kapat
31.10.2003
YAZARLAR
ATV
EKONOMİ
limasollu
TÜRKİYE
DÜNYA
POLİTİKA
SPOR
MEDYA
SERİ İLANLAR
METEO
TRAFİK
ŞANS&OYUN
ACİL TEL



GREENCARD

Bu da Yunanistan'ın Asmalı'sı

Yunanistan ve İstanbul Rumları'nın yaşadıklarını anlatan ve Türkçe'de 'İstanbul'un mutfağı' anlamına gelen 'Politiki Kuzina' filmi Yunanistan'ın Asmalı Konağı oldu! 3 günde 110 bin kişinin izlediği filmde Tamer Karadağlı da oynuyor

Yunan sinema tarihi, Türk sinema tarihine benzer.. İniş ve çıkışlarıyla bazen sihirli, bazen sıkıcı olurlar.. Ortak yanlarından biri de sadece kendi seyircisine hitap ediyor olmalarıdır. Yani bir yabancının Türk ya da Yunan yapımı bir filmi anlayabilmesi zordur. Bu nedenledir ki uluslararası platformlarda ün salan Türk ve Yunan filmleri tek tüktür.

Ne gariptir ki, Yunanistan'da ve Türkiye'de son bir aydır heyecanlı sinema günleri yaşanıyor. Türkiye'de 'Asmalı Konak' için gösterilen ilgi, Yunanistan'da 'Politiki Kuzina' için geçerli. Türkçe'ye tercümesi 'İstanbul'un mutfağı.' Mecazi anlamda ise "baharatın dokunuşu" ile eş anlamlı olan film, gişe rekorları kırıyor. 1.5 milyon Euro'ya malolan film, 3 gün içinde 110 bin bilet satarak liste başına geçen ilk Yunan filmi oldu.

İLİŞKİLER NEDEN KOPTU?
Oyuncuların çoğu Yunanistan ve İstanbul Rumları'ndan oluşuyor ancak filmin üç de Türk oyuncusu var. 'Çocuklar Duymasın' dizisinin meşhur 'taşfırın erkeği' Tamer Karadağlı onlardan biri...

'Politiki Kuzina' şimdiye kadar hep 'es' geçilen İstanbul Rumları'nın halet-i ruhiyesi, Türkiye ve Yunanistan'ın siyasi çekişmeleri arasında sıkışıp kalmaları ve oradan oraya sürüklenmelerinin getirdiği acı ve tatlı tecrübeleri içeriyor. Filmde, öz be öz İstanbullu bir Rum dede ile 6 yaşındaki torunu arasındaki yakın ilişkinin, torunun hayatını nasıl etkilediği, örf ve adetlerin yeni kuşağa nasıl yayıldığı ustaca gösterilirken; aynı anda Türk ve Rum insanı arasındaki ilişkilerin Türk ve Yunan devlet politikaları nedeniyle nasıl ustaca kopartıldığı ve yaraların nasıl açıldığı da irdeleniyor.

SİYASİ BİR FİLM DEĞİL
Film, siyasi değil.. Fanatik hiç değil.. Zaten İstanbul doğumlu yönetmen Tassos Bulmetis, Türk ve Rum halkları arasındaki ilişkilerin Türk-Yunan ilişkilerinden bağımsız olarak ve insani boyutlarını yitirmediğini anlatmaya çalışıyor. Bulmetis, "Bu yapıtımla İstanbullu bir Rum'un, Türk ya da Yunan önemli değil; milliyeti ne olursa olsun herhangi bir diplomata söylemek istediklerini anlatmaya çalıştım" diyor..

Filmin konusu gerçekten de insani boyutlarıyla dikkati çekiyor. Türkiye ile Yunanistan'ın yakın tarihindeki sürtüşmelerin her iki ülkede yaşayan azınlıkları ne denli etkilemiş olduğunun kendilerinden başka kimsenin farkında olmaması da başka bir gerçek. Sırf bu nedenle değil midir; azınlıklar ne Türkiye'nin ne de Yunanistan'ın devlet politikalarından haz duyarlar...

Türk ve Yunan Rumları'nın "mutfakta" geçen hikayesi
1 Mart'ta Türkiye'de de gösterime girecek 'Politiki Kuzina' filminde, Türkiye'den Rum olduğu için kovulan, Yunanistan'da da Türk muamelesi gördüğü için rahat edemeyen insanlar anlatılıyor

İstanbul Rumları, Türkiye'de de Yunanistan'da da mutfaklarıyla ünlüdür. Rumlar, İstanbul'dan söz ederken tarihi adı "Konstantinupolis"in kısaltılmışı olan ve 'şehir' anlamına gelen 'Poli' sözcüğünü kullanırlar.

Mısır Çarşısı'nda baharat satan dedenin, 6 yaşındaki torununa baharat ve astronomi üzerine dersler verirken -örneğin Güneş'in yakıcı sıcaklığıyla kara biberin acısını, Venüs'ün güzelliğiyle tarçının karşılaştırılması gibi- benzetmeler yaparak çocuğun ileride hem çok iyi bir aşçı hem de uzay bilimci olmasına yol açıyor. Yani astronomi ile gastronomi arasında bir bağ kuruluyor.

ÜNİFORMA NEFRETİ
Ne var ki, dedenin kızı Türk vatandaşı bir Rum'dur. Kocası ise Yunan vatandaşıdır. 1964 yılında Türk devletinin, İstanbul'da yaşayan bütün Yunan vatandaşlarını sınırdışı etmesi, birçok ailenin parçalanmasına, göç etmesine ve bazı durumlarda ayrılmasına yol açar. Küçük Fani (torun) anne ve babasıyla Yunanistan'a göç etmek zorunda kalır. İstanbul garından ayrılırken çocukluk arkadaşlarından en sevdiği küçük Saime (Gökçe Akyıldız) ile kucaklaşması, diğer arkadaşı Mustafa'nın (Tamer Karadağlı) sünnet düğününü anımsaması gibi birçok sahne, insanın yüreğini burkuyor ancak yönetmenin kullandığı espriler, izleyenlere acı ile tatlıyı aynı anda tattırıyor.

Küçük Fani ailesiyle birlikte geldiği Yunanistan'da da Yunan polisinin aynı Türk polisi gibi kötü davrandığını anlar. Rumlar, Türkiye'den "Rum" oldukları için kovulur; ancak Yunanistan'da "Türk" muamelesi gördükleri için de bir türlü rahat edemezler. Küçük Fani, büyüdüğünde her türlü ünüformalıdan nefret eder; asker, polis, itfaiyeci, trafik polisi...

HAMAMDA SOHBET
Aradan yıllar geçer, 40 yaşlarında ünlü bir uzay bilimci, üstelik profesör olan Fani (Yorgo Horafas), İstanbul'da kalan dedesi ağır hastalanınca İstanbul'u ziyaret eder. İstanbul ziyaretinde bütün çocukluk anıları aklına gelir. Çok sevdiği Saime (Başak Köklükaya), çocukluk arkadaşı Mustafa ile evlenmiştir ancak araları pek iyi değildir. Mustafa, Fani'nin dedesinin dilediği gibi hem doktor hem de Mustafa'nın babasının dilediği gibi subay olmuştur.

Mustafa ile Fani, İstanbul'un bir hamamında sohbet edip eski güzel günleri hatırlarken Mustafa'nın Fani'ye dönüp "Niçin buraları terkedip gittiniz?" sorusuna Fani'nin "Biz terketmedik, siz kovdunuz bizi" şeklindeki sözleri belki de filmin yegane siyasi "tartıışması..."

Fani'nin Boğaziçi Üniversitesinde öğretim üyeliği için başvurusuna gelen olumlu yanıta rağmen, Fani'nin çocukluk aşkı ve Mustafa'nın eşi Saime'nin "İstanbul'da kalmak istiyor musun?" sorusuna verdiği "Bu biraz da sana bağlı" yolundaki yanıtı da filmin en önemli "aşk sahnesini" oluşturuyor.

Stelyo BERBERAKİS


Haberleri gazete sayfası görüntüsünde okumak için
SABAH e-Medya"ya tıklayın

<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap
hibe destekler

sizinkiler
Sarı Sayfalar
GreenCard
TEMA

Copyright © 2003, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır