|
 |
|

HINCAL ULUÇ
Avrupa Alanya'yı keşfediyor..
Alaiye kalesi içindeki küçük kilise onarılmış. Yakında bir papaz da gelecek ve pazar ayinleri başlayacak.. Kent civarına bir Hıristiyan mezarlığının yapılmasına başlanmış.. Avrupa'da nasıl "Helal et" kasapları var.. Burada da domuz eti ve domuz mamulleri satılıyor. Dahası.. Haftalık bir yerel gazete var.. Almanca..
Niye?..
Yörede 100 bin yatak var ondan değil..
Avrupa Alanya'yı keşfediyor. Özellikle güneşe hasret kuzeyliler, yılın on ayı yaz, iki ayı bahar Alanya'da ömür boyu hasretlerini gideriyorlar. Alanya, Avrupalı Akdeniz ülkelerinde göre çok daha rahat, çok daha güvenle ve çok daha rahat yaşanan bir yer.. Emekliler, burada ev satın alıp yerleşmeye başlıyorlar.. Bugün 2 bin evin sahibi Avrupalılar.. Dört bin Avrupalı da ev sahibi olmak için, biraz fazla bürokrasi ile boğuşuyor. Askerden izin almak bile şart bugün, nedense..
Bugün Alanya'ya yerleşmiş yabancı nüfus 10 bin..
Alanya, çağdaş Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu dahil bu ilginin yöre halkının ekonomik gelişme ve kalkınmasına nasıl yardım edeceğinin farkında.. Hoşgörü, kucaklama ve paylaşma duyuları hızla gelişiyor.
Öyle ki.. Geçen gün Yalçın Doğan yazıyordu, okudum.. Bir Hıristiyan ölmüş Alanya'da.. Henüz Hıristiyan din adamı yok. Cenazede dinsel görevleri Alanya Müftüsü Muhammed Gevher yerine getirmiş. Mezar başında Kuran okumuş.. Herkesin inandığı Allah ayni değil mi?..
****
Bu defa topu topu altı saat falan kalabildim Alanya'da.. Veda etmeden önce dostlarım beni "Seyir Terası"na götürdüler. Kentin yaslandığı dağa tırmandık, tırmandık.. Durduk.. Bir doğal park olarak düzenlenmiş setler.. Setler.. Bir de cafe var.. Cafe dediysek ukalalıktan.. Alanya yerlisi kadınların bağdaş kurup gözleme pişirdikleri yer cafe olur mu hiç?..
Seyir Terası'ndan Alanya'yı seyretmeye doyulmuyor. Nefis ayranla gözlemeye de doyulmuyor.. Nasıl içim orada kalarak, nasıl kendi kendime en kısa zamanda dönme ve daha uzun kalma, görülmekle bitmeyecek sayısız güzelliği ayrı ayrı yaşayıp size anlatma sözleri vererek ayrıldım bilemezsiniz..
****
Sorunları yok mu Alanya'nın.. Olmaz mı?.. En başta, zaten tüm yörenin en önemli sorunu, Yolsuzluk.. Binlerce yatak.. Muhteşem tesisler.. Yol yok.. Var da, yoldan başka her şey..
Onları haftaya ayrı bir yazı konusu yapacağım. Bu defa sadece güzellikleri anlatmak istedim, ağzımızın tadını kaçırmadan..
Kıskandığım Ayşe..
Röportajların hani en klasik sorularındandır..
"Hıncal olmasanız kim olmak isterdiniz?.."
Yanıt da klasik gelir, genelde..
"Ben gene de Hıncal olmak isterdim.."
Niye?..
Gıpta ettiğim kimse yok.. Kıskandığım kimse yok.. Yerinde olmak istediğim kimse yok.. Breh.. Breh..
Acaba gerçek ne kadar böyledir?..
Geçen gün mesela Ayşe Arman'ı fena halde kıskandığımı hissettim.. Hem de bin yönü ile..
Mesela..
Mesela benden çok genç.. Dolayısı ile benden çok enerjik.. Benden çok yürekli.. Ben önüme serilen halıları görmezden gelip miskin miskin otururken, o gideceği yere havaalanında karar verip dünyanın öbür ucuna uçabiliyor. Bir en doğuda.. Bir en batıda.. Fırsat bulsa Mars'a da gider gözünü kırpmadan..
Mesela.. Benden yürekli.. Özel yaşamı dahil her şeyini nasıl cesaretle yazıyor.. Ne harika bir üslubu var.. Okumaya doyamıyorum.. Kimse doyamıyor zaten..
Bugün ve yarın öğleden sonra Tüyap'ta imzalayacağı kitabına baktım..
Kimse Sormazsa Ben Sorarım.. Ekim başında çıkmış. Ekimin ortasında beş baskı.. Bu ne demektir?..
Kendime pay.. Ondaki cevherin farkına ilk varanlardanım.. Bizdeydi.. Çırpınmıştım kaçırmayalım diye.. "Köşe verelim" demiştim.. Ah Ercan ah.. Göz göre göre yuvadan uçtu..
Ardından yığınla genç kadın yazar çıktı.. Öncü oldu bir çeşit.. Kendileri olanlar başardılar. Ayşe'ye benzemeye çalışanlar yaya kaldılar.. Çünkü Ayşe tek.. Ayşe gibi olunmaz.. Aslında "..gibi" olunmaz..
Yazarlığı harika.. Ama gazeteciliği daha da harika.. Her söyleşisi olay oluyor.. Neden?..
En iyi bilenlerdenim..
Bana geldi söyleşiye.. Bugüne dek yüzlerce röportaj verdim.. İlk defa önümde dersini bu kadar iyi çalışmış biri vardı. Beni benden iyi biliyor desem yeri.. Öyle sorular soruyor ki.. Zahmetsiz gazetecilik yok.. Okunmak istiyorsan, poponu kaldıracaksın..
"Hıncal olmasam Ayşe olmak isterdim.." değil..
Hıncal olduğum halde, Ayşe olmak isterdim!.
İftar Kilisli'de..
Hürriyet cuma günleri "En on" seçiyor, genelde yeme içme üzerine.. Zaman zaman iyi adresler de alıyorum, bu sayfadan gidip görmek için..
Amma velakin, seçimin sağlıklı olduğundan şüphelerim var.. Listelere bakarsanız, bütün yurtta yapılıyor seçim.. Jüriye bakıyorsunuz, bu kadar iddialı bir seçim için sayı olarak yetersizler. Genelde İstanbul.. İstanbul'un da merkezi..
Mahalli yemekler üzerine yaptıkları seçimde bile adı geçmeyince yazacaktım.. Olmadı.. Ama "İftar" deyince de, yok sayılmasına içim razı olmadı..
Kilisli, açıldığından bu yana dillere destan iftarlar hazırlıyor.. Belli ki, Hürriyet jürisinde adı geçenlerden hiçbiri bu iftarları ne duymuş, ne de birine katılmış.
Daha önce yazmıştım. Yeri geldi bir daha..
Geçen yıl iftara gitmiştik arkadaşlarla.. Nasıl kalabalık.. Nasıl kalabalık.. Tek ama tek sandalye yok oturacak.. Ama insanlar gelmeye devam ediyorlar.. Beylikdüzü İstanbul'un öbür ucu.. Topun eli kulağında patlayacak. Civarda başka lokanta yok. Bunca insan iftar için kilometrelerce yolu geri döner mi, aç bilaç..
Mehmet Şahiner kapıya çıktı, bir teklif götürdü..
"Kusura bakmazsanız, size arabanızda servis yaparım.. İçeride yer mümkün değil.."
Çare de yoktu. Kabullendiler..
İftar bitti.. Hesap istediler..
Mehmet bir daha dışarı çıktı..
"Ben size doğru dürüst servis yapamamanın utancı içindeyim. Bir de hesap alamam.. Beni lütfen bağışlayın ve lütfen gene ama, haberli gelin ki, size 'Kilisli ikramı' nedir gösterebilelim.."
Bu yıl iftar sofrasında 30 çeşit var.. Temeli Kilis olan 30 çeşit ve Ramazan klasikleri..
Yediklerinizin pek çoğu özel üretim.. Sütler, yoğurtlar, peynirler, Kilisli çiftliğinde hazırlanıyor.. En saf.. En katkısız, en temiz.. Gittim, gördüm, tattım. Biliyorum..
Şimdi etler de özel üretim.. Koyunlar çiftlikte sadece arpa ve kekikle besleniyor. Hiçbir yapay besin almadan.. Öyle olunca da, Kilisli'nin etleri çok farklı oluyor..
Ben "En İyi On İftar" deyip, 20 İftar yeri seçen, gene de Kilisli'nin farkında olmayan 10 jüri üyesine, başta Güngör Uras, Ali Sirmen, Hilmi Yavuz ve Mehmet Yaşin dostlarıma, bir Kilisli tavsiye ederim.
(0 212 886 79 97- 98)
SabunTürk!..
Dört Ankara Kolejli arkadaşmışlar.. Sabun yapmışlar.
İçinde kostik sodadan başka kimyasal yok. Hayvansal yağ yok. Gliserini ayrıştırılmamış. Riviera tipi ve sızma halis zeytinyağından el yapımı sabun..
Markası Sabun.. Milyonlarca değil.. Butik imalat.. Yani erbabına.. Kıymetini bilene..
Genelde ihracatı düşünüyorlarmış.. SabunTurk markası ile..
Bana birkaç numune göndermiş, dört arkadaştan biri.. Eftal Koyuncu..
Denedim.. Hâlâ deniyorum.. Harika.. Hayatımda ilk defa banyodan çıktıktan sonra bir sabunun tenimde bıraktığı izleri hissedebiliyorum..
Piyasaya çıktı mı bilmem.. Nerde bulursunuz onu da bilmem.. Ama bir yerde "Sabun" ya da "SabunTurk" diye rastlarsanız, alın siz de deneyin mutlak..
İmam.. Cemaat!..
Tepecik Yolu- Nispetiye Kavşağı.. Sola dönüş yasak.. Ve trafik kurallarını ihal edenleri çekmekle görevli koskoca çekme aracı, trafiğin içine tükürerek ve geri kalanları hiçe sayarak sola dönüyor..
Plakası 34 MIY 46!..
İmam bunu yapınca cemaat durur mu?..
34 MB 222 de, yasak U dönüşünü yapmakta mahzur görmüyor..
Bütün bunlar olurken, yeşilde geçme hakkı olan yığınla araba bekliyor.
Çok beklerler..
Bura İstanbul.. Bura dağ başı..
TEBESSÜM
Fıkra Yıldırım Tuna'dan
Polis olmak için müracaat eden delikanlıyı sözlü sınava alıp sorusunu sormuşlar, "Bir polis arabası kullanıyorsun, yalnızsın ve vakit geceyarısı.. Arkandaki arabada caniler çetesi var ve seni 60 mil süratle takip ediyorlar.. Ne yaparsın?"
Delikanlı düşünmeden cevaplamışs.."70..!"
SEVDİĞİM LAFLAR
Yarının neler getireceği sorusunu unut. Kaderin yaşamana izin verdiği her günü kar hanene yaz.
Horace (M.Ö. 65- M.Ö. 8)
BİZİM DUVAR
Çinliler de dünyayı uzaydan seyretti.
Onlar artık mekik gözlü.
Ünal Turgut
Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya
tıklayın
|
|
|
|