|
 |
|

NECATI DOGRU
Iftar sofralarinda yoksullukla mucadele!
Turban catismasi cozulur. Turbandan siyasi guc alanlarla, onu siyasi simge olarak gorup "seriat gelecek" diye korkanlar; "tartisa tartisa, didikleye didikleye, cekise cekise, kol buke buke" bir yol bulurlar.
Bulacaklar.
Universite cagina gelen kizi turban ortmeye baslayan bir tanidigima "Samimi gorusun nedir?" diye sordum, bana; "Annemin ortunmesi din icindir, kizimin turban takmasi siyasidir" dedi. Bu toplum siyasetle dini ayirali cok oldu. Bunun da tadina vardi.
Geri donmez.
Donemez.
Sosyolojinin ana kuralidir. Butun toplumlar bazen cok ilerlemekten yorulurlar. Bir sure durmaya, duraganliga siginirlar. Sonra yeniden ilerlemeye baslarlar. Biz "cok hizli ilerledik de simdi biraz dinleniyoruz" demek istemiyorum.
Nefesimiz bu kadar!
Demek istiyorum.
****
Butun isaretler geriye degil, ileriye dogru gitmekte oldugumuzu gosteriyor.
Olgun ulus oluyoruz.
En azindan "birbirimizi kirmadan-dokmeden" dinliyoruz, dinleyebiliyoruz. Bugun "atesler icinde, alevler icinde, bombalar, catismalar icinde yanmakta olan Ortadogu'nun" catismasi, isyani, kavgasi olmayan tek ulkesi Turkiye'dir.
Bu noktaya kolay gelmedik.
Buyuk bedel odendi.
Olgunlastik.
Dolayisiyla Avrupa Birligi'nin Ilerleme Raporu'nda "verin Kibris'i sizi ilerlemis sayalim" diye ozetleyebilecegim bir seyler yazmis olabilirler. Bir bolumumuz, bu istege; "Irakli Bagdat'i vermiyor, biz Kibris'i neden verelim?" diye cikisir, diger bolumumuz; "Avrupali olmak iste bu demek, Kibris 30 yillik kangren sorun oldu, Avrupa cozum istiyorsa, o istegi ona sunmak gerek" diyebilir.
Tartisa tartisa yol alinir.
Cozum bulunur.
****
YOK sorunu da cozulur.
2B sorunu da...
Meslek liseleri sorunu ile imam hatipliler sorunu da... Kamu Yonetimi Temel Kanun Tasarisi'nin; "Sismis... buyumus... ici koflasmis... Halktan kopmus devlet yapisina 8 derecede deprem etkisi yaratmasindan" cani yanarak-cikari bozularak "ahlamalar... oflamalar..." icine duseceklerin sorunu da cozulur.
Bazilari kisa zamanda...
Bazilari orta donemde...
Cozulur.
Fakat uzun donemde de olsa cozulemeyecek ve belki de 22. Yuzyil'a devredecek gibi duran en buyuk sorun "gozu kor olsun fakirlik"tir. Turkiye'nin en buyuk sorunu ne turbani Cankaya'ya sokmak, ne imam hatip, ne orman alanlarini isgalcilerine satmak, ne kof, sisman Ankara'yi kucultup dinamiklestirmek, ne Kibris, ne Irak'a Mehmetcik, ne "hortumcuya hesap sorma... hesap alma... hesap verme... kirlenmis sistemi yikayip-yuma" degildir.
Alev olmus tek sorun
Yoksulluk... Yoksulluk...
****
Sinmis, gizlenmis, perdelenmis fakirligin nasil kok saldigi ramazan aylarinda tabak gibi ortaya cikiyor. Belediyelerin ya da "kerem etmenin sevap olacagini dusunen varlikli" insanlarin destekledigi iftar cadirlari nasil da gecimini guclukle saglayan, muhtac, yoksul, fukara insanlarla doluyor.
Dolup, tasiyor.
Basbakan...
Bakanlarini aliyor.
Iftar sofralarina gidiyor.
Basbakanin esi, bakan eslerini aliyor gecekondu semtlerinin yoksul evlerinde yer sofrasinda fakirlerle birlikte iftar aciyor. Hem Basbakan, hem bakanlari, hem basbakanin esi ve hem de bakan esleri "fakirligin ortadan kaldirilmasi" icin calisacaklarini soyluyorlar.
Iste bu da ilerleme!
Eskiden "kendini sagci demokrat ya da muhafazakar demokrat veya mutedeyyin demokrat sayan" politikacilar halka "fakirlerin cennette zenginlerle musavi hale gelecegini" soyler, uyuturlardi.
Simdi bunu yapmiyorlar.
Belli ki cekiniyorlar.
Yapamiyorlar.
Bu da bir ilerlemedir.
Mesajlariniz icin:
ndogru@sabah.com.tr
Haberleri gazete sayfasi goruntusunde okumak icin
SABAH e-Medya"ya
tiklayin
|
|
|
|