kapat
31.10.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL



GREENCARD

UMUR TALU


İki(z) Cumhuriyet karıncası

Nasıl adlandıracağımı bilemedim.

"Cumhuriyet" geçsin istedim. Bir sürü sıfattan da, "karınca"yı uygun buldum.

Müthiş emeklerine uygun düşüyordu.

Sessizliklerine; popüler, ünlü olmayı beklemeden durmaksızın belge taşımalarına.

Üstünde yaşadığımız toprağı iyi anlamamızı sağlamak üzere, altından üstünden onca bilgiyi depolamalarına uygun düşüyordu.

En çok da şuna

Biri 28, diğeri 26 yaşındayken tanışan iki genç bilim adamı, tam 38 yıldır "hep birlikte" üretiyorlardı.

Karınca imecesiyle, karınca dayanışmasıyla.

****

İlhan Tekeli-Selim İlkin'i ortak imza olarak yıllardır bilirim de, bir kitaplarının sunuşunda "Bu 37 yıl (artık 38 ve 39'a da gidiyor) içinde birlikte çok sayıda kitap ve yazı yazdık" diye okuyunca dank etti.

Bireyselliği teşvik eden akademik ortamlara, tek imzaları kışkırtan hayat koşullarına, tek başınalığı besleyen zihniyetlere...

Çekemezlik, dırdır, vırvır, kıskançlık, haset, fesat, oyun, tezgah, alınganlık, pişmanlık, madik gibi toplumsal, bireysel hasletlerimize inat...

"Bizim öykümüz bir yol üstü tanışmasıyla başladı. O gün başlayan dostluk ve işbirliği sürüp gidiyor. Türkiye'deki akademik çevrede bize en çok sorulan soru, nasıl olup da bu işbirliğini hiçbir gerilim olmadan sürdürebildiğimiz olmuştur."

Sahi, nasıl?

O soruları soranların büyük çoğunluğunun, çoğumuzun, üniversitede, iş ortamında, ailede pek tadamadığı "bir ömür birlikte üretim"in sırrı nedir?

Tekeli'yi şahsen pek tanımadım.

İlkin'i epeydir görmesem de, daha üniversite öğrenciliğim sırasında, önce Demiryolu Sendikası, sonra Marmara Belediyeler Birliği'nde çalıştığım sırada tanıdım. Hocam olmadı. Az ve kısa süreli de olsa, "birlikte bir şeyler üretebildiğim" dostum oldu.

Ben henüz öğrenci bir genç, o ise akademisyenken gördüğüm; paylaşmaya, dayanışmaya, dostluğa, işbirliğine, size kattığı kadar sizden de öğrenebilmeye, hak teslim etmeye, eşitlikçi ilişkiye, emeğini esirgememeye, burnunu hiç havalara dikmemeye adanmış bir insan hayatından kesitlerdi.

O halini hatırladıkça, onların işbirliğine şaşmamam lazım belki.

Yine de şaşıyorum.

Çoğumuzun beceremediği, yarı yolda döküp kırdığı, mesafeler sokup koparttığı o tür işbirliği ve dostlukların ölümüne ağıtla, onlara gıpta ediyorum.

Aynı zamanda bir utanç

Bir gazete köşesiyle, bir televizyon programıyla "şöhret"ten geçilmeyen ülkemizde, onların ve onlar gibilerin haklarının daha yaygın teslim edilmemesinden, emeklerinin daha fazla değerlendirilmemesinden, işbirliklerine ve üretimlerine saygının kısır kalmasından utanıyorum.

****

Son kitapları, bir dizinin ilk halkası "Cumhuriyetin Harcı"nda "Köktenci Modernitenin Doğuşu." Onların deyişiyle "1839-23 arasındaki utangaç modernite projesi ile köktenci modernite projesi"ni kapsayan yazılarından oluşuyor.

1950-80 arasını "popülist modernite projesi", 1980 sonrasını "modernite projesinin aşınması" diye tanımlıyorlar.

500 sayfalık kitap; bir zamanlar keyifle ders verdiğim, bünyesinde hazırlanan ve en yetkin medya analizi web sitesi olan "Medyakronik" Hürriyet tehdidi sonucu kapatılınca, "Bu koşullarda burada medya etiği anlatılmaz" diyerek vedalaştığım Bilgi Üniversitesi'nin yayını.

Her şeye rağmen, kürsülerini farklı seslere, öğrencilerini çeşitli düşünce ufuklarına açabilmeyi deneyen...

Özellikle de, Fahri Aral'ın kitap sevdalısı aklı ve emeğiyle, çok sayıda iyi yayın çıkarabilmeyi de başaran Bilgi'den.

Hepsine sevgi, saygı ve selam da bizden.

Mesajlarınız için: utalu@turk.net

Fax: 212 280 05 51 - Tel: 0 537 660 71 21


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
hibe destekler

sizinkiler
Sarı Sayfalar
GreenCard
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır