsa belgenin iptal edilmesi gibi. Zaten tüm AB ülkelerinde de bu sistem uygulanıyor.

Sadece cezalarla olmaz
Ancak kazaları ve ölümleri azaltmak için para cezalarını ağırlaştırma dışında yaratıcı bir çareye pek rastlayamadık. Meclis'teki görüşmeler sırasında dikkate alınabileceği umuduyla biz birkaç öneride bulunalım:

* Direksiyon başında cep telefonuyla konuşmak suç sayılmalı.

* Arka koltuğa da emniyet kemeri zorunluluğu mutlaka getirilmeli.

* Yetmez; otobüslerde, minibüslerde ve servis araçlarında tüm koltuklar için emniyet kemeri şart olmalı. Böylece hem kazalarda yolcuların pencereden dışarı fırlamaları, hem de kapasiteyi aşan, yani ayakta yolcu alınması önlenir.

Madem tasarı trafikte AB standartlarına uyumu amaçlıyor; AB ülkelerinde uygulamaya giren bir yeniliği de aktaralım İsveç'te bir "alkolmetre" geliştirildi. Kumanda tablosuna monte ediliyor. Sürücü direksiyon başına oturunca, önce bu cihazı üflemek zorunda. Yoksa araba çalışmıyor. Cihaz üfleyende alkol bulursa, araba otomatik olarak kilitleniyor. Biraz pahalı (2 bin Euro) olduğu için bazı Avrupa ülkelerinde şimdilik otobüslerde ve kamu araçlarında kullanımına başlandı. Birkaç yıl sonra özel araçlara da takılacak. Bizde de örneğin makul bir vadede en azından otobüsler, ağır vasıtalar ve servis araçları için bu cihaz düşünülebilir.

Bir de trafik bilançosu Türkiye kadar ağır olan Fransa'nın uygulamaya koyduğu ve inanılmaz sonuçlar veren önlemler var ki, başlı başına yazı konusu olur. Onları da bir başka vesileyle duyururuz.

Ancak İçişleri Bakanlığı ve Emniyet yetkililerine, trafik canavarıyla mücadelede Avrupa'da hızla yayılan yeni anlayışı hatırlatalım:

Kötü sürücüleri cezalandırmaya yönelik politikalar tek başına işe yaramıyor.

Ancak devlet, yerel yönetimler, otomobil üreticileri, sigortacılar ve meslek kuruluşları (Şoförler Odası gibi), yani sorunun tüm tarafları el ele verirse ve uyum içinde çalışırlarsa, olumlu sonuç alınabiliyor. Böyle biline...

Mesajlarınız için: esafak@sabah.com.tr


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
hibe destekler

Sarı Sayfalar
GreenCard
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır