|
 |
|

NECATİ DOĞRU
Yatın, kalkın başı açık kadınlara şükredin!
Cumhurbaşkanı doğruyu söylüyor, doğruyu yapıyordu. Bunu yazmak bile gereksizdi. Çünkü türbanı savunmak, demokratlık değil. Seviye yükseltmek değil. Toplumun ilerlemesine katkıda bulunmak da değil. Türbanı, gerçekten inanmış kadınların, genç kızların başından alıp siyasete sokanlar, iktidarı ele geçirmek için "Allah'ı, Kur'an'ı, Muhammed'i ve dolasıyla da türbanı" alet ediyorlar. İsteyen türban taksın, karşı değilim fakat türbanlı kadınların bir erkek olan Cumhurbaşkanı'nın elini sıkma resepsiyonuna gitmesini savunarak ne olunur?
Aletçinin aleti olunur.
Demokrat olunamaz.
Seviye düşürmeyelim.
Ucuzcu olmayalım.
Ne demokrat adam desinler!
Havası basmayalım.
Demokratlık, laiklik, cumhuriyetçilik vicdanlarda kurulur. Bu yüzden "neden yazayım, kaleme, kağıda, okuruma yazık, köşeme ziyan" diye düşündüm.
*****
Bu da geçer.
Üç gün sonra unutulur.
Diye düşündüm.
Fakat ne korkunç ikiyüzlülüktü Allahım! Kadın türbanına sarılıp "demokratlık terörü" estirdiler. Bir hafta boyunca ramazan demeci... Resepsiyon daveti... Cumhuriyet söylevi... Demokrasi paneli... İftar yemeği... Teravi namazı... Smokin papyonu... Alkollü içki ikramı... Cumhurbaşkanı davetine boykot... Konuşmaları yapıp, TV'lere canlı yayında görüş bildirip, gazetelere demeçler verdiler. Her fırsatı kullandılar.
AKP'nin 368 milletvekili var.
34'ü Köşk'e gitti.
334'ü gitmedi.
Böylece "demokrat" oldular.
İnsaf!
Cumhuriyet'in "kılık-kıyafet-şapka devrimi" olmasaydı, bu milletvekileri şimdi milletvekili olamayacaktı. AKP'nin başkanı ve Başbakan Tayyip Erdoğan'ı hiçbir Avrupa ülkesi yöneticisi ciddiye alıp onunla konuşmayacaktı. Bugün Avrupa Birliği, lütfen de olsa Türkiye'yi kendi içine almak için çaba gösteriyorsa bu "başı açık kadınlar" sayesindedir.
İşte komşumuz örnek.
Eğer Türk kadınlarının tamamı İran kadınları gibi başı kapalı olsaydı, Tayyip Erdoğan arkasında Avrupa Birliği'ne üye olmak isteyen bir ülke bulamayacaktı. Cumhuriyet olmasaydı, "seçimli demokrasi" de olmayacaktı, Tayyip Erdoğan da seçimle gelen başbakan olamayacaktı.
Liderlik karizması var.
Halkı etkiliyor.
Belki padişah olacaktı!
Fakat o padişah olunca, Cumhurbaşkanı davetini boykot eden AKP'li 334 milletvekili de milletvekili olmayacaktı.
*****
Burun kıvırdıkları "kılık-kıyafet devrimi" sayesinde Türk kadını erkekle eşit insan sınıfına girdi. Devlet İstatistik Enstitüsü yeni verileri daha bir hafta önce yayımladı. Buna göre imalat sanayiinde çalışanların yüzde 22.7'sı kadın... Ticaret sektöründe çalışanların yüzde 23.9'u kadın.
Ulaştırmada yüzde 15.7...
Bankalarda yüzde 46.6...
Eğitimde yüzde 44.9...
Sağlıkta yüzde 64.5...
Turizmde yüzde 16.2...
Elektrikte yüzde 8.0...
Taş ocaklarında yüzde 3.6 kadın emeği var.
Kayıtlı 4 milyon çalışan...
3 milyonu erkek....
1 milyonu kadın...
Cumhuriyet'i, gerici güçlerin yıkmasına izin vermemecesine kuranların "türbana karşı" bu tavrı olmasaydı, bugün ülkede kadının yeri sıfır olacaktı.
****
Gazetelerde de Cumhurbaşkanı'nı eleştirmek için "Cumhuriyetimizin utancı" diye manşetler atan yazı müdürleri ile "fraklı-papyonlu resepsiyonları Avrupa'da 19. yüzyıl aristokrasi özentisine benzeterek" cumhuriyeti küçültücü yazılar yazan baş yazarlar, orta yazarlar, alt yazarlar da ya dağda dana güden çoban ya da dereye üç kaz götürüp 2'sini yolda kayıp eden eğitimsiz alık insan olarak kalacaktı. Gazete yazarı olacak kadar gelişemeyecekti.
Yatın kalkın!
Başı açıklara şükredin.
Demokratlık odur.
Mesajlarınız için:
ndogru@sabah.com.tr
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|